60 Saniye
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
60 Saniye (orijinal adıyla Gone in Sixty Seconds), sinema salonlarından çıktığımda bile direksiyon başında hissettiğim, gazı kökleme isteği uyandıran o filmlerden biri. Eğer akşamüstü koltuğuna uzanıp, şöyle adrenalin fışkıran, yer yer de “Vay be, neler dönmüş!” diyeceğin bir aksiyon arıyorsan, doğru yerdesin. Bu yapım, bir arkadaş ortamında “Ne izlesem?” diye sorulduğunda, “Abi durma, hemen 60 Saniye izle!” diyeceğin türden. İzlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağın garantisini verebilirim. Tam anlamıyla kült statüsünde, aksiyonun dibine vurulmuş bir yapım.
60 Saniye Konusu
Hikayenin merkezinde, adını efsaneler arasına yazdırmış bir araba hırsızı var: Nicolas Cage‘in hayat verdiği Memphis Raines. Memphis, öyle sıradan bir hırsız değil; o, arabaların ruhunu okuyan, her modelin inceliğini ezbere bilen, tam bir mekanik deha. Onun için hiçbir kilit, hiçbir alarm sistemi engel değil. Gözüne kestirdiği herhangi bir araba, Memphis’in elinde sadece 60 saniye içinde buharlaşıp yok olabiliyor. İşte bu yüzden adı efsane. Kariyerinin zirvesinde her şeyi geride bırakıp temiz bir sayfa açmışken, hayat onu tekrar eski, tehlikeli dünyasına çağırıyor. Ne yazık ki, küçük kardeşi Giovanni Ribisi‘nin canlandırdığı Kip, yanlış çeteye bulaşıyor ve başı büyük belaya giriyor. Kardeşini kurtarmanın tek yolu ise, imkansız görünen bir görevi başarmak: Bir gecede tam 50 adet lüks ve ultra pahalı arabayı çalmak! Ama bu görevde onu bekleyen sadece zamanla yarış değil; peşindeki polisler, azılı çeteler ve tabii ki, Memphis’in bir türlü ele geçiremediği, adeta saplantısı haline gelmiş o meşhur 1967 model Shelby Mustang GT 500, yani Eleanor… Peki Memphis, bu imkansız görevi başarabilecek mi? Kardeşini kurtarıp efsanesini pekiştirebilecek mi, yoksa hırsızlık kariyerinin son durağı mı olacak bu çılgın gece? Filmin her anı, bu soruların cevabını merakla bekletiyor, emin olun.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, 60 Saniye’den beklediğim tam olarak neydi biliyor musunuz? Bolca araba, bolca aksiyon ve iyi bir kovalamaca. Ve itiraf etmeliyim ki film bu beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Yönetmen Dominic Sena, hikayeyi öyle bir tempoyla işlemiş ki, baştan sona ekrandan gözünü ayırman neredeyse imkansız. Sanki kendin de o kovalama sahnelerinin içindeymişsin gibi hissediyorsun. Filmin başrolünde, her zamanki gibi kendini role adayan Nicolas Cage var. Onun bu filmdeki performansı, o abartılı “Cage” hallerinden biraz uzak, daha kararlı ve karizmatik bir hırsız portresi çiziyor. Memphis Raines karakterine kattığı o yorgun ama bir o kadar da gözü kara hava, hikayenin ağırlığını omuzlarında taşıdığını hissettiriyor. Yanında ise Angelina Jolie, Sara “Sway” Wayland rolünde göz kamaştırıyor. Onun asi ve çekici duruşu, filme ayrı bir hava katmış diyebilirim. Ekipteki diğer isimler, özellikle Giovanni Ribisi‘nin çaresiz genç hırsızı, Robert Duvall‘ın bilge akıl hocası Otto ve Delroy Lindo‘nun peşlerindeki polis karakterleri de rollerinin hakkını veriyor. Herkes birbiriyle uyumlu bir kimya yakalamış.
Gelelim IMDb puanına: 6.4. İlk bakışta bazıları için düşük gelebilir ama bu tarz, yani safkan bir aksiyon ve soygun filmi için oldukça iyi bir puan bence. Zaten 60 Saniye, öyle derin felsefeler veya karmaşık karakter analizleri peşinde koşan bir yapım değil. Onun amacı belli: İzleyicisini eğlendirmek, adrenalini pompalatmak ve iyi vakit geçirtmek. Ve bunu o kadar başarılı yapıyor ki, puanından çok daha fazlasını hak ettiğini düşünürüm hep. Filmin sonlarındaki o meşhur kovalamaca sahnesi var ya, hâlâ aklıma geldikçe içim kıpır kıpır olur. Resmen bir aksiyon filmi nasıl çekilir dersi gibi, her planı ustaca hazırlanmış.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Peki, bu adrenalini tavan yaptıran aksiyon bombası tam olarak kimlere hitap ediyor? Eğer siz de benim gibi benzin kokusunu, lastik yakmayı, yüksek hızlı kovalamacaları sevenlerdenseniz, bu film sizin için biçilmiş kaftan. Özellikle araba tutkunları için, ekranda beliren her model ayrı bir şölen sunuyor. Ters köşeleri, gerilimi ve bitmek bilmeyen heyecanı sevenler, bu filmde aradıklarını fazlasıyla bulacak. Hafta sonu evde şöyle arkana yaslanıp, zihnini tamamen boşaltıp, sadece iyi bir aksiyon izlemek isteyenler için de 60 Saniye kesinlikle doğru adres. Eğer “Ne izlesem ki bu akşam, vaktimi boşa harcamayayım bari” diye düşünüyorsanız, hiç durmayın. 60 Saniye, aksiyonun dibine vurup, koltuğunuzda şöyle bir gerilmenizi sağlayacak, tam bir eğlence paketi. Haydi, gazlayın!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!