Çığlık 4
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Çığlık 4, Woodsboro kasabası, maskeli bir katilin telefon ucunda beliren tehditkar sesiyle sarsılalı tam on yıl oldu. Çığlık 4, bu uzun sessizliği öyle bir yırtıyor ki, eski usul korku filmlerinin tozlu raflarda kalmaya niyeti olmadığını daha ilk dakikadan anlıyorsunuz. Ekrandaki o meşhur maske, her zamankinden daha hırslı ve daha modern bir hınçla geri dönüyor. Hikayenin tam ortasında ise artık bir kurban değil, yaşadığı travmaları kelimelere dökerek hayata tutunmuş güçlü bir kadın olan Sidney Prescott duruyor. Eğer nostaljiyle modern gerilimin o tuhaf karışımını tatmak istiyorsanız, Çığlık 4 izle aramasıyla bu kanlı yolculuğa çıkmanın vakti çoktan gelmiş demektir. Film, sadece bir korku sineması örneği değil; aynı zamanda kendi türüyle dalga geçen, kuralları yıkan ve sonra o yıkıntıların üzerinde yeniden yükselen bir yapıya sahip.
Çığlık 4 Konusu
Hikaye, Sidney Prescott’ın geçmişin gölgelerinden kurtulup bir yazar olarak eski evine, Woodsboro’ya dönmesiyle fitilleniyor. Sidney, yazdığı kişisel gelişim kitabı için düzenlediği turnenin son durağında hem eski dostları hem de ailesiyle yeniden bağ kurmayı planlamaktadır. Ancak Ghostface’in planları Sidney’in ajandasından çok daha farklıdır. Kasaba, Sidney’in gelişiyle birlikte sanki bir zaman tüneline girmiş gibi aynı kabusu yeni bir jenerasyonun gözünden yaşamaya başlar. Şerif Dewey ve artık evli olduğu hırslı gazeteci Gale Weathers, bu yeni cinayet dalgasını durdurmak için tekrar kolları sıvar. Fakat bu sefer karşılarında sadece bir katil değil, teknolojinin ve sosyal medyanın kurallarını kendi lehine kullanan bir zihin vardır.
Olayların merkezinde Sidney’in kuzeni Jill ve onun lise arkadaş grubu yer alıyor. Gençlerin teknolojiyle olan içli dışlı halleri, cinayetlerin internet üzerinden canlı olarak yayılma ihtimalini ve şöhret merakını da hikayeye dahil ediyor. Ghostface, eski kuralları biliyor ama onları bozmaktan da büyük bir keyif alıyor. Klasikleşmiş korku filmi klişeleri birer birer sahneye sürülürken, karakterlerin bu klişeleri bilerek hareket etmeye çalışması işleri daha da kaotik bir hale getiriyor. Woodsboro sokakları bir kez daha kan gölüne dönmek üzereyken, Sidney’in tek yapması gereken bu karanlık sarmaldan kurtulmak değil, aynı zamanda sevdiklerini bu yeni nesil vahşetten korumaktır. Her telefon çaldığında, her gölge hareket ettiğinde, o eski ama hiç eskimeyen korku tüm kasabayı yeniden esir alıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Eğrisiyle doğrusuyla konuşalım; bir korku serisinin dördüncü halkasından ne beklersiniz? Genelde bu tarz yapımlar sönük kalmaya mahkumdur ama Wes Craven gibi bir deha dümendeyken durum değişiyor. Bu adam, 90’lı yıllarda slasher türünü nasıl ayağa kaldırdıysa, 2011 yılında da modern korku sinemasına o keskin neşterini vurmayı başarmış. Açık konuşmak gerekirse, üçüncü filmdeki o dağınık havadan sonra Çığlık 4, serinin köklerine dönen ama kafası zehir gibi çalışan bir geri dönüş olmuş. Buradaki asıl mesele, filmin sadece korkutmakla yetinmeyip, yeniden çevrim (remake) furyasıyla fena halde dalga geçmesi. Wes Craven, izleyiciyi bir labirentin içine sokuyor ve çıkış kapısını her bulduğumuzu sandığımızda bize nanik yapıyor.
Performanslara gelecek olursak, Neve Campbell artık Sidney Prescott karakterini oynamıyor, onunla bütünleşmiş durumda. O olgun, yorgun ama her an savaşmaya hazır duruşu filme büyük bir ağırlık katıyor. Courteney Cox ve David Arquette arasındaki o tuhaf gerilim ise serinin hayranları için tanıdık bir liman gibi. Ancak filmin asıl sürprizi kesinlikle Emma Roberts ve Hayden Panettiere ikilisi. Özellikle Emma Roberts, karakterinin altındaki o tekinsizliği çok iyi besliyor. IMDb puanı olan 6.4 seviyesi, bir slasher devam filmi için fena sayılmaz ancak bu yapımın hakkının biraz daha yukarıda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu film, sadece birilerini bıçaklayan maskeli bir adamı anlatmıyor; aynı zamanda modern dünyanın şöhret budalalığına ve içerik üretme çılgınlığına çok sağlam bir tokat atıyor. Teknik açıdan bakıldığında, yönetimin temposu hiç düşmüyor; aksine her cinayetle birlikte vites artıyor. Serinin o kendine has kara mizahı ve metinlerarası göndermeleri de yerli yerinde.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer korku sinemasına aşık biriyseniz ve türün içindeki o ince zekayı, oyunbazlığı seviyorsanız bu filmi kaçırmanız büyük hata olur. Klasik slasher türünün modern dünya ile nasıl entegre edildiğini görmek isteyenler için Çığlık 4 tam bir ders niteliğinde. Özellikle 90’lar atmosferini özleyen ama bugünün dünyasından da kopmak istemeyen kitle bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Film, türün kurallarına hakim olan, hangi karakterin nerede hata yapacağını önceden tahmin etmeye çalışan “sinefil” kitleye göz kırpıyor. Meta-kurgu sevenler, hikaye içinde hikaye anlatımından hoşlananlar için ekran başında harcanacak her saniye çok kıymetli.
Diğer taraftan, eğer çok ciddi, karanlık, psikolojik bir sanat filmi arıyorsanız veya kan görmeye tahammülünüz yoksa bu kasabadan uzak durmanızda fayda var. Bu yapım, bir eğlence treni gibi; sarsıyor, korkutuyor ama en çok da türün meraklılarını eğlendiriyor. Mantık hataları aramaya odaklanmak yerine, Wes Craven’ın kurduğu bu zekice oyunun tadını çıkarmaya odaklananlar için unutulmaz bir deneyim vadediyor. Kısacası, Ghostface’in o tanıdık sesini duymayı özleyen herkes için bu davet kaçırılmamalı. Telefonunuz çalıyor, açmaya hazır mısınız?






















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!