13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git!
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git! (orijinal adıyla Jason Goes to Hell: The Final Friday), bir slasher serisinin alışıldık ritmini yerle bir edip, izleyiciyi baştan sona “ne oluyor şimdi?” dedirten, kaotik bir yapım. Eğer klasik bir Camp Crystal Lake katliamı yerine, serinin sınırlarını zorlayan, hatta biraz da dalga geçen bir iş olarak Jason: Cehenneme Git! izle diyecekseniz, kendinizi bambaşka bir maceraya hazırlamanız şart. Bu film, serinin ruhunu mistik ve fantastik elementlerle harmanlayarak, bildiğimiz Jason imajını kökten değiştiren bir deneyim sunuyor. Kimileri bu yeniliğe bayılırken, kimileri de ‘benim Jason’ım bu değil’ diyebilir. Hazırlıklı olun, çünkü bu cuma son değil, sadece farklı bir başlangıç. Film, korku janrına farklı bir bakış açısı getirme çabasıyla, sürprizleri ve şaşırtıcı dönüşleriyle akıllarda yer eden cesur bir deneme.
13. Cuma 9: Jason Cehenneme Git! Konusu
Film, Jason Voorhees’in yine bir şekilde sonunun geldiği, bu sefer FBI operasyonuyla paramparça edildiği bir sahneyle açılıyor. Tam ‘oh be, nihayet bitti’ derken, işler tahmin edebileceğinizden çok daha tuhaf bir hal alıyor. Adli tıp laboratuvarında Jason’ın hâlâ atan bir kalbi olduğu fark ediliyor ve o kalp, dokunan patoloji uzmanını ele geçiriyor. Artık Jason, bir bedenden diğerine atlayarak dehşet saçmaya devam ediyor. Bu durum, onu durdurmanın tek yolunun, kan bağı olan bir akrabası ve güçlü bir büyü olduğunu ortaya çıkarıyor. Peki, bunca yıl sonra Jason’ın hayatta kalmış bir akrabası var mı? Ya da onu ebediyen yok edecek o büyüyü kim bulacak? Film, bu soruların peşinden koşarken, klasik slasher kovalamacasından çok, gizemli bir arayışa dönüşüyor. Karakterler, hem Jason’ın bedeniyle hem de onun ruhuyla mücadele ederken, gerilimin dozu giderek artıyor. Ancak bu gerilim, bildiğimiz kanlı sahnelerden ziyade, psikolojik bir tedirginlik ve belirsizlik üzerinden ilerliyor. Bu yeni yaklaşımla, Jason artık sadece fiziksel bir tehdit değil, aynı zamanda ele geçirdiği her bedende korku yayan, doyumsuz bir karanlık güç haline geliyor. Kurbanlar, sadece Jason’ın kendisinden değil, aynı zamanda arkadaşlarının, ailelerinin veya hiç tanımadıkları insanların bedenlerinde beliren bu kötücül varlıktan da kaçmak zorunda kalıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Dürüst olmak gerekirse, film serinin hayranları arasında bile ciddi tartışmalara yol açmış bir iş. Adam Marcus yönetmenliğinde çekilen bu yapım, Jason’ı fiziksel bir katilden çıkarıp, ruhuyla bedenden bedene gezen mistik bir varlığa dönüştürerek büyük bir risk almış. Bu dönüşüm, filmi kimi anlarda gerçekten ilgi çekici ve özgün kılarken, kimi anlarda da ‘ne izliyorum ben?’ dedirtiyor. Jason’ın ikonik maskesi altında gördüğümüz Kane Hodder, birkaç sahnede olsa da yine rolünün hakkını vermiş. Özellikle başkalarının bedeninde Jason’ın ruhunun yansıması olarak izlediğimiz anlar, hikayeye farklı bir tat katıyor. John D. LeMay, Kari Keegan, Steven Williams ve Steven Culp gibi oyuncular, Jason’ın izini süren ve onu durdurmaya çalışan karakterleri canlandırırken, ellerinden geleni yapmışlar. Ancak hikayenin kendisi, bazen o kadar absürt noktalara varıyor ki, oyuncuların çabaları bile filmi tam anlamıyla kurtaramıyor. Hikaye akışı, özellikle ilk yarıda biraz dağınık ve kafa karıştırıcı. Jason’ın ruhunun farklı insanlara geçişi, kimi izleyicinin hoşuna gidecek türden bir yenilikken, kimi izleyiciyi de filmden soğutabilir. IMDb puanı olan 4.6, bu karışık duyguları çok iyi özetliyor aslında. Ne tamamen kötü, ne de göz ardı edilebilir. Serinin en farklı halkası olmasından mütevellit, kendine has bir kitlesi de var. Yani, beklentiniz ne olursa olsun, bu filmin size sunacağı şey bildiklerinizden çok farklı. Yönetmen Adam Marcus, belki de seriye taze bir kan getirmek istemiş ancak bu kan, bazen damarlardan taşmış gibi duruyor. Oyunculuklar genel olarak vasatın üstünde denilebilir ama hikayenin getirdiği tuhaflıklar karşısında zorlanmışlar. Özellikle filmin sonlarına doğru ortaya çıkan mistik elementler, slasher janrına alışkın olanları şaşırtabilir. Filmin kendini fazla ciddiye almadığı anlar, izlettiriyor. Ancak genel olarak hikaye sarmıyor, daha çok bir ‘bakalım daha ne kadar ileri gidecekler’ merakıyla izliyorsunuz. Serinin hayranları için bir nevi ‘sucul delight’ olabilir; yani hem garip hem de serinin parçası olması nedeniyle merak uyandırıcı. Klasik korku sinemasının katı kurallarını esneten bir yapım olarak görülebilir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer korku filmlerinde mistik öğelere, ruh transferlerine ve kanlı ayinlere meraklıysanız, bu film tam size göre olabilir. Klasik slasher filmlerinden sıkılıp, farklı bir tat arayışında olanlar da Jason: Cehenneme Git!’e bir şans verebilir. Özellikle “beden değiştirme” teması etrafında dönen hikayelere ilgi duyanlar, Jason’ın farklı insanların bedenlerine girerek dehşet saçmasını ilgiyle takip edebilirler. Geleneksel korku formüllerinin dışına çıkmaya cesaret eden, deneysel ve bazen absürt bulunabilecek yapımlara açık olan izleyiciler bu filmi sevecektir. Serinin kronolojisini takip eden ama aynı zamanda yeni ve cesur denemelere açık olan Jason hayranları için de ilginç bir durak. Ancak, “Benim için Jason demek, baltasıyla gençleri kovalayan, sessiz ve durdurulamaz katil demektir” diyen, serinin ilk filmlerinin katıksız slasher ruhuna sadık kalmak isteyen izleyiciler bu filmden pek haz etmeyebilir. Kısacası, beklentilerinizi sıfırlayıp, ‘ne olursa olsun izleyeyim’ diyenlere, veya korku sinemasının ‘tuhaf’ köşelerinde dolaşmaktan keyif alanlara tavsiye ederim. Mistik korku ve karanlık fantezi elementleriyle harmanlanmış, alışılmışın dışında bir seri katil filmi arayanlar için bu film, kendi içinde farklı bir yere sahip. Kimileri onu ‘Kara Kuzu’ ilan etse de, kendine has bir iz bırakıyor.


























Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!