Black Adam
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Black Adam, perdede ilk göründüğü andan itibaren öyle bir gürültüyle kopup geliyor ki, DC sinematik evreninin yıllardır beklediği o sarsıntıyı sonunda bulduğunu düşündürüyor. Tozun toprağın arasından yükselen bu antik öfke, sadece binaları değil, süper kahraman türünün o çok alıştığımız, artık klişeleşmiş “asla öldürme” kuralını da yerle bir ediyor. Eğer dürüst, ham ve enerjisi hiç düşmeyen bir aksiyon arıyorsanız Black Adam izle seçeneğine yöneldiğinizde karşınıza çıkacak olan şey, bir kurtarıcıdan ziyade, kendi adalet terazisini kaba kuvvetle dengeleyen bir anti-kahraman olacak. Ekranda akan o sarı şimşeklerin parlaklığı, sadece görsel bir tercih değil; karakterin binlerce yıllık bastırılmış hıncının dışavurumu gibi duruyor. Film, seyirciyi daha ilk dakikadan itibaren bir kum fırtınasının ortasına atıyor ve son ana kadar da oradan çıkarmıyor.
Black Adam Konusu
Hikayenin kökleri, antik Kahndaq şehrinin zulümle yoğrulmuş topraklarına, tam 5000 yıl öncesine kadar uzanıyor. O dönemde halkını kölelikten kurtarmak için tanrıların güçlerini kazanan Teth-Adam, bu muazzam yeteneklerini sadece savunma için değil, intikam almak için kullanınca mühürlenerek bir mezara hapsediliyor. Günümüzde ise Kahndaq hâlâ işgal altında ve halkı özgürlük arayışındayken, tesadüf eseri Teth-Adam’ın uyanmasına vesile olunuyor. Ancak karşılarına çıkan figür, peleriniyle süzülen bir umut ışığı değil; önüne geleni ezip geçen, modern dünyanın kurallarına zerre saygı duymayan bir güç odağıdır.
Bu kontrolsüz gücün dünyaya salınmasıyla birlikte, barışı korumakla görevli Adalet Cemiyeti (JSA) duruma el koymak zorunda kalıyor. Black Adam’ın adaleti cellatlık üzerinden kurgulaması, JSA üyelerinin etik değerleriyle büyük bir çatışma yaratıyor. Bir yanda binlerce yıllık acının verdiği sert bir intikam hırsı, diğer yanda ise kurallara bağlı süper kahramanların “doğru olanı yapma” çabası var. Film, bu iki farklı adalet anlayışının çarpışmasını merkeze alırken, aslında Kahndaq halkının kime gerçekten ihtiyaç duyduğunu sorgulayan bir domino etkisini başlatıyor. Olaylar geliştikçe, asıl tehdidin kim olduğu ve gerçek kahramanlığın ne anlama geldiği belirsizleşiyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, bu film yıllardır Dwayne Johnson tarafından parlatılan o büyük vaadin altında kalmamak için canını dişine takıyor. Yönetmen koltuğunda oturan Jaume Collet-Serra, aksiyonun ritmini ayarlama konusunda oldukça maharetli bir isim ve bunu burada da konuşturmuş. Ancak buradaki asıl mesele, filmin hikaye derinliği ile saf aksiyon arasındaki o ince çizgide nerede durduğu. IMDb puanının 6.8 civarında seyretmesi aslında çok dürüst bir tabloyu yansıtıyor; karşımızda türü devrimsel bir noktaya taşıyan bir başyapıt yok, ancak türün hakkını veren, yüksek oktanlı bir eğlence paketi var.
Eğrisiyle doğrusuyla bakarsak, Dwayne Johnson karakteriyle tam bir bütünlük sağlamış. Adamın zaten doğal bir heybeti var ve bunu Black Adam’ın o soğuk, mesafeli duruşuyla iyi harmanlamış. Diyaloglardan ziyade bakışlarıyla ve fiziksel varlığıyla sahneyi dolduruyor. JSA tarafında ise Aldis Hodge tarafından canlandırılan Hawkman ve Quintessa Swindell’in hayat verdiği Cyclone gibi karakterler renk katmış olsa da, Noah Centineo’nun Atom Smasher karakteri biraz daha gençlik dizisi havasında kalmış. Sarah Shahi ise insani bağ kurmamızı sağlayan köprü görevini üstleniyor ama senaryonun bazı yerlerdeki basitliği oyuncuların elini kolunu bağlıyor.
Filmin en büyük sorunu, bazen çok fazla bilgisayar efektine boğulması ve hikayenin duygusal boşluklarını bu efektlerle yamamaya çalışması. Yine de tempo o kadar yüksek ki, mantık hatalarını veya zayıf diyalogları düşünmeye pek vaktiniz kalmıyor. Black Adam, türün klasikleşmiş kalıplarına meydan okuduğu anlarda gerçekten parlıyor ama ne zaman ki standart kahramanlık klişelerine dönse biraz kan kaybediyor. Yine de son yıllarda çıkan pek çok ruhsuz yapımın yanında, bu filmin en azından ne olmak istediğine dair net bir fikri var.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer haftanın stresini atmak için devasa binaların yıkıldığı, yıldırım efektlerinin havada uçuştuğu ve etik tartışmaların yumruklarla çözüldüğü bir yapım arıyorsanız, doğru adrestesiniz. Özellikle anti-kahraman hikayelerini sevenler ve “kahraman dediğin bazen sert olmalı” diye düşünenler bu filmden büyük keyif alacaktır. Dwayne Johnson hayranları için zaten bir bayram havası niteliğinde olan yapım, aksiyonun bir saniye bile durmamasını isteyen izleyici kitlesini avucunun içine alacaktır.
Öte yandan, eğer siz daha çok karakter analizlerinin derinleştiği, senaryonun her bir dişlisinin saat gibi işlediği veya Batman tarzı karanlık ve felsefi bir derinlik arayışındaysanız, Black Adam size biraz fazla gürültülü ve yüzeysel gelebilir. Bu film, bir sanat eserinden ziyade bir lunapark treni gibi tasarlanmış. Çığlık atarak biniyorsunuz, heyecanı yaşıyorsunuz ve bittiğinde yüzünüzde bir gülümsemeyle iniyorsunuz; ama yanınızda kalıcı bir hayat dersi götürmüyorsunuz. Saf eğlence ve yüksek enerji arayanlar için kaçırılmaması gereken bir deneyim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!