Alpha
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Alpha, yani orijinal ismiyle de bildiğimiz bu yapım, izleyiciyi daha ilk dakikadan itibaren ensesinde soğuk bir nefes gibi hissedeceği o ağır ve klostrofobik atmosferin içine hapsediyor. Eğer bir hikayenin içinde sadece pasif bir gözlemci olmak yerine, karakterin yaşadığı o saf çaresizliği iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız Alpha izle tercihini yaptığınızda karşınıza çıkacak olan şeyin sıradan bir korku veya dram olmadığını bilmelisiniz. Yönetmen koltuğunda oturan ismin kimliği, aslında filmin bize nasıl bir sertlik vaat ettiğinin en büyük kanıtı. Bedensel değişimlerin, büyüme sancılarının ve toplumsal dışlanmanın yarattığı o vahşi duyguları, hiçbir süsleme yapmadan, olduğu gibi suratımıza çarpan bir anlatıyla karşı karşıyayız. Bu film, izleyicisini rahatlatmayı değil, tam aksine oturduğu koltukta huzursuz etmeyi ve kendi bedeniyle olan ilişkisini sorgulatmayı hedefleyen bir yapıya sahip.
Alpha Konusu
Hikayenin merkezinde, çocukluktan ergenliğe geçişin en sert virajında duran on üç yaşındaki bir kız çocuğu yer alıyor. Henüz hayata ve kendi kimliğine dair soruları olan Alpha, bir gece katıldığı sıradan bir partiden eve döndüğünde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının işaretini kolundaki taze bir dövme ile veriyor. Ancak bu dövme, sadece bir isyan sembolü veya gençlik hatası gibi durmuyor. Hiç durmadan kanayan, iyileşmek yerine daha da kötüleşen ve sanki canlı bir organizma gibi yayılan bu yara, hem genç kızın hem de annesinin hayatını bir kabusa çeviriyor. Okuldaki arkadaşları ve çevredeki insanlar, bu durumun basit bir enfeksiyon olmadığını, aksine dokunduğu her şeyi taşa çeviren gizemli ve korkunç bir salgın olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Bir yanda bedenindeki bu kontrol edilemez değişimi anlamaya çalışan bir çocuk, diğer yanda ise toplumun korku dolu bakışları ve dışlayıcı tavrıyla mücadele etmek zorunda kalan bir aile var. Paranoya bir virüs gibi yayılırken, asıl tehlikenin bedende mi yoksa insanların zihnindeki o acımasız ön yargılarda mı olduğu sorusu hikayenin kalbine yerleşiyor. Olaylar geliştikçe, Alpha’nın bir canavara mı yoksa bir kurbana mı dönüştüğünü anlamaya çalışırken kendinizi yoğun bir psikolojik baskının içinde buluyorsunuz.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen Julia Ducournau, önceki işlerinde olduğu gibi yine bedensel deformasyon üzerinden insan ruhunun en karanlık köşelerine ışık tutuyor. Ancak bu sefer, şiddeti ve rahatsız ediciliği bir amaç olarak değil, bir büyüme metaforu olarak kullanmayı tercih etmiş. Başroldeki Mélissa Boros, o yaşın getirdiği kırılganlığı ve aynı zamanda içten gelen o vahşi gücü yansıtırken gerçekten etkileyici bir iş çıkarıyor. Karakterin yaşadığı fiziksel acıyı sadece yüzündeki ifadelerden değil, sahnelerin ritminden de okuyabiliyorsunuz. Tahar Rahim ve Golshifteh Farahani gibi tecrübeli isimler, ebeveynlik rollerinde o çaresizlik ve koruma içgüdüsü arasındaki ince çizgide kusursuz bir denge kurmuşlar. Özellikle ailenin yaşadığı o dışlanmışlık hissi, Emma Mackey ve Finnegan Oldfield gibi oyuncuların varlığıyla desteklenen yan hikayelerle iyice derinleşiyor. IMDb puanının 6.4 seviyelerinde kalması, filmin herkese hitap eden genel geçer bir yapım olmamasından kaynaklanıyor. Bu, pop mısırınızı alıp eğleneceğiniz bir film değil; bittikten sonra bile zihninizde o kanayan yaranın sızısını duyacağınız türden bir deneyim. Görsellik, Julia Ducournau sinemasının karakteristik özelliklerini taşıyor; çiğ, dokunulabilir ve son derece gerçekçi. Makyaj efektleri ve ses tasarımı, o taşa dönüşme korkusunu fiziksel bir acıya dönüştürmeyi başarıyor. Bazı sahnelerde midenizin çekildiğini hissetmeniz, filmin teknik başarısının bir sonucu. Ancak hikayenin bazı noktalarda tempoyu çok düşürmesi ve izleyiciyi cevapsız sorularla baş başa bırakması, herkes için tatmin edici olmayabilir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, her şeyden önce vücut korkusu türünden hoşlanan ve metaforlarla örülü derin dramları sevenler için kaçırılmaması gereken bir seçenek. Eğer bir karakterin fiziksel ve ruhsal dönüşümünü, tüm o sancılı süreçleriyle birlikte görmeye dayanabiliyorsanız bu film sizi tatmin edecektir. Sadece bir canavar hikayesi izlemek isteyenler hayal kırıklığına uğrayabilir; çünkü burada asıl canavar, korkuyla beslenen toplumun ta kendisi. Anne ve kız arasındaki o kopması imkansız ama bir o kadar da gerilimli bağı, ergenlik döneminin yarattığı o yabancılaşma hissini iliklerine kadar hissetmek isteyenler için bu film çok değerli. Toplumsal linç kültürünün, bir insanın hayatını nasıl hiçliğe sürükleyebileceğini dürüstçe anlatan bir hikaye arıyorsanız doğru yerdesiniz. Sert, dürüst ve bir o kadar da hüzünlü bir yüzleşmeye hazırsanız, bu karanlık yolculuğa ortak olmalısınız.














Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!