Baba 2
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Baba 2, sadece bir devam filmi değil, sinema tarihinin en görkemli hanedanlık destanıdır. Francis Ford Coppola’nın ellerinde bir başyapıta dönüşen bu eser, izleyiciyi hem geçmişin tozlu sokaklarına hem de geleceğin buz gibi yalnızlığına aynı anda savuruyor. İlk filmin o devasa gölgesinden sıyrılıp kendi efsanesini yaratan, hatta pek çok otoriteye göre selefini geride bırakan bu yapım, bir suç dramasından çok daha fazlasını; bir imparatorluğun trajik anatomisini sunuyor.
Film, iki farklı zaman dilimini adeta bir kuyumcu titizliğiyle birbirine bağlıyor. Bir yanda Robert De Niro’nun o muazzam, vakur sessizliğiyle hayat verdiği genç Vito Corleone’nin 1917 New York’unda sıfırdan zirveye tırmanışını; diğer yanda ise Al Pacino’nun canlandırdığı Michael Corleone’nin 1950’lerin sonunda aile imparatorluğunu korumaya çalışırken kendi ruhunu nasıl parça parça kaybettiğini izliyoruz. Vito’nun saygı ve sadakat üzerine kurduğu o sıcak ama tehlikeli dünya, Michael’ın ellerinde korku ve mutlak yalnızlıktan örülü bir buz kütlesine dönüşüyor. Bu paralel kurgu, babanın yükselişiyle oğlun ahlaki çöküşünü yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor.
Al Pacino ve Robert De Niro gibi devlerin aynı hikayede buluşması, oyunculuk sanatı adına tam bir gövde gösterisi. Pacino’nun o donuk ama her şeyi anlatan bakışları, Michael’ın içindeki o karanlık dehlizlere bizi davet ederken; De Niro, Vito’nun her adımında otoritesini nasıl ilmek ilmek işlediğini kelimelere dökmeden anlatıyor. Robert Duvall, Diane Keaton ve John Cazale’nin eşlik ettiği bu kadro, her sahnede gerilimi bir üst seviyeye taşıyor. Atmosfer o kadar yoğun ve kurgu o kadar hatasız ki, bir noktadan sonra Corleone ailesinin o tekinsiz sofrasında siz de oturduğunuzu hissediyorsunuz.
Peki, bir adam her şeye sahipken nasıl her şeyini kaybedebilir? İşte Baba II, bu sorunun cevabını Michael’ın o ifadesizleşen yüzünde aratıyor bize. İhanetin en yakından gelebileceği, sadakatin ise en pahalı erdem olduğu bu dünyada, atılan her adım sizi biraz daha nefessiz bırakacak. Aile bağlarının kanla, güçle ve hırsla nasıl sınandığını izlerken, vicdanınızın sesini bastırmakta zorlanacaksınız. Eğer hala o efsanevi finale giden yola çıkmadıysanız, koltuğunuza yaslanın ve bir imparatorluğun yükselişi ile bir ruhun çöküşüne tanıklık edin. Çünkü bu hikaye bittiğinde, sessizlik hiç bu kadar gürültülü gelmemiş olacak.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!