13. Cuma 8: Jason Manhattan’da
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
13. Cuma 8: Jason Manhattan’da (Orijinal adıyla Friday the 13th Part VIII: Jason Takes Manhattan), Jason’ın Crystal Lake’ten çıkıp New York’a demir attığı, serinin akılda kalıcı filmlerinden biri. Klasik korku klişeleriyle yoğrulmuş, derinlik aramadan sadece katilimizin kol gezdiği bir yapım izle arayışındaysan, bu filmin sana ne vaat ettiğini net bilmen gerek. Çünkü bu yapım, bazı anlarda seni yerinden zıplatırken, bazı anlarda da “eh şimdi ne olacak?” dedirten o meşhur B-film hissini yaşatıyor. Filmin atmosferi, serinin hayranları için tanıdık bir gerilim vadediyor. Jason artık bir şehir efsanesi, peki Manhattan’da nasıl işliyor? Cevabı, izlerken alacağın tatminle doğru orantılı olacak. Filmin temelinde, genç bir grubun kaçışı ve Jason’ın amansız takibi var. Bu takip, alıştığımız ormanlık alanlardan çıkıp gemi güvertelerine ve New York sokaklarına taşınıyor. Film, bildiğimiz Jason formulünün şehir versiyonunu sunuyor.
13. Cuma 8: Jason Manhattan’da Konusu
Her şey lise mezuniyet gezisi yapan bir grup gencin gemiyle New York’a doğru yola çıkmasıyla başlıyor. Amaçları her ne kadar masum olsa da, suyun derinliklerinde uyanmayı bekleyen bir tehlike var: Jason Voorhees. Elektrik akımıyla dirilen Jason, kendini bu gemide buluyor ve doğal olarak ortalığı karıştırmaya başlıyor. Gençler gemide parti yaparken, Jason birer birer avına çıkıyor. Amacı mı? Bilinen Jason misyonu: Önüne çıkan herkesi durdurulamaz bir güçle ortadan kaldırmak. Gençlerin Manhattan’a sağ salim ulaşma umutları, Jason’ın gölgesi altında her geçen dakika azalıyor. Kaçışları, gemiden New York sokaklarına, metrolara ve labirent gibi binalara uzanıyor. Bu kovalamaca, hayatta kalma mücadelesine dönüşürken, izleyici olarak biz de karakterlerin çaresizliğine tanık oluyoruz. Filmin en büyük çekiciliği de Jason’ın bilindik avlanma sahasından çıkıp, şehir ortamında nasıl bir yıkım yaratacağı merakı. Ancak bu merak, zaman zaman filmin kendi tembelliğine yenik düşebiliyor. Kısacası, eğlence dolu bekleyiş, kabusa dönüşüyor ve bu kabus, metropolün karanlık köşelerine kadar peşlerini bırakmıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşayım, 13. Cuma serisinin bu ayağı, “en iyi Jason filmi” listelerinde pek üst sıralarda yer almaz. Yönetmen Rob Hedden, Jason’ı ikonik Crystal Lake’ten alıp New York’a getirme fikriyle cesur bir adım atmış ama bu fikir perdede tam olarak parlayamamış. Filmin ilk yarısı gemi içinde geçiyor ve bu bölüm biraz sıkıcı olabiliyor. Jason’ın görünüşü ve avlanma tarzı yine bildiğimiz gibi ama maalesef kurbanlar pek akılda kalıcı değil. Oyunculuklara gelirsek, genç kadronun performansı genel olarak vasatın üstüne çıkamıyor. Özellikle Rennie rolündeki Jensen Daggett, elinden geleni yapsa da karakterin derinliği pek yok. Sharlene Martin, Scott Reeves, Tiffany Paulsen ve Alex Diakun gibi isimler de bu sıradanlığı aşamıyor. Tek tük parlayan anlar olsa da, genel olarak bir “eh işte” durumu hakim. Filmin finali, Jason’ın kendi evine döndüğü bir sona doğru ilerliyor ve bu kısım, genel gidişatına göre biraz daha tatmin edici. IMDb puanı 4.9. Bu puan, filmin genel kalitesini aslında iyi özetliyor. Yani, “muhteşem bir sinema deneyimi” bekleyenler için değil, “bir Jason filmi daha izleyeyim” diyenler için bir tercih olabilir. Filmin bazı öldürme sahneleri klişe olsa da, Jason’ın New York’ta “gezmesi” fikri tek başına eğlenceli. Özellikle metrodaki kovalamaca sahneleri biraz olsun gerilimi artırıyor. Ancak senaryo çok fazla zayıf halka barındırıyor, mantık hataları gözden kaçmıyor. Bir korku filmi olarak, gerilim yaratmada bazen başarılı olsa da, filmin tutarsız tonu ve karakter eksikliği, daha iyi bir potansiyeli heba ediyor gibi. Beklentini çok yüksek tutmazsan, belki keyif bile alabilirsin. Ama baştan söyleyeyim, serinin en iyi halkası kesinlikle değil.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu filmi, özellikle korku sinemasının altın çağı olan 80’lerin ruhunu sevenler izlemeli. Eğer “Jason’ı her haliyle severim, nerede olursa olsun kesip biçmesini izlerim” diyenlerden biriysen, bu film tam sana göre. Beyin yakmayan, sadece vahşet ve kovalamaca içeren filmlerden hoşlananlar için ideal bir seçenek. Özellikle “Seri Katil Avı” temalı yapımlarda, katilin durdurulamazlığını ve acımasızlığını görmek isteyenler kaçırmasın. Yani, Jason’ın sıradan bir lise grubunu şehirde nasıl kovaladığını merak edenler, bu filmi deneyebilir. Ama beklentilerini çok yüksek tutma. Eğer aksiyon ve gerilimden çok, karakter derinliği ve sürükleyici bir hikaye arıyorsan, bu film biraz havada kalabilir. Tamamen eğlence odaklı, bazen komik derecede klişe sahnelerle dolu, retro bir korku deneyimi arayanlar için biçilmiş kaftan. Uzun lafın kısası, kafanı yormadan, sadece Jason’ın baltasını sallamasını izlemek isteyenler için.


























Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!