Git Başımdan
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Git Başımdan, eğer ruh haliniz biraz gergin ama bir yandan da kahkahalara boğulmak istiyorsa, tam size göre bir film olabilir, hele de hafta sonu ne izlesem diye düşünürken gözünüze çarptıysa. Bu film, orijinal adıyla Due Date, bir yol hikayesi klasiği olmasa da, kendi içinde bambaşka bir enerji barındırıyor ve izlerken sizi sürekli bir “Acaba şimdi ne olacak?” merakına sürüklüyor. Açıkçası, fragmanlarını ilk gördüğümde “Eyvah, yine mi o tanıdık komedi kalıpları?” diye düşünmüştüm ama izledikçe aslında her şeyin bambaşka bir yere evrildiğini, klasik komedi klişelerinden sıyrılıp kendi özgün atmosferini yarattığını fark ettim. Eğer kafanızı dağıtacak, sizi koltuktan kahkahalarla fırlatacak bir yapım arayışındaysanız ve bugün tam olarak ne izlesem diye düşünüyorsanız, Git Başımdan izle seçeneği neden masanızda durmasın ki? Hayatın size attığı en ilginç “ters köşe” durumlara bir göz atmak isterseniz, doğru yerdesiniz.
Git Başımdan Konusu
Her şey, hayatının en önemli anlarından birine hazırlanan Peter Highman’ın etrafında dönüyor. Yakışıklı, başarılı ve her şeyi kontrol altında tutmayı seven Peter, eşinin doğumuna beş gün kala Atlanta’dan Los Angeles’a uçmak zorunda. Yani anlayacağınız, tam bir panik ve stres hali, çünkü eşinin yanında olmak için gün sayıyor. Uçağa yetişmek için çabalarken, havaalanında Ethan Tremblay adında, hayatının içine sızmaya hazır, biraz garip, saf ve iyi niyetli ama aynı zamanda her an sinir bozucu olabilen bir adamla yolu kesişiyor. Bilirsiniz işte, bazı insanlar mıknatıs gibidir, belayı çeker ve sizi de peşlerinden sürükler, Peter’ın tam da bu durumda olduğunu söyleyebiliriz. Talihsiz olaylar silsilesi sonucunda kendini bir anda uçağın dışında, cüzdansız ve kimliksiz bulan Peter’ın tek çaresi, Ethan’ın arabasıyla o uzun yola düşmek oluyor. Ama bu öyle sıradan bir yolculuk değil; yanlarında Ethan’ın sevgili köpeği Sonny de var ve bu köpek de kendi başına bir karakter adeta. Peter’ın tek derdi eşinin yanına doğuma yetişmekken, Ethan’ın hayatı onun için bambaşka bir kaosun kapılarını aralıyor, tabiri caizse hayatının en kötü ama aynı zamanda en komik yol arkadaşlığına dönüşüyor. İki zıt karakterin aynı arabada, ülkenin bir ucundan diğerine yaptığı bu yolculuk, tahmin edebileceğinizden çok daha fazlasına gebe. Her bir durak, her bir karşılaşma, Peter’ı sinir krizi geçirme noktasına getirirken, bir yandan da izleyici olarak bize bolca güldürüyor ve “Bu kadar da olmaz!” dedirtiyor. Spoiler vermeden şunu söyleyebilirim ki, bu ikilinin macerası tam bir fiyaskolar silsilesi ve Peter’ın sinirleri her kilometrede daha da geriliyor, bazen onun yerine siz gerildiğinizi hissediyorsunuz. Acaba Peter o doğumhaneye zamanında yetişebilecek mi, yoksa Ethan’la geçirdiği bu çılgın yolculuk onu bambaşka bir sona mı taşıyacak ve hayatını sonsuza dek değiştirecek mi?
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, bu filmin en güçlü yanı, karakterlerin arasındaki o dinamiğin gerçeğe yakınlığı ve hiç bitmeyen çatışma hali. Todd Phillips gibi komedi denince akla gelen ilk isimlerden birinin yönetmen koltuğunda oturması, beklentileri zaten yükseltiyor, zira kendisi absürt mizahın ustalarından. Özellikle “Felekten Bir Gece” serisindeki o kendine has komedi anlayışını sevenler için, Git Başımdan da benzer bir tat bırakıyor, ancak burada daha kişisel ve karakter odaklı bir çatışma var. Bu durum, filmin bazı yerlerde biraz tekdüzeyleştiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor olabilir ama itiraf etmeliyim ki, hikaye akışında tempo hiç düşmüyor ve her köşe başında yeni bir çılgınlık patlak veriyor, izleyiciyi hep tetikte tutuyor.
