Babil M.S.
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Babil M.S. (Babylon A.D.), karmaşık bir fütüristik evrende geçen, sert bir bilim kurgu aksiyonu vadeden ama vaatlerini yerine getirmekte tökezleyen bir yapım. Sağlam bir bilim kurgu deneyimi için Babil M.S. izle seçeneğini değerlendirmeden önce, filmin vaat ettikleriyle seyirciye sundukları arasındaki derin boşluğu bilmekte fayda var. Yönetmen Mathieu Kassovitz, özgün fikirleri olan, karanlık ve distopik bir dünya kurma çabasında. Ancak bu çaba, dağınık bir anlatım ve tutarsız bir kurgu ile sonuçlanıyor. Filmin ilk dakikalarından itibaren hissedilen o kasvetli atmosfer, umutsuzluğun ve yıpranmışlığın görsel bir kanıtı gibi. Dünya, kaosun ve teknolojinin kirli birleşimiyle şekillenmiş; insanlık, kendi yarattığı karmaşanın içinde boğuluyor. Bu, güçlü bir başlangıç noktası olsa da, hikaye ilerledikçe bu potansiyelin nasıl harcandığını görmek izleyiciyi yoruyor.
Babil M.S. Konusu
Film, yakın geleceğin harap olmuş dünyasında, acımasız ve hayatta kalma ustası paralı asker Toorop’un hikayesine odaklanıyor. Toorop, suç dünyasındaki geçmişiyle boğuşurken, kendisine oldukça tuhaf bir görev veriliyor: Genç ve gizemli bir kadın olan Aurora’yı, Rusya’nın derinliklerinden alıp, Uzak Doğu’nun kalabalık metropolü Çin’e ulaştırmak. Bu basit gibi görünen görev, kısa sürede Toorop’un beklediğinden çok daha karmaşık bir hal alıyor. Aurora, sadece sıradan bir kadın değil; içinde insanlığın geleceğini değiştirebilecek, mucizevi ya da lanetli bir organizma taşıyor. Peşlerinde ise, bu genç kadının ve taşıdığı sırrın gücünü ele geçirmek isteyen güçlü tarikatlar ve askeri oluşumlar var. Toorop, bu ölümcül takibin ortasında, kendini yalnızca Aurora’yı korumakla kalmayıp, aynı zamanda kendi inançlarını ve insanlığın kaderini sorgulamak zorunda kalacağı bir maceranın içinde buluyor. Hikaye, distopik bir dünyanın acımasız gerçekleri ile bireysel kurtuluş arayışını bir araya getirme potansiyeli taşıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Film, kağıt üzerinde potansiyel barındıran bir hikayeye sahip olsa da, bu potansiyeli ekrana yansıtmakta zorlanıyor. Mathieu Kassovitz’in yönetmen koltuğunda oturduğu bu yapım, ne yazık ki kendi vizyonunun kurbanı oluyor. Yönetmen, güçlü görseller ve felsefi alt metinler oluşturma konusunda iddialı adımlar atsa da, bu parçaları bir bütün haline getirmekte başarısız. Filmin kurgusu yer yer kopuk, bazı sahneler aceleye getirilmiş hissi veriyor ve hikayenin ana akışında büyük boşluklar bırakıyor. Özellikle ilk yarım saat, karakterleri ve dünyayı tanıtma çabasıyla biraz yorucu geçiyor, sonraki aksiyon sekansları da filmin genel temposunu kurtarmakta yetersiz kalıyor. Hikaye dallanıp budaklanırken, bazı konular havada kalıyor ve tatmin edici bir sonuca ulaşmıyor. Bu da filmi izlerken sık sık “şimdi ne oldu?” sorusunu sorduruyor.
Oyunculuklara gelirsek; Vin Diesel, Toorop rolünde bildiğimiz sert ve karizmatik paralı asker imajını başarıyla taşıyor. Donuk bakışları ve fiziksel performansıyla role yakışıyor, ancak karakterinin derinliği, senaryonun zayıflığı nedeniyle tam olarak ortaya konamıyor. Mélanie Thierry, Aurora rolünde filmin en ilgi çekici noktalarından biri. Karakterinin naifliği ve gizemi, karmaşık bir performans sergilemesini sağlıyor. Onun sahneleri, filmin en duygusal ve düşündürücü anlarını barındırıyor. Lambert Wilson, Charlotte Rampling ve Michelle Yeoh gibi deneyimli isimler, yan rollerde yer alsalar da, kısıtlı ekran süreleri ve senaryonun onlara yeterince alan tanımaması nedeniyle potansiyellerini tam olarak gösteremiyorlar. IMDb’de aldığı 5.7 puan, filmin genel olarak ortalama bir deneyim sunduğunun ve eleştirmenler ile izleyicilerin beklentilerini tam olarak karşılayamadığının bir göstergesi. Bu puan, filmde iyi fikirler ve güçlü oyuncular olmasına rağmen, yönetmenlik ve senaryodaki aksaklıkların önüne geçilemediğini ortaya koyuyor. Türün diğer iddialı bilim kurgu aksiyonlarıyla kıyaslandığında, Babil M.S. ne yazık ki hafızalarda kalıcı bir yer edinemiyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Babil M.S., dağınık anlatımına ve bazı kurgusal zayıflıklarına rağmen, belirli bir kitle için ilgi çekici olabilir. Eğer karanlık ve kasvetli distopik gelecek hikayelerine ilgi duyuyorsanız, insanlığın olası sonu veya evrimi üzerine felsefi göndermeler arıyorsanız, bu filmi deneyebilirsiniz. Ayrıca, zorlu ve yıpranmış bir dünyada geçen, tek kişilik ordu misali hayatta kalma mücadelesi veren karakterlerin aksiyonunu sevenler için de bazı sahneleri tatmin edici olabilir. Özellikle Vin Diesel’in ikonik sert adam performansını, post-apokaliptik bir evrende izlemek isteyenler filmin aksiyon kısımlarından keyif alabilirler. Gizemli biyolojik tehditler ve dünya çapında komplolar içeren siberpunk esintili bilim kurgu filmlerine meraklı olanlar, filmin atmosferine kendilerini kaptırabilirler. Ancak, tutarlı bir senaryo, derinlemesine karakter gelişimi veya kusursuz bir aksiyon sineması bekleyenlerin hayal kırıklığına uğrama ihtimali yüksek. Bu yapım, daha çok “ne olabilirdi?” sorusunu sorduran, deneme yanılma yoluyla keşfedilmiş bir bilim kurgu deneyimi sunuyor.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!