Hannibal
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Hannibal adını duyduğunuzda aklınıza hemen o tekinsiz gülümseme, o buz gibi bakışlar ve zihinlerde iz bırakan bir gerilim geliyorsa, yalnız değilsiniz. Meşhur Doktor Lecter’ın bıraktığı yerden hikayenin nasıl devam ettiğini merak edip kendinizi bu dünyanın içine atmaya hazırsanız, işte tam da bu yüzden Hannibal izlemeden önce bilmeniz gereken birkaç detay var. Bu film, sadece bir devam yapımı olmanın ötesinde, karakterinin karanlık derinliklerinde gezinirken seyircisini de aynı derecede diken üstünde tutan, adeta bir zihin labirentinde kaybolma hissi veren, rahatsız edici ama aynı zamanda büyüleyici bir deneyim sunuyor.
Hannibal Konusu
FBI ajanı Clarice Starling’in, Doktor Hannibal Lecter’ın peşinden koştuğu o unutulmaz olayların üzerinden on yıl geçmiş durumda. Lecter, sessiz sedasız Floransa’da, kimliğini gizleyerek, Rönesans sanatının ve incelikli bir yaşam tarzının tadını çıkarıyor gibi görünüyor. Ancak geçmişin hayaletleri, özellikle de Lecter’ın eski kurbanlarından biri olan ve intikam ateşiyle yanan Mason Verger, rahat durmuyor. Verger, Lecter’a karşı korkunç bir intikam planı kurarken, bu planın bir parçası olarak Starling’i de kendi kirli oyunlarına çekmeye çalışıyor. Starling ise, Lecter’ı yakalamak için verilen görevler ve bir yandan da kendi kariyeri üzerindeki baskılar arasında sıkışıp kalmış durumda. Film, bu karmaşık ağın içinde Lecter’ın zekasını, Verger’ın acımasızlığını ve Starling’in etik ikilemlerini gözler önüne seriyor. İzleyici olarak, her adımda kimin kime ne yapacağını tahmin etmeye çalışırken, bu karanlık hikayenin bizi nereye götüreceğini büyük bir merakla bekliyoruz. Özellikle de Starling ve Lecter arasındaki o tuhaf, rahatsız edici bağın nasıl bir şekil alacağını düşünmek, filmin asıl gerilimli tarafını oluşturuyor. Bu sadece bir kaçma kovalamaca değil, aynı zamanda üç zeki ve tehlikeli karakterin karmaşık satranç oyunu.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Hannibal, beklentileri karşılıyor mu diye sorarsanız, bu biraz ne beklediğinize bağlı. Kuzuların Sessizliği’nin bıraktığı yerden hikayeyi alsa da, Ridley Scott yönetmenliğinde bambaşka bir atmosfere bürünmüş. Scott, önceki filmin o gerilimli, klostrofobik havası yerine, Floransa’nın gotik ve estetik fonunu kullanarak daha gösterişli ama bir o kadar da rahatsız edici bir dünya kurmuş. Film, yer yer o eski gerilimi yakalamayı başarsa da, bazı sahnelerde tansiyonun düştüğü, hikayenin biraz ağırdan alındığı anlar da olmuyor değil. Özellikle Lecter’ın Avrupa’daki yaşam tarzını yansıtma çabası, aksiyon bekleyenler için tempoyu düşürüp hikayeyi biraz bayabilir.
Oyunculuklara gelirsek, Anthony Hopkins yine Doktor Hannibal Lecter rolünde döktürüyor. Onun ekrandaki varlığı, en sessiz anlarda bile ürpertici bir etki yaratıyor ve karakterin o müthiş zekası ile inceliğini hissettiriyor. Ancak Clarice Starling rolünde Julianne Moore, Jodie Foster’ın ikonik performansıyla karşılaştırıldığında, aynı etkiyi yaratamıyor maalesef. Moore kötü değil, ama Starling’in o kırılganlığını ve direncini tam vermekte zorlanmış gibi duruyor. Karakterin iç çatışmaları yer yer yüzeyde kalıyor. Gary Oldman’ın canlandırdığı Mason Verger ise, o korkunç makyajıyla bile rolüne tam oturmuş ve nefret uyandıran bir karakter yaratmayı başarmış. Ray Liotta ve Giancarlo Giannini gibi isimler de yan rollerde filmi güçlendirmiş, rollerinin hakkını veriyorlar.
IMDb puanı olan 6.8, filmin hissettirdikleriyle oldukça uyumlu. Çünkü bu yapım, önceki filmin o müthiş başarısının gölgesinde kalmış, her ne kadar kendini izlettiriyor olsa da, bir başyapıt diyemeyeceğimiz bir yerde duruyor. Görsel olarak çok etkileyici sahneler barındırıyor, özellikle Floransa çekimleri ve Lecter’ın sunumu oldukça estetik. Ancak hikayenin akışı bazen düzensizleşebiliyor ve bazı yan karakter motivasyonları tam açıklığa kavuşmadığı için kafa karıştırıcı olabiliyor. Film, Lecter’ın karanlık cazibesini derinlemesine incelemek isteyenler için keyifli anlar sunarken, safkan bir gerilim arayanları yer yer tatmin etmeyebilir. Genel olarak hikaye sarıyor ama bazı yerlerde vites düşürüyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer karmaşık zihin oyunlarını, psikolojik gerilimi ve karakterlerin derinliklerine inen hikayeleri seviyorsanız, bu film tam size göre olabilir. Özellikle Anthony Hopkins’in Hannibal Lecter yorumunun her sahnesinin tadını çıkarmak isteyenler ve zekice kurgulanmış intikam öykülerine meraklı olanlar Hannibal’ı kaçırmasın. Kanlı detaylara ve rahatsız edici sahnelere dayanıklılığı olan, sanatsal yönetmenlik anlayışını takdir eden izleyiciler için de ilgi çekici bir seyirlik. Kuzuların Sessizliği’nin atmosferinden sonra, Lecter’ın yeni serüvenini merak edenlere sesleniyor bu yapım.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!