Aşk Tarifi
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Aşk Tarifi, orijinal adıyla No Reservations, mutfağın askeri disipliniyle hayatın kaotik akışı arasındaki o ince çizgide yürüyen, izleyicinin midesinden önce zihnine hitap etmeyi amaçlayan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Eğer vaktinizi sadece romantik klişelerle değil, gerçek karakter çatışmalarıyla doldurmak istiyorsanız, bir şekilde Aşk Tarifi izle seçeneğine yönelmiş olmanız tesadüf değil; çünkü bu film, pırıltılı Manhattan mutfaklarının ardındaki o soğuk ve terli gerçeği oldukça net bir şekilde yansıtıyor. Hikaye, sadece tabak süslemekten ibaret olmayan, hayatta kalma ve yas tutma süreçlerini birleştiren bir yapıyla ilerliyor. Pragmatik bir bakış açısıyla söyleyebilirim ki, karşımızda duran iş sadece bir yemek filmi değil, kontrol bağımlısı bir ruhun çözülüş hikayesidir. Bu noktada yönetmen koltuğundaki Scott Hicks, bize süslü bir peri masalı anlatmak yerine, en iyi bildiği işi yapan ama en basit insani duygularda sınıfta kalan bir kadının portresini çiziyor.
Aşk Tarifi Konusu
Manhattan’ın en popüler restoranlarından birinin mutfağını yöneten Kate, hayatını saniyelerle ve gramlarla ölçen, kusursuzluk dışında hiçbir seçeneği kabul etmeyen bir şeftir. Mutfaktaki otoritesi sarsılmazdır, ta ki hayatı trajik bir kaza haberiyle altüst olana kadar. Kız kardeşini kaybeden Kate, daha yasını bile tutamadan kendisini dokuz yaşındaki yeğeni Zoe’nin koruyucusu olarak bulur. Ancak asıl darbe, kalesine yani mutfağına yeni bir aşçının dahil olmasıyla gelir. Nick, Kate’in tam zıttıdır; opera dinleyerek yemek yapan, kuralları hiçe sayan ve neşesiyle tüm mutfak ekibini etkisi altına alan bir adamdır. Kate bir yandan yeğeniyle bağ kurmaya çalışırken, diğer yandan mutfaktaki krallığını Nick’e kaptırmamak için amansız bir mücadeleye girişir. Profesyonel hayatındaki çelikten duvarlar, Zoe’nin sessizliği ve Nick’in beklenmedik hamleleriyle sarsılırken, Kate’in kendi iç dünyasındaki o katı tarifleri değiştirmekten başka şansı kalmaz. Kontrolün tamamen elinden kayıp gittiği bu süreçte, mutfaktan taşan bu kaosun Kate’i nereye sürükleyeceği tam bir merak konusudur.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Film, 6.7 gibi ortalama sayılabilecek bir IMDb puanına sahip olsa da, bu rakamın arkasında oldukça sağlam oyunculuk performansları yatıyor. Catherine Zeta-Jones, Kate karakterinin o buz gibi duruşunu ve içten içe yaşadığı kırılganlığı o kadar iyi dengeliyor ki, karakterin antipatikleşebileceği noktalarda bile izleyiciyi yanında tutmayı başarıyor. Karşısında yer alan Aaron Eckhart ise Nick rolüyle filme gereken enerjiyi ve sıcaklığı pompalayan ana damar görevini üstlenmiş. İkili arasındaki o zıt kutupların çekimi, zorlama sahnelerden uzak, daha çok profesyonel bir saygı ve merak üzerinden gelişiyor. Küçük oyuncu Abigail Breslin ise yas sürecindeki bir çocuğun o ağır ve suskun halini, büyüklerden rol çalmadan vermeyi başarmış. Patricia Clarkson ve Jenny Wade gibi isimlerin yan rollerdeki varlığı, mutfak atmosferinin gerçekçiliğini pekiştiren unsurlar arasında yer alıyor. Yönetmen Scott Hicks, dramatik sahnelerde tempoyu düşürmeden, izleyicinin odağını sürekli karakterlerin değişiminde tutuyor. Ancak filmin bazı noktalarında, hikayenin gidişatını tahmin etmek çok da zor değil. Türün meraklıları için bu bir sorun teşkil etmese de, ters köşe bekleyenlerin beklentisini karşılamayabilir. Yine de sahnelerin kurgusu ve mutfaktaki o yoğun çalışma temposunun yansıtılma şekli, filmi sıradan bir romantik yapımın çok üzerine taşıyor. Teknik açıdan bakıldığında, mutfak ekipmanlarının sesi ile opera müziğinin çatışması, Kate ve Nick’in dünyalarının çarpışmasını simgeleyen en güçlü estetik tercihlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Aşk Tarifi, hayatını Excel tabloları gibi yönetmeye çalışıp, ilk beklenmedik olayda tüm düzeni dağılanlar için bir nevi ayna görevi görüyor. Sadece mutfak kültürüne ilgi duyanlar değil, profesyonel hırsların insani ilişkileri nasıl törpülediğini merak eden herkes bu filmde kendinden bir parça bulacaktır. Özellikle iş hayatındaki disipliniyle özel hayatındaki boşluğu kapatmaya çalışan orta düzey yöneticiler ve mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip olanlar için bu hikaye oldukça anlamlı. Aynı zamanda, kayıpla başa çıkma ve yeni bir aile kurma sancılarını ajite etmeden, vakur bir duruşla izlemek isteyenler de bu yapımı listelerine eklemeli. Eğer derdiniz sadece gülüp geçmek değil, bir karakterin kabuklarını nasıl kırdığını görmekse, bu yapım o iki saatin hakkını verecektir. Hayatın planlandığı gibi gitmediği anlarda yeni bir yol haritası çizmenin ne kadar zor ama elzem olduğunu anlamak isteyenler için bu film, sarsıcı bir hatırlatıcı niteliğinde. Gereksiz romantizm şovlarından uzak, ayakları yere basan ve mutfaktaki ocağın ısısını odanıza kadar hissettiren bir film arıyorsanız, doğru yerdesiniz.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!