13. Cuma 7: Yeni Kan
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
13. Cuma 7: Yeni Kan, yani orijinal adıyla Friday the 13th Part VII – The New Blood, izleyicide genelde tüyler ürperten bir gerilim ve bolca hoplama zıplama hissi bırakan bir seri katil filmi. Eğer eski usul slasher filmlerine doyasıya dalmak için 13. Cuma 7 izle arayışındaysan, bir soluklan ve buraya kulak ver. Çünkü Jason’ın bu macerası, serinin önceki filmlerinden farklı bir rüzgar estiriyor diyebiliriz. Bu film, klasik korku severlerin bildiği o ürpertici formülü alıp üzerine telekineziden yamanmış enteresan bir dokunuşla karşımıza çıkıyor. Serinin yedinci halkası olarak, yorgun düşmüş bir formülü canlandırma derdinde, ama bu çaba ne kadar başarılı oluyor, işte asıl mesele o. Jason’ın durdurulmazlığını sorgulatan ve daha “insansı” bir katil mi yoksa doğaüstü bir güç mü olduğu arasındaki çizgiyi biraz bulandıran bir yapım bu. Kristal Gölü’nün lanetli havası üzerimizde, ama bu sefer ek bir enerji de hissediyoruz sanki. Seriyi takip edenler için dönüm noktası, yeni izleyiciler içinse “Bu Jason da neymiş böyle?” dedirtecek, kendine has bir başlangıç.
13. Cuma 7: Yeni Kan Konusu
Film, çocukluğunda babasının ölümüne sebep olduğuna inandığı telekinetik güçlere sahip genç bir kız olan Tina’nın hikayesiyle başlıyor. Babasının acısıyla başa çıkmaya çalışan ve bu güçlerini kontrol etmekte zorlanan Tina, terapi amaçlı doktoruyla birlikte Kristal Gölü’ne geri döner. Gariptir ki, tam da babasının öldüğü yerde, gölün dibinde, yıllar önce zincirlere vurulmuş Jason Voorhees’in son dinlenme yeri bulunuyordur. Tina, zihninin gücüyle istemeden de olsa Jason’ı derinliklerden uyandırıp, o bildiğimiz kana susamış formuna kavuşturur. Tabii ki Jason uyanınca ortalık kan gölüne dönüyor ve Tina ile arkadaşları kendilerini, bu doğaüstü güçlere sahip katile karşı bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulurlar. Film, Tina’nın sadece kendi geçmişiyle değil, aynı zamanda bu durdurulamaz canavarla da yüzleşmesini konu alıyor. Acaba onun güçleri, Jason’ı sonsuza dek durdurmak için yeterli olacak mı? Yoksa Kristal Gölü’nün laneti bir kez daha tüm gençleri yutacak mı? İşte filmin ana gerilimi tam da bu noktada yatıyor. Tina’nın içsel savaşı ve dışarıdaki bu korkunç tehdit arasında bir denge kurmaya çalışması, hikayeyi biraz daha kişisel bir yere taşıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, bu filmin beklentileri tam olarak karşıladığını söylemek zor. Serinin önceki filmlerine kıyasla “işte budur” dedirten bir yanı yok. Yönetmen John Carl Buechler, makyaj efektleri konusunda iyi iş çıkarmış olsa da, hikaye anlatımı ve gerilim atmosferi konusunda biraz zorlanmış gibi duruyor. Film, 80’lerin o “campy” korku havasını sonuna kadar yaşatıyor; bu bazen eğlenceli olsa da, bazen “biraz bayıyor” diyebiliriz. Jason’ın her darbeden sonra nasıl ayakta kaldığına dair mantık arayışına girmemek lazım, zira filmin amacı mantık değil, bol kan ve gerilim. Oyunculuklara gelirsek, telekinetik güçlere sahip Tina rolündeki Lar Park Lincoln, karakterin yaşadığı içsel çalkantıları fena yansıtmıyor ama senaryonun ona çok alan açtığını söyleyemeyiz. Ancak filmin asıl yıldızı tabii ki Kane Hodder‘ın canlandırdığı, ikonikleşmiş Jason Voorhees karakteri. Hodder, Jason karakterine o acımasız ve durdurulamaz havayı gerçekten iyi katıyor. Vücut dilini ve maskenin arkasındaki tehditkar duruşuyla Jason’ı çok daha akılda kalıcı hale getiriyor. Diğer oyunculardan Terry Kiser ve Kevin Spirtas gibi isimler de, standart “Jason kurbanı” rolünü idare ediyorlar, ama çok da akılda kalıcı değiller. Özellikle Susan Jennifer Sullivan‘ın performansı biraz zorlama kaçabiliyor. IMDb puanı 5.5, bu tarz bir slasher için bence yerinde bir puan. Yüksek beklentilerle izlenirse hayal kırıklığı yaratabilir, ama “sadece Jason izleyeyim de keyfim yerine gelsin” diyenler için tatmin edici olabilir. Filmin tempo ayarı inişli çıkışlı. Bazen hikaye sarıyor, bazen de karakterlerin anlamsız kararları yüzünden “yine mi?” dedirtiyor. Ama Jason’ın öldürme sahneleri, o dönemin şartlarına göre başarılı ve yaratıcı. Yani, derin bir hikaye veya psikolojik gerilim beklemiyorsanız, sadece “kim nasıl ölecek” merakıyla izleyecekseniz, sizi bir nebze eğlendirebilir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bıçak sesleriyle irkilmeyi sevenler, 80’lerin bol kanlı slasher filmlerinin o kendine has havasını özleyenler bu filme bayılabilir. Özellikle Jason Voorhees’in farklı hallerini ve durdurulamaz gücünü merak edenler için kaçırılmaması gereken bir durak. Ayrıca, telekinetik güçlerin bir seri katile karşı nasıl işleyeceğini, “doğaüstü güçler doğaüstü bir katile karşı” temasını merak edenler de bu filmi listelerine ekleyebilir. Klasik korku sinemasının eğlenceli ama aynı zamanda biraz da “b” filmi tadında bir örneğini görmek isteyenler, ne izleyeceklerini biliyorlar. Derin karakter analizleri veya karmaşık kurgular beklemeyin; sadece saf eğlence ve bolca “hop” dedirten anlar arayanlara iyi gider.
Serinin Diğer Filmleri: 13. Cuma (Friday the 13th)

13. Cuma (1980)

13. Cuma 2

13. Cuma 3

13. Cuma 4: Son Bölüm

13. Cuma 5: Lanetli Gün

13. Cuma 6: Jason Yaşıyor

13. Cuma 8: Jason Manhattan’da

13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git!

13. Cuma 10: Jason X

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!