Cennetimden Bakarken
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Cennetimden Bakarken, orijinal adıyla The Lovely Bones izle seçeneğine tıklamadan önce bilmeniz gereken bir film. Karşınızda, ölümün ötesinden bir cinayet hikayesini anlatan, duygusal yoğunluğu yüksek bir yapım var. Başlangıçta izleyicinin üzerine çöken o kasvetli hava, filmin her anına sinmiş durumda. Susie Salmon’ın 14 yaşında son bulan hayatı ve onun cennetten dünyaya bakışı, ilk dakikalardan itibaren sizi ele geçiriyor. Bu film, kayıp bir genç kızın hikayesini klasik bir dramadan çok daha farklı bir yerden anlatıyor; bir yandan yasla yüzleşen bir ailenin acısını, diğer yandan katilin adım adım adalete doğru sürüklenişini, hayatta olmayan bir kahramanın gözünden takip ediyoruz. Hazırlıklı olun, çünkü bu masalsı anlatım, sizi hiç beklemediğiniz derinliklere çekecek.
Cennetimden Bakarken Konusu
Film, 1973 yılında küçük bir kasabada yaşayan 14 yaşındaki Susie Salmon’ın okul çıkışı kaybolmasıyla başlar. Kayboluşu bir cinayete dönüşen Susie, kendini cennetle dünya arasında, kendine özel bir arafta bulur. Buradan ailesinin dağılışını, babasının amansız katil arayışını ve kendi cinayetini işleyen adamın çevresinde dolaşan şüpheleri izler. Asla bir ruh gibi dolaşmaz, aksine kendi cennetinde, istediği her şeyi yaratabildiği bir alandadır. Ancak bu yeni varoluşunda bile dünyadaki sevdiklerine yardım etme, onlara ipuçları gönderme çabası peşini bırakmaz. En büyük arzusu ise ailesinin huzur bulması ve kendi katilinin hak ettiği cezayı çekmesidir. Susie’nin bu ‘arafta’ kalışı, sadece bir gözlemcilik değil, aynı zamanda intikam ve kapanış arayışının da bir temsili haline gelir. Hikaye, kaybolan bir hayatın ardından kalan boşluğu, yasın farklı yüzlerini ve adaletin bazen en beklenmedik yollardan tecelli edebileceğini sorgulatır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Peter Jackson’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Cennetimden Bakarken, fantastik anlatımı ağır bir dramayla harmanlama konusunda hem cesur hem de riskli bir işe girişiyor. Görsel olarak büyüleyici bir cennet tasviri sunulsa da, filmin ilk yarım saati, bu soyut dünyanın ne anlattığını kavramaya çalışırken izleyiciyi biraz yorabiliyor. Hikayenin temposu, Susie’nin cennetteki maceraları ile dünyadaki trajedinin dengesi arasında gidip gelirken yer yer aksaklıklar yaşanıyor. Ancak sabredenler için film, özellikle ikinci yarısında, duygusal yoğunluğunu artırarak gerçekçi bir etki yaratmayı başarıyor. Saoirse Ronan, genç Susie rolünde beklentilerin çok üzerinde bir performans sergiliyor. Masumiyetini ve aynı zamanda ruhundaki derin acıyı yansıtması etkileyici. Filmin asıl parlayan yıldızı ise şüphesiz seri katil George Harvey rolündeki Stanley Tucci. Karakterine büründüğü andan itibaren tüyler ürpertici bir soğukkanlılık ve rahatsız edicilikle ekrana yapışıyor. Onun performansı, filmin gerilim dozunu ve karanlık atmosferini tek başına sırtlıyor. Mark Wahlberg ve Rachel Weisz, yas tutan anne ve baba rollerinde inandırıcı bir iş çıkarıyorlar, ancak Tucci’nin gölgesinde kalmaları kaçınılmaz. Susan Sarandon ise büyükannenin hafif mizahi rolünde hikayeye nefes aldıran anlar sunuyor. Filmin 7.1’lik IMDb puanı, böylesine zor ve deneysel bir konuyu ele alan bir yapım için makul duruyor; türün daha oturmuş psikolojik dramaları kadar kusursuz olmasa da, kendi içinde bir cesaret barındırıyor. Duygusal derinliği ve çarpıcı görselliğiyle akılda kalıcı olsa da, hikaye anlatımındaki bazı iniş çıkışlar, filmin genel akıcılığını zaman zaman baltalıyor. Yönetmen Peter Jackson’ın farklı türleri bir araya getirme denemesi takdire şayan, ancak her zaman pürüzsüz bir sonuç vermediğini de kabul etmek gerekir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Kafası karışık psikolojik dramaları, ölüm ve yas temasını mistik bir bakış açısıyla işleyen filmleri sevenler bu yapımı değerlendirebilir. Seri katil avı temasına farklı bir açıdan yaklaşan, adaletin peşinde koşan bir ruhun hikayesini merak edenler için de ilgi çekici olabilir. Özellikle ‘doğaüstü dedektiflik’ konseptine sıcak bakan, bir kurbanın gözünden cinayetin peşine düşme fikrini ilginç bulanlar bu filmde aradığını bulabilir. Ağır temalara, duygusal yoğunluğa ve ara sıra yavaş temposuna rağmen görsel estetiği önemseyen izleyiciler de Cennetimden Bakarken’den etkilenecektir. Stanley Tucci’nin unutulmaz bir kötü karakter portresi çizdiği filmleri kaçırmak istemeyenler için de listenin başında yer almalı.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!