Diktatör
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Diktatör (The Dictator 2012), beyaz perdenin en cesur, en küstah ve aynı zamanda en dürüst yapımlarından biri olarak zihinlerde yer ediyor. Diktatör izle seçeneğiyle bu yapımla buluşan her izleyici, aslında sadece bir komedi filmiyle değil, modern dünyanın ikiyüzlülüğüne tutulmuş devasa bir aynayla karşılaşıyor. Sacha Baron Cohen’in yarattığı o absürt evren, izleyiciyi daha ilk dakikadan itibaren konfor alanının dışına itiyor. Burada ne nezaket ne de politik doğruculuk var; sadece çıplak, rahatsız edici ve bir o kadar da kahkaha attıran bir gerçeklik hüküm sürüyor. Film, bir liderin narsisizminin hangi boyutlara varabileceğini gösterirken, aslında bildiğimiz tüm o ciddi siyasi yapıların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatıyor. Kendi ülkesinde bir tanrı gibi yaşayan bir adamın, New York sokaklarında kimliksiz kalması, sadece bir karakter değişimi değil, sistemin içine sızmış büyük bir hiciv örneği.
Diktatör Konusu
General Aladeen, Kuzey Afrika ülkesi olan Wadiya’nın mutlak hakimi, tek söz sahibi ve her şeyin merkezindeki isimdir. Onun dünyasında demokrasi bir küfür, insan hakları ise sadece bir zaman kaybıdır. Kendi olimpiyatlarında bitiş çizgisini herkesten önce geçmek için rakiplerini vuran, ülkesindeki yüzlerce kelimeyi kendi adıyla değiştiren bu adamın hayatı, Birleşmiş Milletler’de yapacağı bir konuşma için Amerika’ya gitmesiyle altüst olur. Ancak bu yolculuk, beklediği gibi bir diplomatik zaferle değil, en yakınındaki amcasının ihanetiyle sonuçlanır. Aladeen, o meşhur ve heybetli sakalı kesilince bir anda tanınmaz hale gelir ve New York’un kalabalığında tek başına, beş kuruşsuz kalır. Hayatında ilk defa sıradan bir insan, hatta daha da kötüsü, hor görülen bir göçmen muamelesi görmeye başlar. Bir yanda ülkesini demokrasiye geçirmeye çalışan sahte bir Aladeen, diğer yanda ise gerçek kimliğini kanıtlamaya çalışan sakalsız, güçsüz ama hala bir o kadar kibirli gerçek Aladeen vardır. Bu süreçte tanıştığı aktivist Zoey ve eski silah arkadaşı Nadal ile kurduğu tuhaf ortaklıklar, karakterin hem hayatta kalma mücadelesini hem de dünyaya bakış açısındaki o çarpık ama düşündürücü değişimi gözler önüne serer. Hikaye, bir diktatörün düşüşünden çok, o diktatörün aslında modern toplumun neresine eklemlendiğini sorgulayan bir yolculuğa dönüşür.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Sacha Baron Cohen, bu filmle aslında Borat veya Bruno’da yaptığı o vurucu etkiyi daha kurgusal bir zemine oturtuyor. Cohen’in oyunculuğu, Aladeen’i sadece bir karikatür olmaktan kurtarıp, ona hayranlık duyulmasa da takip edilmesi gereken bir enerji katıyor. Yönetmen koltuğundaki Larry Charles, filmin temposunu bir an bile düşürmüyor; her sahneye bir yergi, her diyaloğa bir iğneleme yerleştiriyor. Özellikle Ben Kingsley, o soğukkanlı ve sinsi amca rolünde, filmin absürtlüğünü dengeleyen çok ciddi bir performans sergiliyor. Anna Faris, aşırı duyarlı aktivist tiplemesiyle Aladeen’in tam zıttını temsil ederken, Jason Mantzoukas ise Aladeen ile olan kimyasıyla filmin en eğlenceli anlarına imza atıyor. Filmin müziklerinden dekoruna kadar her şey, o doğu-batı çatışmasını ve “diktatörlük estetiğini” çok iyi yansıtıyor. Ancak filmi sadece bir şakalar bütünü olarak görmek büyük hata olur. IMDb puanı olan 6.2, aslında bu tarz ofansif yapımların genel kaderidir; çünkü film herkesi aynı anda sinirlendirmeyi başarıyor. Eleştirmek gerekirse, yapım yer yer “tuvalet mizahı” dediğimiz ucuz yollara sapmıyor değil. Bazı espriler sadece şok etkisi yaratmak için oraya konmuş gibi duruyor ve hikayenin derinliğine hizmet etmiyor. Yine de filmin sonuna doğru gelen o meşhur demokrasi konuşması, bütün o kaba şakaları bir kenara itip izleyiciye çok sert bir tokat atıyor. O sahnede Aladeen’in “Neden diktatörlüğü bu kadar kötü görüyorsunuz? Aslında Amerika’da zaten bir diktatörlükte yaşıyor gibisiniz” alt metniyle yaptığı tespitler, filmi sıradan bir komedi olmaktan çıkarıp bir manifestoya dönüştürüyor.
Diktatör Filmini Kimler İzlemeli?
Diktatör, herkesin kaldırabileceği bir yapım değil. Eğer politik doğruculuk sizin için bir kırmızı çizgiyse, her şeye kolayca alınan biriyseniz veya “bu kadarı da söylenmez” diyerek ekranı kapatma eğiliminiz varsa, bu filmden koşarak uzaklaşın. Ancak, dünyanın gidişatına dair bir derdi olan, siyasi yapıların saçmalıklarını kahkahalarla izlemekten keyif alan ve ofansif mizahın o sınır tanımaz gücünü seven biriyseniz, bu film tam size göre. Özellikle sistem eleştirisini, kuru bir belgesel tadında değil de sarsıcı bir mizahla tüketmek isteyenler Aladeen’in dünyasında çok şey bulacak. Ayrıca Borat tarzı, ana karakterin dünyadan tamamen kopuk bir mantıkla hareket ettiği “fish out of water” (sudan çıkmış balık) hikayelerini sevenler için de kaçırılmaması gereken bir örnek. Bu film, bir yandan eğlenirken bir yandan da içinde yaşadığımız düzeni sorgulamak isteyen, midesi geniş ve zihni açık izleyici profilini hedefliyor. Eğer beklentiniz sadece zaman geçirmek değil, biraz da sarsılmaksa, bu film o iki saatin hakkını sonuna kadar verecektir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!