Hayalet Sevgililerim
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Hayalet Sevgililerim, yani orijinal adıyla Ghosts of Girlfriends Past, aşkın ve bağlanmanın getirdiği o ağır yükten kaçanların aslında o yükün altında ezilenlerden çok daha fazla yorulabileceğini gösteren, türünün içinde farklı bir yere sahip bir yapım. Çoğu zaman romantik komedi türüne karşı bir önyargı beslense de bu film, türün klasik kalıplarını Charles Dickens esintileriyle harmanlayarak izleyiciyi biraz daha derine bakmaya zorluyor. İnternet üzerinden Hayalet Sevgililerim izle araması yaparak bu filme ulaşanların karşısına sadece sıradan bir çapkın hikayesi değil, aynı zamanda her insanın hayatının bir döneminde mutlaka yaşadığı o geçmişle barışma sancıları çıkıyor. Connor Mead karakterinin o sarsılmaz görünen, vurdumduymaz duvarlarının yavaş yavaş nasıl çatladığını izlemek, her birimizi kendi hayatımızdaki yarım kalmış meseleler ve söylenmemiş sözler üzerine düşünmeye sevk ediyor.
Hayalet Sevgililerim Konusu
Connor Mead, dünyaca ünlü bir moda fotoğrafçısıdır ve hayatını hiçbir kadına bağlanmadan, sadece o anın tadını çıkararak geçirmeye adamıştır. Onun için ilişkiler, son kullanma tarihi çoktan geçmiş bayat birer şakadan ibarettir. Kendi hayatındaki bu kuralı o kadar içselleştirmiştir ki, küçük kardeşi Paul evlenmeye karar verdiğinde bu durumu engellemek ve kardeşini de kendi yanına, o sahte özgürlüğe çekmek için düğüne gitmeye karar verir. Ancak düğün töreni hazırlıkları sırasında işler hiç de Connor’ın beklediği gibi gitmez. Hayatındaki tek otorite figürü olan ve kendisi gibi bir playboy olarak ölen Amcası Wayne, bir gece ona görünerek hayatının büyük bir hata olduğunu ve eğer değişmezse yalnızlık içinde öleceğini söyler. Bu uyarının hemen ardından Connor, hayatının farklı dönemlerini temsil eden üç farklı hayalet sevgili tarafından ziyaret edilmeye başlar. Geçmişten gelen sevgililer, Connor’ı kendi tarihinin tozlu sayfalarına götürerek nerede hata yaptığını, kimi neden kaybettiğini ve bugünkü o taş kalpli adamın nasıl inşa edildiğini bir bir önüne serer. Geçmişin hataları, bugünün pişmanlıkları ve geleceğin karanlık yüzüyle karşı karşıya kalan Connor için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Film, türü itibarıyla hafif görünse de aslında temelinde oldukça sert bir yalnızlık eleştirisi barındırıyor. Yönetmen koltuğunda oturan Mark Waters, daha önce Mean Girls gibi kült işlere imza atmış bir isim olarak, karakterlerin arasındaki gerilimi ve duygusal derinliği nasıl dengeli bir şekilde yansıtacağını iyi biliyor. Başroldeki Matthew McConaughey, henüz o Oscar kazanan ciddi rollerine geçiş yapmadan hemen önceki bu döneminde, ukala ve narsist bir adamı canlandırırken bile izleyiciyi kendine bağlamayı başarıyor. Onun o sinir bozucu ama bir o kadar da karizmatik tavırları, filmin duygusal sahnelerinde yerini kırılganlığa bıraktığında hikaye daha da güçleniyor. Connor’ın çocukluk aşkı Jenny rolündeki Jennifer Garner ise filmin vicdanı ve ahlaki pusulası görevini görüyor. İkilinin arasındaki kimya, sahte bir romantizmden ziyade, birbirini çok iyi tanıyan ama bir türlü aynı sayfada buluşamayan iki insanın hüzünlü çekişmesini anımsatıyor. Michael Douglas ise Amca Wayne rolünde tam bir efsane gibi karşımıza çıkıyor; hem komik hem de ibretlik bir mentor figürü olarak filmin her sahnesine ağırlığını koyuyor. Oyuncu kadrosunda yer alan Breckin Meyer ve Lacey Chabert gibi isimler de düğün kaosunun o renkli ve bazen yorucu atmosferini başarıyla tamamlıyorlar. IMDb puanı olan 6, belki kağıt üzerinde çok yüksek görünmeyebilir ama bu puanın filmin vadettiği o saf eğlence ve samimi duygusallıkla örtüştüğünü söylemek mümkün. Film, sinema dünyasını temelinden sarsmıyor belki ama dürüst bir hikaye anlatıyor. Bazı sahnelerde komedi unsurları biraz karikatürize edilmiş olsa da finaldeki o duygusal doygunluk bu küçük kusurları örtmeye yetiyor. Özellikle Connor’ın kendi çocukluğuyla yüzleştiği ve neden sevmeyi bıraktığını anladığı o anlar, filmin kalbini oluşturuyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer hayatınızda bazı taşların yerine oturmadığını hissediyorsanız ve geçmişteki tercihlerinizin sizi bugün getirdiği noktadan tam olarak memnun değilseniz, bu yapım sizin için bir ayna görevi görebilir. Duygusal bağlardan korkan, özgürlüğü yalnızlıkta arayan veya birini sevmenin zayıflık olduğunu düşünen herkesin bu hikayeden çıkaracağı çok önemli dersler var. Ayrıca, hayatın o ciddi ve bazen boğucu temposundan biraz uzaklaşmak, hem gülmek hem de hafifçe gözlerinin dolmasını isteyen izleyiciler için de nokta atışı bir tercih olacaktır. Klasik bir romantik komedi arayışında olan ama içinde biraz fantastik unsurlar ve derinlikli bir karakter gelişimi de olsun diyenler bu filmi kesinlikle listelerine eklemeli. Kendinizi o meşhur düğün evinin koridorlarında gezerken bulacak ve belki de kendi geçmişinizdeki o hayaletlerle el sıkışmak isteyeceksiniz. Sonuçta hepimiz biraz Connor Mead değil miyiz? Sadece bazılarımız bunu diğerlerinden daha iyi saklıyoruz.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!