Adı Çıkmış
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Adı Çıkmış, lisenin o acımasız koridorlarında yankılanan fısıltıların bir insanın hayatını nasıl hem cehenneme hem de bir sahne ışığına çevirebileceğini gösteren, son derece zeki ve samimi bir yapım. Eğer bir yerlerde Adı Çıkmış izle seçeneğine denk gelip bu filme şans vermeyi düşünüyorsanız, karşınıza çıkacak olanın sadece boş bir gençlik komedisi olmadığını bilmeniz gerekiyor. Film, toplumun etiketleme merakını ve bir kadının onuru üzerinden dönen kirli dedikodu mekanizmasını öyle fırlama bir dille ele alıyor ki, izlerken hem Olive karakterine hak veriyor hem de çevresindeki insanların sığlığına sinir oluyorsunuz. Sosyal medyanın henüz bu kadar vahşi olmadığı bir dönemde çekilmesine rağmen, bugün bile taze kalmayı başaran bu hikaye, aslında insanın değişmeyen yargılama iştahını yüzümüze çarpıyor.
Adı Çıkmış Konusu
Hikayenin merkezinde kendi halinde, görünmez olmaktan pek de şikayetçi olmayan Olive yer alıyor. Her şey, bir arkadaşına söylediği masum ama utanç verici küçük bir yalanın, okulun en dindar ve yargılayıcı grubunun kulağına gitmesiyle başlıyor. Olive’in bekaretini kaybettiğine dair yayılan bu asılsız dedikodu, kısa sürede tüm okulun ana gündem maddesi haline geliyor. Başta bu durumdan kurtulmaya, gerçeği anlatmaya çalışsa da kimsenin gerçeği duymak istemediğini fark ediyor. İnsanlar onun anlatacağı sıkıcı doğrudan ziyade, uydurulan o renkli ve günahkar hikayeye inanmaya dünden razı. Olive, bu noktada pes etmek yerine durumu kendi lehine çevirmeye karar veriyor. Madem adım çıktı, bari hakkını vereyim diyerek, kıyafetlerine diktiği kırmızı ‘A’ harfiyle toplumsal ikiyüzlülüğün tam ortasına dalarak hem bir kurbanı hem de bir kahramanı aynı anda oynamaya başlıyor. İşler, okuldaki diğer dışlanmış erkek çocukların da ondan yardım istemesiyle iyice çığırından çıkıyor; çünkü her yalan yeni bir borç doğuruyor ve bu borçlar biriktikçe Olive’in kendi kimliği o sahte etiketin altında ezilmeye başlıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Film, 6.8 gibi aslında biraz hakkı yenmiş görünen bir IMDb puanına sahip. Bu puan genellikle filmi sadece bir gençlik komedisi olarak kodlayanların verdiği bir tepki gibi duruyor ancak Emma Stone sergilediği performansla bu puanın çok daha fazlasını hak ettiğini kanıtlıyor. Emma Stone, kariyerinin bu erken döneminde bile ekranı nasıl domine edeceğini, o kendine has sarkastik enerjisiyle izleyiciyi nasıl avucunun içine alacağını çok iyi biliyor. Karakterin yaşadığı o sıkışmışlık hissini, alaycı tavrının arkasına sakladığı kırılganlığı o kadar doğal veriyor ki, Olive ile aranızda bir bağ kurmamak imkansız hale geliyor. Yönetmen koltuğunda oturan Will Gluck, tempoyu hiç düşürmeden hikayeyi akıtıyor. Filmde kullanılan meta mizah öğeleri ve eski gençlik filmlerine yapılan göndermeler, yapımın entelektüel seviyesini de yukarı çekiyor. Penn Badgley ise bu fırtınanın ortasında sakin ve sağduyulu duruşuyla iyi bir dengeleyici unsur olmuş. Ayrıca Amanda Bynes, o dönemdeki komedi yeteneğini sonuna kadar konuşturarak sinir bozucu derecede muhafazakar karakteri harika canlandırıyor. Filmin asıl gücü, Olive’in ailesiyle olan sahnelerinde gizli. Thomas Haden Church ve filmdeki anne karakteriyle olan o sıra dışı, destekleyici ve esprili aile bağı, alışılagelmiş ‘ergen-ebeveyn çatışması’ klişelerini yerle bir ediyor. Bazı sahnelerde ritim biraz fazla hızlansa ve final kısımları biraz fazla iyimser bir tablo çizse de, anlatılan derdin ağırlığı bu hafifliği tolore edebiliyor. Will Gluck, toplumun ahlak bekçiliğine soyunurken aslında ne kadar ahlaksızlaşabildiğini, Emma Stone aracılığıyla tokat gibi çarpıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapımı, toplumsal baskıdan yorulmuş, başkalarının hakkındaki düşüncelerini fazla ciddiye aldığı için kendi hayatını yaşayamayan herkes mutlaka listesine almalı. Eğer sıradan, vıcık vıcık aşk hikayeleriyle dolu içi boş gençlik dizilerinden sıkıldıysanız ve daha keskin, daha zekice bir şeyler arıyorsanız bu film tam size göre. Özellikle edebiyatla arası iyi olanlar ve Nathaniel Hawthorne’un Kırmızı Leke eserine yapılan modern yorumları merak edenler için gizli hazineler barındırıyor. Bir insanın itibarının ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu ve bu ipliği elinde tutanların aslında ne kadar kusurlu olduğunu görmek isteyen izleyici profili için bu film kaçırılmayacak bir fırsat. Kendi doğrularını savunurken yalnız kalmaktan korkmayanların, haksızlığa karşı ironiyi silah olarak kullananların ve Emma Stone hayranlarının bu yapımdan büyük bir keyif alacağı kesin. Sonuçta bazen adınızın çıkması, aslında kim olduğunuzu keşfetmeniz için en büyük bahaneye dönüşebilir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!