Gol!
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Gol! ya da uluslararası ismiyle Goal!, sadece bir spor filmi değil, imkansızlıkların ortasında filizlenen bir inat hikayesi olarak hafızalara kazındı. Hayat bazen size engebeli bir saha sunar ve topu kontrol etmek, o çamurlu zeminde ayakta kalmaktan çok daha zordur. Santiago Munez karakterinin Meksika sınırından Los Angeles’ın tozlu sokaklarına, oradan da İngiltere’nin soğuk ve yağmurlu Newcastle şehrine uzanan yolculuğu, izleyiciyi daha ilk dakikadan itibaren boğazda düğümlenen bir yumruyla baş başa bırakıyor. Futbolun sadece yirmi iki kişinin bir topun peşinde koşması olmadığını, aslında bir kimlik arayışı ve kendini ispat çabası olduğunu anlamak için Gol! izle seçeneğine yönelen herkes, o yeşil sahanın büyüsünden ziyade insanın içindeki bitmek bilmeyen başarma arzusuna tanıklık ediyor. Bu film, tribünlerin gürültüsünü değil, bir gencin nefes nefese kalırken bile vazgeçmeyişini merkeze alıyor.
Gol! Konusu
Hikaye, küçük yaşta ailesiyle birlikte zorlu yollardan geçerek Amerika’ya göç eden Santiago’nun etrafında şekilleniyor. Gündüzleri babasıyla birlikte bahçe işlerinde ter döken, akşamları ise mahalle arasındaki amatör maçlarda yeteneğini konuşturan bu genç adamın hayatı, eski bir futbolcu ve gözlemcinin onu fark etmesiyle tamamen yön değiştirir. Ancak bu değişim öyle parıltılı ve kolay bir geçiş sunmaz. Santiago’nun önünde aşması gereken devasa engeller vardır: Onu bir hayalperest olarak gören ve gerçek hayatın sadece çalışmaktan ibaret olduğuna inanan katı bir baba, cebinde olmayan uçak bileti parası ve her şeyden önemlisi saklamaya çalıştığı astım hastalığı. Şans eseri eline geçen Newcastle United denemesi için İngiltere’ye gittiğinde ise onu sadece farklı bir dil değil, kemikleri sızlatan bir soğuk ve fiziksel güce dayalı, acımasız bir futbol ekolü karşılar. Kendi topraklarından kopup gelen bir yabancının, o devasa stadyumun ışıkları altında kendine yer bulma savaşı, bir noktadan sonra sadece bir kariyer meselesi olmaktan çıkıp bir onur mücadelesine dönüşür. Karakterin yaşadığı her hayal kırıklığı, her tökezleme ve her haksızlık, izleyicinin de içindeki o haksızlığa uğramışlık hissini tetikliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Danny Cannon, futbolun o çiğ ve sert gerçekliğini yansıtma konusunda oldukça dürüst bir iş çıkarmış. Filmin IMDb puanı olan 6.8, genellikle türün getirdiği kalıplara verilen teknik bir not gibi dursa da, filmin yarattığı duygusal etki bu rakamın çok daha ötesinde. Kuno Becker, Santiago rolünde o kadar doğal ve masum bir duruş sergiliyor ki, onunla birlikte o çamurlu sahada kaydığınızı, her başarısız pasında sizin de canınızın yandığını hissediyorsunuz. Yan rollerde karşımıza çıkan Alessandro Nivola, şımarık ama özünde yalnız bir yıldız futbolcu portresini başarıyla çizerken, Stephen Dillane ise disiplinli ama vicdanlı bir teknik adam olarak hikayeye ağırlık katıyor. Anna Friel ve Gary Lewis gibi isimlerin performansları da hikayenin insani tarafını, yani aile ve aşk bağlarını yapaylıktan uzak bir şekilde güçlendiriyor. Filmin en büyük başarısı, futbol sahnelerini bir video oyunu estetiğiyle değil, o anın kaosu ve stresiyle vermesi. Kurgu, topun hareketinden ziyade oyuncunun yüzündeki korkuya ve azme odaklanıyor. Bazı anlarda olayların gelişim hızı biraz fazla iyimser gelebilir ancak hayatın bazen mucizelere ihtiyacı olduğu gerçeğini hatırlatması bakımından bu durum sırıtmıyor. Teknik direktörün sert bakışlarından, soyunma odasındaki o ağır havaya kadar her şey oldukça sahici. Danny Cannon, futbolun sadece galibiyetlerden ibaret olmadığını, asıl meselenin o formayı hak etmek için verilen sessiz savaşlar olduğunu çok iyi anlatmış.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer hayatınızın bir döneminde kendinizi dışlanmış, yetenekleri fark edilmemiş veya sadece bir şans verilse dünyaları değiştirebileceğine inanmış biri olarak hissettiyseniz, bu film sizin için çekilmiş demektir. Sadece futbol fanatiklerine değil, hayalleriyle gerçek hayatın duvarları arasında sıkışıp kalmış herkese hitap eden bir tarafı var. Babasıyla çatışma yaşayanlar, konfor alanından çıkıp bilmediği bir coğrafyada tek başına ayakta kalmaya çalışanlar bu hikayede kendinden çok fazla parça bulacaktır. Profesyonel sporun o pırıltılı dünyasının arkasındaki teri, kanı ve gözyaşını merak eden, başarıya giden yolun kestirmelerle değil, ancak fedakarlıkla döşendiğini görmek isteyenler için çok net bir tavsiyedir. Kaybetmeyi göze alıp her şeyini ortaya koyanların, o son düdük çalana kadar pes etmeyenlerin dünyasına girmek isteyen herkes bu yapımdan ilham alarak ayrılacaktır. Kendine inanmanın, bazen en yakınlarının bile sana inanmadığı anlarda ne kadar hayati olduğunu anlamak istiyorsanız, bu ekranın karşısına geçmelisiniz.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!