13. Cuma (1980)
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
13. Cuma dediğin zaman, akla hemen eski usul, tekinsiz bir gerilim hissi gelir. Özellikle 1980 yapımı “Friday the 13th”, korku sinemasında adını altın harflerle yazdıran, ikonik bir başlangıç noktasıdır. Eğer gençlerin bir bir avlandığı, gizemli ve kanlı bir kamp hikayesi arıyorsan, ve “13. Cuma izle” butonu senin için merak uyandırıyorsa, kesinlikle doğru adrestesin. Film, seni Crystal Lake kampının lanetli atmosferine çekip, o tekinsiz göl kenarındaki gerilimi damarlarında hissettirmeyi başarıyor. Başından sonuna kadar merakı canlı tutan bu yapım, klasik slasher filmlerinin nasıl bir etki bıraktığını anlamak için harika bir durak.
13. Cuma Konusu
Peki, bu lanetli Crystal Lake kampında neler oluyor? Onlarca yıl önce korkunç cinayetlere sahne olmuş, sonrasında terk edilmiş bir kamp burası. Genç bir girişimci, burayı yeniden açmaya karar verdiğinde, elbette ki bu ürkütücü geçmişi pek de umursamaz. Bir grup gencecik kamp görevlisini, tatilcileri ağırlamak üzere işe alır. Hepsi pırıl pırıl, hayat dolu, gelecekten habersiz bu gençler, kampın ıssızlığına ve birbirleriyle şakalaşmaya alışmaya çalışırken, bir anda kendilerini akıl almaz bir durumun içinde bulurlar. Dış dünyayla bağlantıyı kesen bir fırtına, kampı adeta bir adaya çevirir. Tam da bu izole ortamda, beklenmedik ölümler başlar. Gençler birer birer ortadan kaybolmaya, daha doğrusu dehşet verici şekillerde katledilmeye başlar. Kim yapıyor bunu? Neden yapıyor? Bir intikam hikayesi mi, yoksa kampın laneti mi geri döndü? Film, bu soruları kafanda sürekli döndürürken, gerilimi yavaş yavaş tırmandırıyor. Her köşede, her göl kıyısında seni bir sürpriz bekliyormuş hissi uyandırıyor ve katilin kim olduğuna dair ipuçlarını aramana sebep oluyor. İzleyiciyi koltuğuna kitleyen bu gizem, filmin en güçlü yönlerinden biri.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, “13. Cuma” (Friday the 13th) beklentileri kendi türü içinde oldukça iyi karşılıyor. Yönetmen Sean S. Cunningham, modern korku filmlerindeki gibi jump scare’lere boğmak yerine, daha çok yavaş yavaş tırmanan bir gerilim inşa etmeyi tercih etmiş. Hikaye akışı, başlarda biraz ağır ilerlese de, kampın atmosferine alışıp karakterleri tanıdıkça hikaye iyice sarıyor. Film, kimin hayatta kalacağını tahmin etmeye çalışırken seni sürekli tetikte tutuyor. Gençlerin arasındaki dinamikler, o dönem için oldukça standart olsa da, karakterlerin bir bir azalmasıyla oluşan çaresizlik hissi izleyiciye geçiyor.
Oyunculuklara gelince, filmin genel gidişatına uygun, sırıtmıyorlar. Özellikle kamp liderlerinden Alice’i canlandıran Adrienne King, filmin yükünü omuzluyor ve çaresizliği, korkuyu iyi yansıtıyor. Filmdeki en dikkat çekici performanslardan biri de Pamela Voorhees rolündeki Betsy Palmer‘dan geliyor; onun varlığı ve karakteri filme bambaşka bir hava katıyor. Henüz kariyerinin başlarında olan Kevin Bacon ise Jack karakteriyle kısa ama akılda kalıcı bir performans sergiliyor, hatta sahneleriyle şaşırtıyor diyebiliriz. Jeannine Taylor ve Harry Crosby gibi diğer genç oyuncular da, rollerinin gerektirdiği panik ve kurban profiline başarılı bir şekilde bürünüyorlar. Filmin IMDb puanı 6.4, bence bu türün ilk örneklerinden biri olması ve yarattığı kültürel etki düşünüldüğünde biraz düşük bile kalmış. Gerilimi ve atmosferiyle daha yüksek bir puanı hak ediyor. Kamera açıları ve o dönem için yaratıcı sayılabilecek ölüm sahneleri, filmin akılda kalıcılığını artırıyor. Kan ve vahşet dozajı, o yılların standartlarına göre oldukça cesur. Filmin özellikle son dakikaları, tüyler ürpertici sürprizleriyle seni koltuğuna bağlıyor ve klasikleşmiş bir final sahnesi sunuyor. Bu sahneler, günümüz izleyicisi için belki biraz demode gelse de, ilk kez izleyenler için o dönemin korku sinemasının zirvelerinden birini temsil ediyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Peki, bu yapım tam olarak kimlere hitap ediyor? Eğer “slasher” türünün kökenlerini merak ediyorsan, 13. Cuma’yı es geçme. Kanlı vahşet içeren, gerilimi adım adım tırmandıran ve seni koltuğuna bağlayan filmleri sevenler için biçilmiş kaftan. Özellikle 80’lerin o kendine özgü korku sineması atmosferini, gençlerin kapalı bir alanda hayatta kalma mücadelesini ve seri cinayetler gizemini seviyorsan, bu film seni Crystal Lake kampına davet ediyor. Kevin Bacon‘ın gençlik yıllarını görmek isteyenler veya kültleşmiş korku filmlerinin evrimine tanıklık etmek isteyenler için de hoş bir detay sunuyor. Yani öyle derin felsefi anlamlar veya aşırı karmaşık senaryolar peşinde koşanlar değil, dümdüz iyi bir eski usul gerilim ve korku deneyimi arayanlar için ideal.
Serinin Diğer Filmleri: 13. Cuma (Friday the 13th)

13. Cuma 2

13. Cuma 3

13. Cuma 4: Son Bölüm

13. Cuma 5: Lanetli Gün

13. Cuma 6: Jason Yaşıyor

13. Cuma 7: Yeni Kan

13. Cuma 8: Jason Manhattan’da

13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git!

13. Cuma 10: Jason X

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!