Avustralya
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Avustralya, bir sinema yapımı, aşk, savaş ve hayatta kalma üçgeninde destansı bir yolculuk vaat ederken, bu devasa sözün altından kalkabiliyor mu? Yönetmen Baz Luhrmann‘ın gözünden, 1930’ların sonlarında Avustralya’nın ücra köşelerine uzanan bu öykü, bir yandan görkemli görüntüler sunarken, diğer yandan seyirciyi gerçekten içine çekebiliyor mu? Özellikle büyük çaplı bir yapım arayışında olan ve Avustralya izle diye bir planınız varsa, ekran başında geçireceğiniz iki saatin karşılığını verip vermediğini anlamak için bu satırları dikkatle okuyun. Çünkü zamanınız değerli, ve bu film, tam da o değeri sorgulamanız gereken yapımlardan biri.
Avustralya Konusu
Lady Sarah Ashley, İngiliz aristokrasisinin tipik bir temsilcisi olarak, miras kalan geniş topraklarını idare etmek üzere Avustralya’nın vahşi Kuzey Toprakları’na gelir. Burada, kaba saba ama deneyimli sığır çobanı Drover ile yolları kesişir. Başlangıçtaki tüm anlaşmazlıklara rağmen, büyükbaş hayvan sürüsünü satış için binlerce kilometre öteye götürme gibi imkansız bir göreve mecbur kalırlar. Bu macera, ikilinin hem doğanın acımasızlığıyla hem de dönemin ırkçılık ve sömürgecilik sorunlarıyla yüzleşmesini gerektirir. Ancak asıl tehlike, Japon kuvvetlerinin bölgeye yaklaşmasıyla başlar. Darwin şehrinin bombalanmasıyla birlikte, kişisel mücadeleleri ülkenin kaderiyle iç içe geçer ve hayatta kalmak için beklenmedik ittifaklar kurmak zorunda kalırlar.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Filmin 6.6’lık IMDb puanı, gişe potansiyeli yüksek, gösterişli bir Hollywood yapımı için vasatın biraz üzeri bir yerde duruyor. Bu, “iyi ama daha iyisi de olabilirmiş” hissini doğuruyor. Baz Luhrmann, görkemli görsellik ve epik anlatım konusunda kendi imzasını taşıyan bir yönetmen. ‘Avustralya’ filminde de bu durum net bir şekilde görülüyor. Geniş açılı çöl manzaraları, göz alıcı kostümler ve dönemin atmosferi, teknik olarak filmin güçlü yönleri. Ancak bu görsel zenginlik, çoğu zaman hikayenin önüne geçme eğiliminde. Filmin en büyük handikaplarından biri, pek çok türü aynı anda kucaklama çabası. Romantik drama, savaş filmi, western ve yerli hakları teması arasında gidip gelirken, hiçbirinde tam anlamıyla derinleşemiyor.
Nicole Kidman ve Hugh Jackman‘ın kimyası zaman zaman parlasa da, senaryonun inişli çıkışlı yapısı nedeniyle tam potansiyeline ulaşamıyor. Kidman‘ın canlandırdığı Lady Sarah karakteri, başlangıçta naif ve şımarık bir tiplemeden, hayata karşı sertleşen bir kadına dönüşüyor. Bu gelişim, kağıt üzerinde iyi dursa da, filmin uzun süresi boyunca yer yer inandırıcılık sorunları yaşıyor. Jackman ise karizmatik ve sert Drover rolünde güvenilir bir performans sergiliyor, ancak karaktere daha fazla katman eklenebilirdi. Essie Davis ve Bryan Brown gibi yan karakterler de rollerini hakkıyla yerine getiriyor, ancak hikayenin ana akışında çok daha etkili olmaları beklenebilirdi.
Filmin ilk yarısı, karakterlerin tanışması ve sürüyü taşıma macerasıyla bir miktar tempo yakalarken, ikinci yarısı, savaşın patlak vermesiyle ani bir ton değişimi yaşıyor. Bu ani geçiş, filmin bütünlüğünü sarsıyor ve seyirciyi iki farklı film izliyormuş gibi hissettirebiliyor. Özellikle Darwin’in bombalanma sahneleri, görüntü olarak etkileyici olsa da, karakter odaklı anlatıdan uzaklaşıp daha genel bir savaş dramasına dönüşüyor. Duygusal anlar, müziğin aşırı kullanımı ve abartılı sinematografi nedeniyle zaman zaman yapay hissedilebiliyor. ‘Avustralya’, büyük bir bütçeyle çekilmiş, iyi niyetli bir yapım. Ancak senaryonun dağınıklığı, karakter derinliğindeki eksiklikler ve türler arası bocalaması, onu “unutulmaz” olmaktan çok “izlenebilir” kategorisine sokuyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Görsel şatafattan hoşlanan, geniş ekran manzaraları ve epik romantik hikayelere meyilli seyirciler bu filme bir şans verebilir. Özellikle Nicole Kidman ve Hugh Jackman‘ın bir araya geldiği, dönemsel bir aşk öyküsü arayanlar için cazip olabilir. Ancak derinlemesine bir karakter analizi veya türünün tüm kurallarını baştan yazan bir savaş draması bekleyenler hayal kırıklığı yaşayabilir. Aborjin kültürüne ve dönemin sosyal dinamiklerine yüzeysel de olsa bir pencere açtığı için, bu konulara ilgi duyan ancak ağır belgesel tadında yapımlardan kaçınan izleyicilere de hitap edebilir. Filmin uzun süresini göze alıp, görsel bir şölen eşliğinde, yer yer aksayan ama genel olarak iyi niyetli bir hikaye deneyimi yaşamak isteyenler için uygun. Özünde, büyük ölçekli prodüksiyonları ve yıldız oyuncu kadrosunu seven, hikaye tutarlılığındaki ufak tefek gediklere tolerans gösterebilecek sinemaseverlere tavsiye edilir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!