Büyük Balık
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Büyük Balık. Hani böyle filmler vardır ya, izlerken hem kıkırdarsın, hem duygulanıp gözlerin dolar, hem de filmin sonunda “Vay be, hayat gerçekten böyle mi yaşanmalıydı?” diye sorgularsın… İşte tam olarak öyle bir film Big Fish. Benim için yeri bambaşka olan bu yapım, ilk saniyeden itibaren seni o masalsı dünyanın içine çekiyor ve uzun bir süre de bırakmıyor. Eğer uzun zamandır aklında bir yerlerde ‘Büyük Balık izle’ diye bir fikir dönüp duruyorsa, sana garanti ederim, bu film ruhuna iyi gelecek. Gerçekle hayalin o kadar güzel harmanlandığı, fantastik öğelerin insanı hiç rahatsız etmeden, tam tersine hikayeyi güçlendirerek ilerlediği bir başyapıt bu. Her sahnesi adeta bir resim tablosu gibi, hem görsel olarak doyurucu hem de anlattığı derinlikle içini ısıtıyor. Bir babanın oğluna miras bıraktığı en değerli şeyin, yaşadığı hikayeler olduğunu fısıldayan, sevgi dolu bir masal.
Büyük Balık Konusu
Filmin merkezinde, efsanevi hikayeleriyle ünlü bir baba olan Edward Bloom ve onun gerçekçi, ayakları yere basan oğlu William var. William, babasının anlattığı abartılı, fantastik hikayelerden yıllar boyu sıkılmış, hatta babasını yeterince tanımadığına inanmış biri. Babasının hastalığı ilerleyip ölüm döşeğine düştüğünde ise, bu durum değişmeye başlıyor. William, babasının fantastik maceralarını –hani o devler, kurt adamlar, sihirli sirkler falan filan var ya– sadece birer uydurma olarak görmekten vazgeçip, onların ardındaki gerçeği ve babasının kim olduğunu anlamaya çalışıyor. Ama bu sandığı kadar kolay değil, çünkü Edward Bloom’un hayatı, sıradan bir hayat olmaktan çok uzak. Gençliğinde yaşadığı her an, sanki bir çizgi romandan fırlamış gibi renkli ve unutulmaz detaylarla dolu. William’ın bu yolculuğu, babasını gerçekten tanımakla kalmayıp, kendi hayatına ve algılarına da yepyeni bir pencere açmasını sağlıyor. Edward’ın anlattığı her hikaye, aslında hayatının bir parçası, onun kişiliğini, hayata bakışını ve sevdiklerine duyduğu aşkı anlatan birer anahtar. Peki, bu masalların ardındaki gerçek ne? William babasının fantastik dünyasına sonunda ayak uydurabilecek mi, yoksa gerçekler sandığından çok daha mı karmaşık olacak? İzlediğinde göreceksin, bu hikaye seni de alıp bambaşka diyarlara götürecek.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, bu film beklentileri sadece karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda çıtayı da yukarı taşıyor. Tim Burton’ın yönetmen koltuğunda oturması, filmin fantastik ve gotik dokusunu en üst seviyeye çıkarıyor. Zaten Burton’ın filmlerinde o kendine has, masalsı atmosferi severim; burada da o imzayı fazlasıyla hissediyorsunuz. Görsel dili, renk paleti, karakter tasarımları… Her şey birbiriyle öyle bir bütünlük içinde ki, filmin içine girip o dünyada kayboluyorsunuz. Oyunculuklara gelirsek, gerçekten tek kelimeyle şahane! Genç Edward Bloom rolünde Ewan McGregor’ın o enerjisi, naifliği ve karizması ekrandan taşıyor. Her anına hayran kaldım desem yeridir. Yaşlı Edward olarak Albert Finney de en az onun kadar başarılı, o bilge duruşuyla karakteri tamamlıyor. Oğul William’ı canlandıran Billy Crudup’ın o çaresiz ama bir yandan da babasını anlamaya çalışan halleri, insana samimi bir şekilde geçiyor. Ayrıca Jessica Lange ve Helena Bonham Carter gibi isimlerin de performanslarıyla filme kattıkları o derinlik ve sıcaklık takdire şayan. 7.758’lik IMDb puanı kulağa ilk başta “eh işte” gibi gelse de, bu tarz fantastik ve dramatik bir anlatı için gerçekten sağlam bir skor. Zira bu filmin amacı sizi aksiyonla veya hızlı olay örgüsüyle değil, duygularınızla ve hayal gücünüzle yakalamak. Burton, bu filmde alışılmışın dışında, daha duygusal ve melankolik bir tona sahip; bu da filmi diğer işlerinden ayırarak daha da özel kılıyor bence. Sinematografi, kostümler, müzikler… her şey yerli yerinde, film bittiğinde hala etkisinden çıkmakta zorlanıyorsun.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer sen de benim gibi hayatın rutininden biraz sıyrılıp, düşlerle gerçeklerin dans ettiği bir dünyaya dalmak istiyorsan, bu filmi mutlaka izlemelisin. Masalları, fantastik öğeleri, sıcak aile dramalarını ve hayatın anlamını sorgulatan hikayeleri seviyorsan, Büyük Balık tam senlik. Özellikle babasıyla ilişkisi olan herkesin, kendi bağını sorgulayacağı, duygusal bir yolculuk vaat ediyor. Pazar akşamı battaniyenin altına girip, kendini hem güldürecek hem de hüzünlendirecek bir şeyler arıyorsan, doğru adres burası. Hayatı kutlamanın, anları ve hikayeleri biriktirmenin önemini, hem de Tim Burton’ın o eşsiz dokunuşuyla deneyimlemek istiyorsan, durma; hemen izle!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!