Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur, gürültülü dünyada sessizliğin ne kadar güçlü bir lisan olabileceğini kanıtlayan, iz bırakan bir çalışma. Hikayenin içine girmek ve o sıcak atmosferi solumak için Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur izle seçeneğine yöneldiğinizde, sizi sadece hüzünlü bir dram beklemiyor; aksine yaşam enerjisiyle dolup taşan, Charlie Chaplin esintili bir karakterin hayata tutunuşuna tanıklık ediyorsunuz. Bu film, sevginin sadece sözcüklerle ifade edilebileceği yanılgısını yerle bir ederek, iki ruhun birbirini bulma serüvenini en çıplak haliyle sunuyor. İlk dakikadan itibaren yaratılan o samimi dünya, izleyiciyi bir yabancı gibi değil, sanki o mahallenin bir parçasıymış gibi içine çekmeyi başarıyor. Anlatılanın sadece engelli bir gencin zorlukları olmadığını, aslında hepimizin yaşadığı o anlaşılma isteğini merkezine aldığını fark ediyorsunuz. Kurgudaki zamansal geçişler ve karakterlerin yaş aldığı evreler, hikayeyi tekdüzelikten çıkarıp geniş bir perspektife yayıyor.
Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur Konusu
Hikayenin merkezinde, neşesi ve muzipliğiyle çevresindekilerin hayatına renk katan, işitme ve konuşma engelli Barfi bulunuyor. Darjeeling’in puslu ve büyüleyici atmosferinde geçen olaylar, Barfi’nin hayatına giren iki farklı kadın üzerinden şekilleniyor. İlk tarafta, güzelliğiyle herkesi büyüleyen ama toplumsal normların, aile baskısının ve gelecek kaygısının gölgesinde kalan Shruti var. Barfi ve Shruti arasında filizlenen bağ, hayatın gerçekleri ve mantık çerçevesiyle sınanıyor. Barfi’nin saf sevgisi, Shruti’nin karşısına çıkan o güvenli ama renksiz hayat teklifiyle çarpışıyor. Ancak asıl düğüm, çocukluk arkadaşı olan ve otizmle yaşayan Jhilmil’in hikayeye dahil olmasıyla atılıyor. Jhilmil’in dünyası, dışarıdan bakıldığında karmaşık ve kapalı görünse de Barfi ile kurduğu o kelimesiz iletişim, aşkın en yalın halini temsil ediyor. Bir yanda geçmişin pişmanlıkları, diğer yanda masumiyetin korunduğu bir sığınak arasında kalan Barfi, polisin de işin içine girdiği bir kovalamacanın ortasında kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Olaylar sadece bir aşk üçgeni etrafında değil, dostluk, aidiyet ve fedakarlık temalarıyla harmanlanarak ilerliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Anurag Basu, klişe bir melodramın tuzağına düşmek yerine, sessizliğin ritmini kullanan bir anlatı tercih etmiş. Filmde 7.6 olan IMDb puanı, aslında bu yapımın genel izleyici kitlesine hitap eden sıcaklığını ve teknik başarısını doğruluyor. Ancak bu puanın çok daha fazlasını hak eden bir performans izliyoruz. Ranbir Kapoor, tek bir kelime etmeden sadece vücut dili ve gözleriyle izleyiciyi kahkahadan hüzne sürüklemeyi başarıyor. Onun performansı, yapmacıklıktan uzak ve o kadar sahici ki, bir noktadan sonra onun konuşamadığını unutup sadece hissettiklerine odaklanıyorsunuz. Priyanka Chopra Jonas ise kariyerinin en cesur tercihlerinden birini yaparak Jhilmil karakterine hayat veriyor. Bir yıldız oyuncunun tüm pırıltısını bir kenara bırakıp, otizmli bir kadının kırılganlığını ve iç dünyasını bu denli doğal yansıtması takdiri hak ediyor. Ileana D’Cruz, Shruti karakterinde aslında toplumun vicdanını ve tereddütlerini temsil ediyor. Onun yaşadığı ikilem, izleyiciye \”Ben olsaydım ne yapardım?\” sorusunu sormaktan geri durdurmuyor. Filmin eksik sayılabilecek tek yönü, bazı sahnelerin gereğinden fazla uzatılması ve kurgudaki geri dönüşlerin zaman zaman ritmi yavaşlatması olabilir. Yine de bu durum, yaratılan o büyüleyici atmosferin içinde kaybolmaya engel teşkil etmiyor. Saurabh Shukla ve Jisshu Sengupta gibi yardımcı oyuncular da ana hikayeyi destekleyen, karikatürize edilmemiş karakterlerle bütünlüğü sağlıyorlar.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Sadece romantik bir film arayanlardan ziyade, duyguların derinliğine inmekten korkmayanlar için bu yapım bir hazine niteliğinde. Eğer sinemada sözcüklerin bittiği yerde oyunculuğun nasıl başladığını görmek istiyorsanız, bu hikaye tam size göre. Hayatın koşturmacası içinde durup nefes almak, sevginin fiziksel engelleri nasıl aştığını görmek ve insana dair umudu yeniden tazelemek isteyenlerin kesinlikle şans vermesi gerekiyor. Masalsı bir anlatımla gerçekçi duyguların iç içe geçmesini seven, görsel detaylara önem veren ve bir karakterle birlikte gülüp onunla birlikte kaygılanmak isteyen herkes bu yapımda kendinden bir şeyler bulacaktır. Özellikle toplumsal beklentilerle kendi arzuları arasında sıkışıp kalmış hissedenler için Shruti’nin hikayesi, konforlu bir hayat ile kalbin sesi arasındaki o ince çizgiyi sorgulatacak cinsten. Sessiz bir kahramanın gürültülü dünyada yarattığı o muazzam yankıyı hissetmek isteyenler, ekran başından buruk bir gülümsemeyle ayrılacaklar.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!