Av 2 – Predator 2
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Av 2 – Predator 2, 1990’ların başında sinema salonlarına düştüğünde, Arnold Schwarzenegger’in o devasa gölgesinin altında kalacağını düşünen bir yığın sözde eleştirmen vardı. Ancak Los Angeles’ın o yapış yapış sıcağında, beton ormanların arasında geçen bu devam filmi, selefinin yarattığı avcı mitosunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Eğer 90’ların o kendine has, kirli ve neon ışıklarla bezeli atmosferini seviyorsanız, internette Av 2 izle araması yapıp bu kült yapımı yeniden ziyaret etmek, sizi o dönemin kaotik ruhuna ışınlayacaktır. Film, sadece bir aksiyon sekansı değil, aynı zamanda medeniyetin göbeğinde yükselen bir vahşet senfonisi gibidir. Yönetmen koltuğunda oturan genç ve hırslı ismin, ormanı şehre taşıma kararı, bugün bile türün meraklıları arasında hararetli tartışmalara neden olur.
Av 2 Konusu
Hikayemiz, 1997 yılının Los Angeles’ında, rekor kıran bir sıcak hava dalgasının ortasında geçiyor. Şehir, uyuşturucu kartelleri arasındaki kanlı bir savaşın pençesindedir. Polis teşkilatının kuralları hiçe sayan, sert mizacıyla tanınan Teğmen Mike Harrigan, bu bitmek bilmeyen sokak savaşının tam ortasında adaleti sağlamaya çalışmaktadır. Ancak olaylar sıradan bir çete hesaplaşmasının çok ötesine geçer. Kolombiyalı ve Jamaikalı uyuşturucu baronları, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yöntemle, adeta birer kurban gibi asılarak katledilmeye başlar. Harrigan, bu vahşetin arkasındaki faili kovalarken, karşısındakinin sıradan bir seri katil değil, teknolojik olarak üstün ve görünmez bir avcı olduğunu fark eder. Devletin gizli bir birimi de işin içine girip kanıtları yok etmeye başlayınca, Harrigan hem kendi teşkilatına hem de galaksiler arası bu usta avcıya karşı tek başına bir mücadeleye girişir. Artık mesele sadece bir dava değil, kimin av kimin avcı olduğunu belirleme savaşıdır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, o yıllarda sinemada oturduğum koltukta Arnold’ın eksikliğini hissedeceğimi sanıyordum ama karşımdaki manzara beni şaşırtmayı başardı. Yönetmen Stephen Hopkins, hikayeyi Amazon ormanlarından alıp kentsel bir cehenneme taşıyarak aslında büyük bir risk almıştı. Bana sorarsanız, bu hamle filme muazzam bir dinamizm katmış. Başroldeki Danny Glover, kaslı bir aksiyon kahramanı yerine, terden sırılsıklam olmuş, uykusuzluktan gözleri kan çanağına dönmüş ama pes etmeyen bir dedektif portresi çizerek filme insani bir dokunuş ekliyor. Onun o “bu iş için fazla yaşlıyım” havası, uzaylı bir avcıyla yüzleşirken bile samimiyetini koruyor. Yan rollerdeki Gary Busey ise her zamanki tekinsiz enerjisiyle gizli hükümet ajanını canlandırırken, Bill Paxton‘ın filme kattığı o hafif mizah ve cesaret, tempo düştüğünde seyirciyi toparlıyor. IMDb puanının 6.3 seviyelerinde sürünmesi, bu filmin hakkının yıllarca yendiğinin en büyük kanıtıdır. Filmde kullanılan teknolojik aletler, avcının yeni silahları ve finaldeki o meşhur kupa odası sahnesi, serinin evrenini genişleten dâhice detaylardı. Rubén Blades ve María Conchita Alonso, sokaktaki o gerginliği ve çaresizliği başarıyla yansıtıyor. Film, bir devam yapımından beklenen “daha fazlası” kuralını, gürültü kirliliği yaratmadan, atmosferi derinleştirerek yerine getiriyor.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer 80’ler ve 90’ların o kendine has estetiğini, kaba ama dürüst aksiyon dilini özlediyseniz, bu film sizin için biçilmiş kaftan. Sadece bir uzaylı filmi değil, aynı zamanda polisiye unsurlarla soslanmış bir hayatta kalma hikayesi arayanlar mutlaka şans vermeli. Uzaylı avcımızın şehirdeki kamuflaj yeteneğini ve kurbanlarını nasıl ustalıkla seçtiğini görmek, modern sinemanın steril efektlerinden sıkılanlar için gerçek bir ödül olacaktır. Bilim kurgunun karanlık tarafını sevenler, Stephen Hopkins imzasını taşıyan bu yapımda aradığı o puslu havayı fazlasıyla bulacak. Mike Harrigan’ın bu amansız takibine ortak olmak için ekran başına geçin; çünkü bu kez av sahası asfaltın ta kendisi.
























Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!