Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı, gökyüzünden süzülen gizemli cisimlerin aslında birer meteor değil, sistemli bir yok etme operasyonunun öncü birliği olduğunu anladığınız andan itibaren sizi nefessiz bırakmayı hedefleyen, gürültülü ve sert bir yapım. Orijinal ismiyle Battle: Los Angeles, izleyiciyi masalsı bir kahramanlık hikayesinden ziyade, tozun toprağın ve barutun tam ortasına fırlatıyor. Eğer vaktinizi nasıl değerlendireceğinize karar vermek için internette Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı izle sorgusunu yaptıysanız, karşınıza çıkacak olan şeyin entelektüel bir tartışma zemini değil, hayatta kalma içgüdüsüyle örülmüş bir savaş simülasyonu olduğunu bilmeniz gerekiyor. Bu film, uzaylıların neden geldiğiyle veya felsefi amaçlarıyla ilgilenmiyor; doğrudan kapınıza dayanan bir düşmana karşı kaç şarjörünüzün kaldığıyla ilgileniyor.
Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı Konusu
Dünya dışı yaşam formları, yıllardır süregelen UFO efsanelerini bir kenara bırakıp, küresel ölçekte büyük bir istila başlatıyor. Buenos Aires’ten Seul’e kadar her büyük metropol birer birer düşerken, insanlığın son kalesi olarak Los Angeles öne çıkıyor. Hikayenin merkezinde, yirmi yıllık hizmetinin ardından emekli olmaya hazırlanan, geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan bir Deniz Piyadesi Başçavuşu bulunuyor. Ancak kaderin planı onun dinlenmesine izin vermiyor. Şehir tahliye edilmeye çalışılırken, kıyı şeridine inen ve teknolojik üstünlüğüyle her şeyi yakıp yıkan bir düşmana karşı, bir grup askerin sivilleri kurtarmak için imkansız bir göreve atılmasını izliyoruz. Şehir sokakları birer labirente dönüşmüşken, düşman sadece gökyüzünden değil, her köşeden saldırırken, bu küçük birliğin elinde kalan tek şey birbirlerine olan güvenleri ve geri çekilmeyi reddeden disiplinleri oluyor. İletişimin koptuğu, ana karargahların yok edildiği bir ortamda, bu askerlerin tek bir amacı kalıyor: ne pahasına olursa olsun o hattı tutmak ve sivilleri güvenli bölgeye ulaştırmak.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
IMDb puanı olan 5.8, bu film için aslında biraz haksızlık gibi duruyor. Çünkü yönetmen Jonathan Liebesman, karşımızda bir sanat eseri iddiasıyla durmuyor; o bize modern bir savaşın tüm kirli ve kaotik yüzünü göstermek istiyor. Filmin en büyük gücü, sarsıntılı kamera kullanımı ve belgesel tadındaki çekim teknikleri sayesinde izleyiciyi o dar sokakların içine hapsetmesi. Başrolde Aaron Eckhart, klasik bir aksiyon kahramanı gibi değil, gerçek bir asker gibi davranıyor. Yüzündeki yorgunluk, kararlarındaki ağırlık ve adamlarını hayatta tutma çabası son derece inandırıcı. Ramón Rodríguez ve Will Rothhaar gibi isimler de bu askeri disipline başarıyla eşlik ediyor. Kadroda Michael Peña ve Bridget Moynahan gibi tanıdık yüzlerin olması, sivil kanadındaki dramatik yükü biraz daha hissedilir kılıyor. Filmde düşman uzaylılar, devasa ve ulaşılmaz varlıklar olarak değil, vurulabilen, ölebilen ama teknolojisiyle can yakan birer piyade birliği olarak tasvir edilmiş. Bu da yapımı bir bilim kurgudan ziyade, kentsel savaş temalı bir aksiyon filmi kimliğine büründürüyor. Senaryonun derinlikten yoksun olduğu, bazı diyalogların fazla klişe kaçtığı bir gerçek; ancak filmin temposu o kadar yüksek ki, bu eksikleri düşünecek vaktiniz kalmıyor. Müzikler ve ses tasarımı, patlamaların şiddetini evinizdeki koltukta hissettirecek kadar keskin. Eğer beklentiniz karakter gelişimi ya da şaşırtıcı ters köşeler ise bu film size göre değil. Fakat amacınız iki saat boyunca gerçekçi bir çatışma atmosferinde kaybolmaksa, bu yapım parasının ve zamanının karşılığını sonuna kadar veriyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Taktiksel ilerleyişlerden, telsiz cızırtılarından ve ekip ruhunu ön plana çıkaran askeri operasyonlardan hoşlananlar için bu film biçilmiş kaftan. Özellikle Call of Duty tarzı oyunların o kaotik ve hızlı yapısını seven izleyiciler, filmin görsel dilinden büyük keyif alacaktır. Uzaylı istilası temasını seviyor ama bunu Bağımsızlık Günü gibi parlak ve cilalı değil de, Kara Şahin Düştü gibi tozlu ve kanlı bir perspektiften görmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir seçenek. Duygusal derinlikten ziyade fiziksel bir deneyim arayan, saf aksiyonun ritmine ayak uydurabilecek ve 5.8’lik puana takılmadan türün gerekliliklerine odaklanan sinemaseverler, bu iki saatlik savaştan memnun ayrılacaklardır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!