Brokeback Dağı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Brokeback Dağı (Brokeback Mountain 2005), insan ruhunun bastırılmış duygularla nasıl başa çıktığını, toplumsal baskıların bir kalbi nasıl duvarlar arasına hapsettiğini iliklerinize kadar hissettiren bir yapım. Eğer Brokeback Dağı izle diyerek yola çıktıysanız, sizi konfor alanınızdan çıkaracak, içsel çatışmalarla dolu ağırbaşlı bir yolculuğun beklediğini bilmeniz gerekir. Bu film, basit bir romantik hikayenin ötesine geçerek, iki insanın kendilerine dahi itiraf edemedikleri bir gerçeğin etrafında dönen ömürlük bir vicdan muhasebesine dönüşüyor. Ang Lee tarafından yönetilen bu anlatı, izleyiciyi sessizliğin ve engellenmiş arzuların ağırlığıyla baş başa bırakıyor.
Brokeback Dağı Konusu
Her şey Brokeback Dağı’nın tekinsiz ve ıssız yamaçlarında başlıyor. Heath Ledger tarafından canlandırılan içine kapanık, dünyayla bağı kopuk bir çoban ile Jake Gyllenhaal‘un hayat verdiği, hayalleri olan ama onları gerçekleştiremeyen bir rodeocu, koyun sürüsünü korumak için bir araya geliyor. Modern dünyanın gürültüsünden, beklentilerden ve kurallardan uzak bu yüksek rakımlı yalnızlık, ikili arasındaki bariyerleri fark ettirmeden yıkıyor. Ancak mevsimler değişip iş bittiğinde, her biri kendi hayatının çizdiği rotaya geri dönmek zorunda kalıyor. Toplumsal maskeler, evlilikler ve çocuklarla örülü bir hayatın içinde, aslında asla oraya ait olmadıklarını bilerek yaşamaya çalışıyorlar. Bir kartpostalla başlayan ve yıllara yayılan bu süreç, sadece bir mekanın değil, aynı zamanda aşılması imkansız bir hayatın hikayesine evriliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Ang Lee, bu filmde melodramın tuzağına düşmeden, saf bir sinematik dil kullanmayı başarıyor. Heath Ledger‘ın oyunculuğu, karakterin sessizliğini ve o sessizliğin içindeki derin uçurumu aktarma biçimi açısından ders niteliğinde. Söylenmeyen sözlerin, bakışların ve küçük mimiklerin devleştiği anlar, filmin en güçlü yerleri olarak öne çıkıyor. Jake Gyllenhaal ise daha kırılgan ve özlem dolu bir karakteri, hikayenin ritmini bozmadan başarıyla taşıyor. Michelle Williams ve Anne Hathaway, hikayenin dış çemberinde kalan ama aslında hayatları bu sarsıntıdan doğrudan etkilenen figürler olarak dengeyi kuruyorlar. IMDb üzerindeki 7.8 puan, filmin temposunun yavaşlığına rağmen izleyiciyi yakaladığının bir kanıtı gibi. Yine de belirtmek gerekir ki; film yer yer tempo kaybı yaşıyor ve anlatıdaki tekrarlar bazen sabrınızı zorlayabiliyor. Görsel estetiğiyle ön plana çıkmaya çalışmak yerine duygusal dürüstlüğü seçmesi ise en büyük kazancı. Duyguların bu kadar yalın ama bir o kadar da karmaşık anlatılması, eseri özgün kılan başlıca unsur.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer bir filmden beklentiniz, karakterlerin iç dünyasında kaybolmak ve izlediğiniz karakterin hüznünü kendi omuzlarınızda taşımaksa, bu yapım tam size göre. Hayatın getirdiği zorunluluklar yüzünden kendi arzularından vazgeçmek zorunda kalanların, sistemin dişlileri arasında ezilenlerin ve tutkulu bir aşkın trajik sonunu izlemeyi göze alanların mutlaka listesine eklemesi gereken bir eser. Hızlı kurgular, sürekli aksiyon veya neşeli bir atmosfer arayanlar için bu film büyük bir hayal kırıklığı olabilir. Ancak yavaş yavaş işlenen, karakterin ruhunu sömüren ve finaliyle insanı uzun süre etkisi altına alan gerçekçi drama tutkunları için bu film vazgeçilmez bir seçenek olacaktır. İnsanın kendi doğasıyla savaşını ve bu savaştan yara almadan çıkmanın mümkün olmadığını görmek istiyorsanız, bu yapımı kaçırmamanızı tavsiye ederim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!