2012
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
2012 filminde, kasvetli bir kehanetin gölgesi düşer perdeye. Ekran kararırken, bir uğultu yükselir sanki; sessizliğin içindeki o endişe verici fısıltı… Bilinmeyen bir gücün, zamanın tozlu sayfalarında unutulmuş kadim sırlar aracılığıyla kendini duyurduğu o ilk anlar. Dünya, bildiğimiz şekliyle, kılıcın keskin ucunda sallanmaktadır. Atmosfer, daha ilk saniyeden itibaren, bir şeylerin geri dönülmez bir şekilde değişmek üzere olduğunun ağır, melankolik hissiyatıyla yüklüdür. Sanki film, sadece bir felaketi değil, aynı zamanda insanlığın kendi sonuyla yüzleştiği o kaçınılmaz anın kasvetli şiirini fısıldar. Bu karanlık senfoninin ilk notaları çalmaya başladığında, insan ister istemez, her şeyin nasıl bu noktaya geldiğini ve nasıl sona ereceğini sorgulamadan edemiyor. İşte tam da bu tekinsiz hisler sarmalında, 2012 filmi bizi kendi evrenine davet ediyor. Eğer bu dünyanın sonu dedikodularının arkasındaki perdeyi aralamak isterseniz, 2012 izle seçeneği sizi bekliyor.
2012 Konusu
Film, gezegenimizin iç çekirdeğinde baş gösteren, bilimsel gözlemlerle desteklenen ve eski uygarlıkların kehanetlerinde işaret edilen bir dizi olayın eşiğinde açılır. Dünya, yüzeyden görünmeyen, ancak varlığı giderek daha belirgin hale gelen jeolojik bir patlamanın kıyısındadır. Bu durum, hükümetlerin gizli bir toplantı zinciriyle, tüm insanlığı tehdit eden bu felakete karşı çareler aramasına neden olur. Hikayenin merkezinde, parçalanmış ailesini kurtarmaya çalışan bir yazar olan Jackson Curtis ve dünyanın sonunun geldiğine dair endişe verici gerçekleri kamuoyuna açıklamaya çalışan vizyoner bir bilim insanı olan Adrian Helmsley gibi karakterler yer alır. Olay örgüsü, bu karakterlerin, dünya kaosa sürüklenirken kendi içsel çatışmalarıyla, sevdiklerini koruma içgüdüleriyle ve insanlığın kaderi üzerindeki ahlaki ikilemleriyle yüzleşmelerini takip eder. Saklanan sırlar, umutsuz kurtarma çabaları ve hayatta kalma mücadelesinin acımasız gerçekleri, filmin temel gerilimini oluşturur. İzleyici, küresel bir yıkımın fonunda, bireylerin ne kadar ileri gidebileceğini, hangi fedakarlıklara katlanabileceğini ve insanlığın kendi türünü koruma adına nasıl kararlar alabileceğini sorgulamaya davet edilir.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
İşin aslına bakarsak, Roland Emmerich ismi, genellikle ekranda büyük, yıkıcı ve şatafatlı bir yıkım partisi vaat eder. 2012 de bu geleneği bozmadı. Kameranın arkasındaki asıl niyeti düşündüğümüzde, Emmerich‘in burada ince bir sanat eseri yaratmaktan ziyade, gişe rekorları kırmayı hedefleyen ve izleyiciyi görsel bir şok dalgasıyla koltuğuna sabitleyen epik bir felaket senfonisi bestelediğini söylemek yanlış olmaz. Gökdelenler yıkılır, şehirler sular altında kalır, kıtalar parçalanır; her şey, olabilecek en gösterişli, en ‘Hollywoodvari’ şekilde gerçekleşir. Ancak bu muazzam yıkımın ardında, karakter derinliği veya anlamlı bir alt metin arayanlar için tablo biraz daha gri olabilir.
Oyuncu kadrosuna gelince, John Cusack, bu felaket senaryosunda bir kez daha o ‘herkesin başına gelebilir’ adam portresini çiziyor. Yüzündeki telaş, kaçışı ve babalık içgüdüsünü yakalamaya çalışsa da, bazen bu kaotik senaryoda sadece bir piyon gibi hissettiriyor. Amanda Peet, ayrılık acısı çeken eski eş rolünde, çoğu zaman sadece Cusack‘ın kahramanlık serüvenine eşlik eden bir figürden öteye geçemiyor. Asıl parıltı, vicdanıyla felaket arasındaki köprü olan bilim insanı Adrian Helmsley rolünde Chiwetel Ejiofor‘dan geliyor. Onun sakin, düşünceli ve ahlaki çatışmalarla boğuşan portresi, filmin salt yıkım gösterisinden sıyrılmaya çalıştığı anları temsil ediyor. Thandiwe Newton ve Oliver Platt gibi isimler de rollerine iyi oturmuş, ancak ana odak noktası görsel şölen olduğu için karakterleri hikayeye ancak belirli bir derinlik katabiliyor. Gelelim o meşhur puana; 5.868’lik IMDb puanı, filmin büyük bütçesi ve iddialı yapımına rağmen, genel izleyici kitlesi tarafından ‘izlenebilir ama unutulmaz değil’ olarak addedildiğinin bir göstergesi. Evet, görsel efektler takdire şayan, ancak modern sinema izleyicisi, devasa bütçelerin artık sadece görsellikten öte, aynı zamanda ruh ve anlam taşımasını da bekliyor. 2012, bu dengeyi kurmakta bazen tökezliyor, bu da onu ‘efsanevi’ yerine ‘eğlenceli bir kaçış’ kategorisine sokuyor.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer dünya dışı, abartılı ve kesinlikle akıl sınırlarını zorlayan bir yıkım senaryosuna tanıklık etmekten zevk alıyorsanız, 2012 tam size göre. Bu film, mantık zincirlerini bir kenara bırakıp kendinizi tamamen devasa efektlerin ve soluksuz bir kovalamacanın akışına bırakmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Özellikle büyük ekran, güçlü ses sistemleri ve patlamaların senfonik ritmini takdir edenler, bu yapımın sunduğu görsel şölenin tadını çıkaracaktır. Boş zamanında beynini yormadan, sadece aksiyon ve gerilimle dolu, ‘dünyanın sonu’ temalı bir kaçış arayanlar için ideal bir seçimdir. Ancak, karakter derinliği, incelikli diyaloglar veya toplumsal eleştiriler arayışında olan, her sahnenin arkasında derin felsefi anlamlar sorgulayan izleyiciler, bu filmin yüzeyselliği karşısında sıkılabilirler. Kısacası, bir cumartesi gecesi patlamış mısırınızla birlikte, gezegenimizin birkaç saatliğine yerle bir edilişini izlemekten keyif alacak olanlar için 2012, kendi türünde bir başyapıt sayılabilir; diğerleri içinse sadece yüksek bütçeli, hızlı tempolu bir görsel bombardıman olarak kalacaktır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!