13. Cuma 10: Jason X
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
13. Cuma 10: Jason X’i izlerken, başından sonuna kadar uzayda bir katilin peşinden koşturmanın ne kadar saçma sapan ama bir o kadar da eğlenceli olabileceğini düşünmeden edemiyorsunuz. Hani bazen beyin yakmayan, sadece arkana yaslanıp keyif alacağın bir şeyler ararsın ya, işte o anlarda “13. cuma 10 izle” diye arama çubuğuna yazdıysan, tam da seni bekleyen bir garabetle karşı karşıyasın demektir. Bu film, klasik korku serilerini modern ve bilim kurgusal bir dokunuşla bambaşka bir seviyeye taşıma çabasının nadir örneklerinden. Yani beklentini doğru yere oturtursan, sana keyifli bir seyirlik sunabilir. Filmin temelini oluşturan o bildik Jason klasiği üzerine, uzay temasıyla neler yapılabileceğini görmek isteyenler için kapı aralıyor. Kimi zaman güldüren, kimi zaman da “yok artık” dedirten anlarla dolu, kendini çok ciddiye almayan bir yapım bu. Zaten öyle bir iddiayla yola çıksa, muhtemelen çok daha farklı bir sonuçla karşılaşırdık. Ama amacı sadece eğlendirmek ve o seri katil filmlerine farklı bir tat katmak olduğu için, bu konuda belli bir başarı yakaladığını söyleyebiliriz. Uzak gelecekteki bir uzay gemisinde geçen bu macera, serinin hayranları için tanıdık yüzleri farklı bir ortamda görmek anlamına geliyor ki bu da başlı başına bir merak unsuru.
13. Cuma 10: Jason X Konusu
Hikayemiz, bildiğimiz Jason Voorhees’in yakalanıp dondurulmasıyla başlıyor. Yıl 2000’lerin başı. Hükümet için çalışan bir grup bilim insanı, asla yok edilemeyeceğine inandıkları bu katili durdurabilmek adına onu özel bir tesiste dondurmaya karar veriyorlar. Ancak tahmin edebileceğin gibi, işler elbette yolunda gitmiyor. Jason, klasikleşmiş bir şekilde zincirlerini kırıp kaçmayı başarıyor ve etrafına yeniden dehşet saçmaya başlıyor. Bu kaçış sırasında, genç bir araştırmacı olan Rowan da Jason’ı durdurma çabasında onunla birlikte dondurulmuş bir kapsülün içinde kalıyor. Yüzyıllar sonra, yani 2455 yılında, Dünya’nın artık yaşanmaz hale geldiği bir dönemde, bir grup uzay öğrencisi ve profesörden oluşan keşif ekibi, terk edilmiş Dünya’yı araştırırken bu tesisi buluyor. Dondurulmuş Jason ve Rowan’ı gemilerine alıp uyandırmalarıyla da olaylar tamamen kontrolden çıkıyor. Uzay boşluğunda, teknolojinin nimetleriyle donanmış bir ortamda, tarihin en ikonik seri katillerinden biri yeniden aktif hale geliyor. Karakterlerimiz ise, bu kabusun uzay gemisinin koridorlarında ve ilerleyen zamanda başka gezegenlerde de peşlerini bırakmadığını fark ediyorlar. Nasıl durdurulacağı ise başlı başına bir muamma. Bilim kurgunun imkanları, Jason’ın durdurulamaz doğasıyla birleşince, ortaya ilginç bir kovalamaca çıkıyor. Kimin hayatta kalacağı, kimin bu çılgınlığa kurban gideceği, filmin temel gerilimini oluşturuyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Şimdi 4.8’lik IMDb puanı görünce bir duraksayabilirsin, “Bu ne yahu?” diyebilirsin. Ama dürüst olayım, bu puan, bu filmin hakkı olmasa da, kendi içinde bu puanı neden aldığını da biraz açıklıyor. Yani bir başyapıt bekliyorsan elbette hayal kırıklığına uğrarsın ama ne izlediğini bilerek gelirsen, o 4.8’in sana sunduğu “kötü film keyfini” sonuna kadar yaşarsın. Yönetmen James Isaac, bu filmi yaparken “seriyi uzaya taşıyalım, bakalım ne olacak” demiş gibi duruyor. Tarzı klasik slasher filmlerine sadık kalırken, mekan değişimiyle biraz olsun nefes aldırmaya çalışmış. Hikaye akışı yer yer temposunu düşürse de, Jason’ın yeniden ortaya çıkışları ve o kendine has yöntemleriyle insanları avlaması, filmi izlettiriyor. Oyunculuklara gelirsek, dürüst olmak gerekirse çoğu kişi için “eh işte” diyebilirim. Kimse Oscar’lık bir performans beklemesin zaten. Ama serinin ikonik yüzü olan Kane Hodder‘ın Jason rolünde yine o tehditkar duruşu ve fiziksel performansıyla filmi sırtladığını söyleyebiliriz. Jason’ın varlığı bile birçoğumuz için yeterli oluyor. Lexa Doig, ana karakterlerden Rowan olarak biraz zorlama dursa da, rolünü idare ediyor. Jeff Geddis ve Markus Parilo gibi diğer oyuncular da kendi paylarına düşeni yapıyorlar. Hatta kısa bir rolü olmasına rağmen David Cronenberg‘i görmek bile şaşırtıcı ve eğlenceli bir detay. Filmin en büyük artısı, kendini ciddiye almayan o eğlenceli havası. Kanlı ve vahşi sahneler var ama bunlar genellikle o kadar abartılı ki, gülmeden edemiyorsun. Bu da filmi bir noktada katarsis yaşatan, kötü film keyfi veren bir hale sokuyor. Yani bir korku filmi olarak seni koltuğuna bağlamaz belki ama “ya bu neydi şimdi” diye güldürüp eğlendirir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer “Jason’ı her yerde izlerim, yeter ki o maskeli katil karşımda olsun” diyen sıkı Jason serisi hayranıysan, bu film tam senlik. Uzay ortamında geçen, abartılı ve kanlı “slasher” sahnelerine bayılanlar için biçilmiş kaftan. Beyin yakmak yerine sadece arkana yaslanıp patlamış mısır eşliğinde eğlenceli ve biraz da saçma sapan bir aksiyon-korku arayışındaysan, gönül rahatlığıyla şans verebilirsin. Bir de “kötü film keyfi” denen olayın ne demek olduğunu bilen, bu tür filmlerden garip bir haz duyan sinemaseverler de bu yapımı es geçmemeli. Yüksek beklentilere girmeden, sadece günü kurtarmak ve farklı bir şeyler izlemek isteyenler için Jason X, doğru bir seçim olabilir. Bilim kurgu ve korkuyu birleştiren ama bunu tamamen ciddiyetsiz bir dille yapan yapımlara ilgi duyanlar da izleyebilir. Özellikle seriyi bitirmek, tüm halkalarını görmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir durak. Özetle, mantık aramak yerine uzayda geçen bir seri katil filminin absürtlüğüne kendini bırakmak isteyen herkese hitap ediyor.
Serinin Diğer Filmleri: 13. Cuma (Friday the 13th)

13. Cuma (1980)

13. Cuma 2

13. Cuma 3

13. Cuma 4: Son Bölüm

13. Cuma 5: Lanetli Gün

13. Cuma 6: Jason Yaşıyor

13. Cuma 7: Yeni Kan

13. Cuma 8: Jason Manhattan’da

13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!