Dünya – Yeni Bir Başlangıç
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Dünya – Yeni Bir Başlangıç (After Earth), insanın en büyük düşmanının yine kendi zihni ve korkuları olduğunu, terk edilmiş bir yuvanın enkazı üzerinden anlatan bir hayatta kalma mücadelesi. Eğer listenizde Dünya – Yeni Bir Başlangıç izle gibi bir niyet varsa, karşınıza çıkacak olanın sadece lazer silahları ve uzay gemileri olmadığını, aksine bir babanın oğluna devrettiği ağır mirasın altında ezilen bir çocuğun hikayesi olduğunu bilerek koltuğa oturmalısınız. İnsanoğlunun artık sığamadığı, doğanın kendi intikamını aldığı ve her köşesinde ölümü barındıran bu eski gezegen, aslında karakterlerin içsel yolculuğunun sert bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Film, devasa bir bütçeye sahip olmasına rağmen, özünde çok dar bir alanda geçen, iki kişinin arasındaki kopuk bağı onarma çabasını merkeze alıyor.
Dünya – Yeni Bir Başlangıç Konusu
İnsanlığın Dünya’yı terk edip başka bir gezegene yerleşmesinin üzerinden bin yıl geçmiştir. Artık Dünya, insanların yaşayabileceği bir yer değil, evrimini tamamen insanı öldürmek üzerine kurmuş vahşi bir ormandır. Efsanevi bir komutan olan babasıyla arasını bir türlü düzeltemeyen genç bir çocuğun, çıktıkları yolculuk sırasında gemilerinin kaza yaparak bu tehlikeli gezegene düşmesiyle olaylar başlar. Kazadan sağ kurtulan sadece bu baba ve oğuldur; ancak babanın bacakları kırılmıştır ve hareket edemez haldedir. Hayatta kalmalarını sağlayacak olan yardım sinyalini göndermek için, kazanın diğer parçasına ulaşmak zorundadırlar. Bu parça ise kilometrelerce ötede, tehlikeli yaratıkların ve dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü bir arazinin sonundadır.
Çocuk, babasının rehberliğinde ama fiziksel olarak tamamen tek başına bu yolu kat etmek zorundadır. Babası ona telsiz aracılığıyla komutlar verirken, aslında sadece dış dünyadaki canavarlarla değil, kendi içindeki yetersizlik hissiyle de savaşır. Her adımda karşılaştığı devasa kuşlar, vahşi maymunlar ve insanların korkusunu koklayarak onları avlayan o korkunç yaratık, bu yolculuğu imkansız hale getirmeye çalışır. Bu sadece fiziksel bir mesafe kat etme hikayesi değil, babasının gözündeki o hayal kırıklığını silmek isteyen bir evladın, korkuyu tamamen yok etmeyi öğrenme sürecidir. Çatışma, fiziksel engellerden ziyade, babanın otoriter sessizliği ve çocuğun panik dolu nefesleri arasında gidip gelir.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Film vizyona girdiğinde 5.2 gibi oldukça düşük bir IMDb puanıyla karşılandı ve eleştirmenler tarafından epey hırpalandı. Ancak bu durumun, yönetmen koltuğundaki M. Night Shyamalan ve başroldeki Will Smith gibi dev isimlerin yarattığı beklentinin altında kalmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Will Smith, bu filmde görmeye alışık olduğumuz o esprili, enerjik ve sempatik halinden tamamen sıyrılıp; duygularını aldırmış, bir robot kadar soğuk ve mesafeli bir karakteri canlandırıyor. Onun bu tercihi filmin genelindeki o donuk atmosferi desteklese de izleyiciyle bağ kurmasını zorlaştıran bir unsur olmuş. Jaden Smith ise omuzlarına yüklenen bu ağır yükün altında bazen parlıyor, bazen ise fazla abartılı tepkilerle ritmi bozabiliyor.
Görsellik tarafında, insanın elinin çekildiği bir dünyanın nasıl görüneceğine dair tasarımlar oldukça başarılı. Şehir kalıntılarının doğa tarafından yutulmuş olması, atmosferin tekinsizliği ve kullanılan teknolojilerin organik yapısı sahiden de merak uyandırıcı. Ancak senaryo, bu zengin dünyayı tam anlamıyla kullanmak yerine sadece bir dekor olarak bırakmayı tercih etmiş. Sophie Okonedo ve Zoë Kravitz gibi isimlerin kısa sürelerle hikayeye dahil olması, dramatik yapıyı güçlendirmeye çalışsa da odağın her zaman baba ve oğulda kalması filmi biraz tek düze bir yapıya hapsetmiş. Hikayenin hızı bazen gereğinden fazla yavaşlıyor ve finalde beklediğiniz o patlamayı tam olarak vermeyebiliyor. Yine de korkunun bir tercih olduğu ve tehlikenin ise gerçekliği üzerine kurulan o meşhur monolog, filmin felsefi derinliğini tek başına sırtlamaya yetiyor.
Filmin en zayıf halkası, bazı sahnelerdeki mantık hataları ve karakterlerin bazen çok çocuksu tercihler yapması diyebiliriz. Bin yıl sonraki teknolojinin, vahşi doğa karşısında bu kadar çaresiz kalması bazı noktalarda inandırıcılığı zedeliyor. Ancak M. Night Shyamalan‘ın o her zamanki gizemli ve gergin atmosfer yaratma becerisi, filmi sonuna kadar izletmeyi başarıyor. Müzikler ve ses tasarımı, o yalnızlık hissini iliklerinize kadar hissettiriyor. Eğer yüksek tempolu, her saniyesi aksiyon dolu bir uzay macerası bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ama daha sakin, karakter odaklı ve psikolojik bir hayatta kalma öyküsü arıyorsanız, bu 5.2’lik puanın altında aslında daha fazlası olduğunu görebilirsiniz.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Dünya – Yeni Bir Başlangıç, her şeyden önce ebeveyn ve çocuk arasındaki o görünmez duvarların nasıl yıkılacağına dair bir şeyler izlemek isteyenlere hitap ediyor. Bir babanın beklentilerinin ağırlığını hissedenler veya birine kendini kanıtlama hırsıyla yananlar için bu film, tanıdık duygular barındırıyor. Bilim kurguyu sadece teknoloji ve savaş için değil, insan psikolojisini irdelemek için bir araç olarak görenler bu yapımı daha çok sevecektir. Vahşi doğanın hüküm sürdüğü post-apokaliptik senaryolara ilginiz varsa ve devasa bütçeli bir prodüksiyonun içinde daha samimi ve küçük bir hikaye arıyorsanız bu film size göre olabilir. Ama eğer sabırsız bir izleyiciyseniz ve hikayenin çok hızlı akmasını istiyorsanız, bu yolculuk size biraz yavaş gelebilir. Kendi korkularıyla yüzleşmek isteyen ve her şeye rağmen ayağa kalkmanın önemini hatırlamak isteyen herkesin, bu terk edilmiş dünyaya bir şans vermesi yerinde olacaktır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!