John Carter: İki Dünya Arasında
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
John Carter: İki Dünya Arasında, orijinal adıyla John Carter (2012), sinema tarihinin en büyük haksızlıklara uğramış, potansiyeli yeterince anlaşılamamış o devasa yapımlarından biri olarak zihnimizdeki yerini koruyor. Bir insan düşünün; elinde kalan son şeyi, yani ailesini ve umudunu kaybetmiş, hayata karşı tüm bağlarını koparmış bir haldeyken kendini bambaşka bir dünyanın, bambaşka bir savaşın ortasında buluyor. Bu hikaye, aslında hepimizin bazen hissettiği o yabancılaşma duygusunu, yerçekiminin bile farklı işlediği bir gezegenin tozlu yüzeyine yansıtıyor. Eğer bu zamansız kahramanlık öyküsüne tanık olmak istiyorsanız, John Carter: İki Dünya Arasında izle tercihi sizi sadece bir aksiyonun içine değil, aynı zamanda bilim kurgunun ve fantezinin köklerine doğru samimi bir yolculuğa çıkaracaktır. 19. yüzyılın o sert gerçekliğinden kaçıp Mars’ın yani yerli halkın deyimiyle Barsoom’un o tuhaf ama büyüleyici atmosferine savrulmak, izleyicide tarif edilmesi güç bir merak uyandırıyor.
John Carter: İki Dünya Arasında Konusu
Eski bir asker olan John Carter, Amerikan İç Savaşı’nın yarattığı ruhsal yıkımdan kaçarken Arizona’nın ıssız mağaralarında beklenmedik bir olay yaşar. Peşindeki askerlerden ve geçmişinden kurtulmaya çalışırken bulduğu gizemli bir madalyon, onu saniyeler içinde dünyadan koparıp kızıl gezegen Mars’a ışınlar. Ancak burası bildiğimiz boş bir çöl değil; ölmekte olan, suyun ve enerjinin hükmettiği, birbirinden farklı ırkların egemenlik savaşı verdiği kadim bir dünyadır. Carter, Mars’ın düşük yerçekimi sayesinde orada bir tür süper güce sahip olur; inanılmaz mesafelere zıplayabilir ve kas gücüyle rakiplerini şaşkına çevirir. Kendini ilk başta devasa, dört kollu yeşil yaratıklar olan Tharkların arasında bir esir olarak bulsa da, kısa sürede bu gezegenin siyasi çekişmelerinin ve iki büyük insan krallığı arasındaki yok edici savaşın tam merkezine oturur. Heliums ve Zodanga arasındaki bu amansız çatışmada, kendi dünyasına dönmek için yanıp tutuşan bu yorgun adamın yolu, halkını kurtarmak için her şeyi feda etmeye hazır olan Prenses Dejah Thoris ile kesişir. Carter, istemeden de olsa bir gezegenin kaderini değiştirecek olan o büyük kıvılcımın kendisi haline gelir.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen Andrew Stanton, animasyon dünyasındaki o detaycı ve duygusal bakış açısını bu büyük bütçeli canlı aksiyon filmine taşırken aslında çok büyük bir yükün altına girmiş. IMDb puanının 6.4 seviyelerinde kalması, filmin kalitesinden çok vizyona girdiği dönemdeki yanlış pazarlama stratejilerinin bir kurbanı olduğunu gösteriyor. Hikayeyi izlerken, aslında pek çok modern bilim kurgu efsanesinin bu kitaptan nasıl beslendiğini net bir şekilde görüyorsunuz. Başroldeki Taylor Kitsch, yaşadığı travmaların ağırlığını omuzlarında taşıyan, hayata karşı öfkeli ama bir o kadar da onurlu Carter karakterini oldukça doğal bir şekilde canlandırıyor. Onun o sert mizacı ile Lynn Collins tarafından hayat verilen Dejah Thoris karakterinin zekası ve kararlılığı arasındaki uyum, filmin duygusal merkezini sağlam tutuyor. Ayrıca kadroda yer alan Samantha Morton, Mark Strong ve Ciarán Hinds gibi isimler, karakterlerin sadece karton figürler olmadığını, her birinin kendi dünyasında geçerli nedenleri ve derinlikleri olduğunu bize hissettiriyor. Filmin eksik kaldığı noktalar yok mu? Tabii ki var. Bazı sahnelerde anlatı o kadar hızlanıyor ki, Barsoom’un o karmaşık terminolojisini yakalamaya çalışırken yorulabiliyorsunuz. Fakat kullanılan efektlerin eskimek bilmeyen dokusu, yaratık tasarımlarının özgünlüğü ve o uçsuz bucaksız çöl manzaralarının hissettirdiği yalnızlık duygusu bu pürüzleri örtmeyi başarıyor. Film, izleyiciye bir sirk gösterisi sunmak yerine, ayakları yere basan, trajedisi olan ve gerçek hissettiren bir macera vaat ediyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer ruhunuzda bir yerlerde hala o keşfetme arzusu sönmemişse ve sıradan dünyadan biraz olsun uzaklaşıp bambaşka kuralların hüküm sürdüğü bir evrene misafir olmak istiyorsanız, bu film tam size göre. Saf aksiyondan ziyade, karakterin içsel dönüşümünü, bir amaca tutunma çabasını ve haksızlığa karşı duruşunu izlemeyi sevenler için bu yapım gerçek bir hazine niteliğinde. Sadece teknolojik oyuncaklarla donatılmış modern bilim kurgulardan sıkılan, daha masalsı, daha mitolojik ve kökleri sağlam bir hikaye arayan izleyici profili bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Kendini bir yere ait hissetmeyenlerin, hayatta ikinci bir şansın her zaman mümkün olduğuna inanmak isteyenlerin ve epik bir dünyanın tozuna toprağına karışmaya gönüllü olanların kesinlikle listesine alması gereken bir eser. Bu yolculuk, sadece bir gezegen değiştirmek değil, aynı zamanda bir insanın kendi özünü yeniden keşfetme hikayesidir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!