Oyunculuklara gelirsek, Robert Downey Jr., Peter rolünde tam bir sinir küpü ve kontrol delisi bir adamı öyle başarılı canlandırmış ki, onun gerginliği ekrandan taşıp size de geçiyor, adeta onunla birlikte geriliyorsunuz. Gerçekten de, Peter’ın o çaresizliğini, bıkkınlığını ve bir türlü kurtulamadığı Ethan’a karşı hissettiği nefreti izlerken, “Ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Karakterin sürekli bir şeylere sinirlenmesi ve tepki vermesi, filmin en komik anlarını oluşturuyor ve Peter’ın her çaresizliği, sizin için bir gülme garantisine dönüşüyor. Diğer tarafta ise Zach Galifianakis var. Ethan karakteriyle resmen bir ikon yaratmış. Saf, iyi niyetli ama her hareketiyle ortalığı karıştıran, hatta bazen kasıtlı olarak Peter’ı çileden çıkaran o tuhaf adamı oynamak ona o kadar yakışmış ki, sanki bu rol onun için yazılmış. Galifianakis’in mimikleri, diyalogları ve beden dili, Ethan’ı unutulmaz kılıyor. İkili arasındaki kimya o kadar iyi ki, aralarındaki her atışma filmi daha da yukarı taşıyor ve size kahkahalar attırıyor. Michelle Monaghan ve Jamie Foxx gibi isimler de kısa ama etkili performanslarıyla filmin genel kalitesini artırıyorlar. Özellikle Juliette Lewis‘in de o kısa rolünde bile karaktere ruh kattığını söylemek lazım.
Gelelim IMDb puanına: 6.4. Bu tarz bir komedi-yol filmi için bence gayet yeterli ve makul bir puan. Evet, belki sinema tarihine geçecek bir başyapıt değil ama eğlence vaadini kesinlikle yerine getiriyor, hem de bunu yaparken sizi sıkmıyor. Komedi filmlerinde beklentimiz genelde budur, değil mi? Bizi güldürsün, düşündürmesin, iyi vakit geçirtsin. Git Başımdan da tam olarak bunu başarıyor, hatta bazen beklenmedik anlarda sizi şaşırtıyor. Yönetmen Todd Phillips, bu türün formüllerini iyi biliyor ve izleyiciyi sıkmadan hikayeyi akıcı tutmayı başarıyor. Sonuç olarak, beklentiniz yüksek sanat eseri değil de, gerçekten eğlenceli ve keyifli bir seyirlikse, bu puan sizi yanıltmayacaktır ve filmin size sunacağı keyfin garantisi olacaktır.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer siz de benim gibi hayatın koşturmacasından bunalıp, biraz olsun kafanızı dağıtmak, dertleri bir kenara bırakıp kahkahalara boğulmak isteyenlerdenseniz, Git Başımdan tam da aradığınız film olabilir. Özellikle zıt karakter komedilerini seviyorsanız, bir karakterin diğerini nasıl çileden çıkardığını izlemekten keyif alıyorsanız, bu film sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Hafta sonu evde şöyle uzanıp, arkası yarın tadında ama her anı sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkmak isteyenlere de şiddetle tavsiye ederim. Eğer Robert Downey Jr.’ın o sivri zekasını ve bazen çaresizliğini, Zach Galifianakis’in o eşsiz tuhaflığını bir arada görmek istiyorsanız, daha fazla beklemeyin, bu ikilinin kimyası sizi ekrana bağlayacak. Kısacası, bir cumartesi akşamı için eğlenceli, hızlı, dinamik ve sizi iyi hissettirecek bir şeyler arıyorsanız, “Git Başımdan” listenizin başında yer almalı. Bu film size neşe, biraz gerginlik ve bolca kahkaha vaat ediyor, üstelik bunu yaparken sizi koltuğunuza çivilemeden, doğal bir akışla başarıyor. Hadi, patlamış mısırlarınızı hazırlayın ve bu çılgın yolculuğa atılın, pişman olmayacaksınız!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!