Kaçış
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kaçış ya da orijinal adıyla Abduction (2011), bir insanın sahip olduğu tüm gerçekliğin bir internet sitesindeki küçüklük fotoğrafıyla nasıl yerle bir olabileceğini gösteren, hızıyla nefes kesmeyi amaçlayan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Kaçış izle arayışına giren izleyicilerin temel beklentisi olan o saf aksiyon ve bitmek bilmeyen kovalamaca hissi, filmin her hücresine işlemiş durumda. Nathan Harper karakterinin yaşadığı o büyük kimlik krizi, aslında sadece bir gencin dramı değil, kurgulanmış bir hayatın içindeki piyonun uyanış hikayesi. Hikaye, izleyiciyi içine çeken o huzursuzluk ve güvensizlik duygusunu ilk anlardan itibaren hissettirmeyi başarıyor. Bir sabah uyandığınızda anne ve babanız sandığınız kişilerin aslında kim olduklarını bilmediğinizi, hatta kendi adınızın bile size ait olmadığını fark etmenin yarattığı o soğuk terleme hissi filmin motorunu çalıştıran asıl güç. Gizem türünün getirdiği o merak unsuru, aksiyonun getirdiği gürültüyle birleşince ortaya vakit geçirmek için ideal, kafa yormayan ama dinamik bir iş çıkıyor. Bu film, büyük sanatsal iddialar peşinde koşmak yerine, seyircinin adrenalin ihtiyacını karşılamaya odaklanan, dürüst bir tempo vaat ediyor.
Kaçış Konusu
Nathan Harper, hayatı boyunca bir şeylerin ters gittiğini, kendi derisine sığamadığını hisseden bir gençtir. Bu hissin sadece bir ergenlik sancısı olmadığını ise şans eseri girdiği bir kayıp şahıslar sitesinde anlar. Kendi çocukluk fotoğrafını o listede gördüğünde, kurduğu tüm hayat bir anda kağıttan bir kule gibi yıkılır. Nathan’ın gerçek ailesi kimdir ve şu an yanında olan insanlar aslında kime hizmet etmektedir? Bu soruların cevabını bulmaya fırsat bile kalmadan, evine düzenlenen saldırıyla birlikte kendini amansız bir kaçışın ortasında bulur. Yanında ise sadece komşusu Karen vardır. Nathan ve Karen, peşlerindeki profesyonel suikastçılardan ve ne olduğu belirsiz federal ajanlardan kurtulmaya çalışırken, aslında çok daha büyük bir casusluk ağının ve gizli belgelerin merkezinde olduklarını fark ederler. Nathan için artık sadece kaçmak yeterli değildir. Hayatta kalmak ve gerçek babasının kim olduğunu, neden ortadan kaybolduğunu çözmek için av olmaktan vazgeçip avcıya dönüşmek zorundadır. Olaylar geliştikçe, kimin dost kimin düşman olduğu birbirine karışırken, Nathan’ın içindeki bastırılmış yetenekler ve babasından miras kalan hayatta kalma içgüdüsü gün yüzüne çıkar. Hikaye, Pennsylvania’nın sokaklarından beyzbol stadyumlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, zamanla yarışan bir hayatta kalma savaşına dönüşür.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan John Singleton, daha önce sert sokak hikayeleriyle rüştünü ispatlamış bir isim olsa da burada daha çok ana akım aksiyon kodlarına sadık kalmayı tercih etmiş. Başrolde Taylor Lautner, Alacakaranlık serisinden kalma popülaritesini aksiyon yıldızlığına taşımak için elinden geleni yapıyor. Lautner’ın fiziksel performansı ve dövüş sahnelerindeki hızı oldukça tatmin edici ancak bazı duygusal geçişlerde hikayenin ağırlığını tam olarak sırtlayabildiğini söylemek zor. Ona eşlik eden Lily Collins, hikayeye sadece bir yol arkadaşı değil, Nathan’ın duygusal çıpası olarak dahil oluyor ancak karakterinin derinliği biraz yüzeysel kalıyor. Filmin asıl gücü ise yan kadroda gizli. Sigourney Weaver ve Alfred Molina gibi dev isimlerin varlığı, senaryodaki bazı mantık hatalarını ve klişeleri bir nebze olsun örtüyor. Jason Isaacs ise kısa ama etkili sahneleriyle filmin aksiyon kalitesini yukarı çekiyor. IMDb puanının 5.8 olması, filmin tür içindeki yerini net bir şekilde özetliyor; devrim yaratmayan ama eğlenceli bir çerezlik. Kurgu bazen çok hızlı geçişler yaparak seyircinin olayları sindirmesine engel olsa da temposu hiç düşmüyor. Müziklerin ve sahne tasarımlarının aksiyonla uyumu başarılı ancak senaryonun bazı noktalarda fazla öngörülebilir olması, türün sıkı takipçilerini biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Yine de John Singleton kamerasını o kadar dinamik kullanıyor ki, aksiyonun tozuna dumanına karışıp hataları görmezden gelebiliyorsunuz.
Kaçış Filmini Kimler İzlemeli?
Kaçış, özellikle Bourne serisi tarzı ajan hikayelerini seven ama daha genç ve dinamik bir bakış açısı arayan izleyiciler için nokta atışı bir tercih olacaktır. Eğer bir filmden beklentiniz, karakterlerin uzun uzun felsefe yapması veya derin toplumsal mesajlar vermesi değil de sadece koltuğunuza yaslanıp patlamaların ve kovalamacaların tadını çıkarmaksa, bu yapım sizi üzmeyecektir. Kimlik karmaşası temalı casusluk gerilimlerinden hoşlananlar, Nathan’ın bu zorlu yolculuğunda kendinden bir şeyler bulabilir. Diğer yandan, Taylor Lautner hayranları için oyuncunun yeteneklerini aksiyon arenasında sergilediği bu film kaçırılmaması gereken bir durak. Ancak, her sahnesinde mantık aramayı seven, senaryoda en ufak bir boşluğa tahammülü olmayan ve ağır tempoda ilerleyen sanat filmlerine alışkın bir izleyici kitlesiyseniz bu film size biraz fazla gürültülü ve sığ gelebilir. Kaçış, hafta sonu kafayı boşaltmak, günlük hayatın stresinden kaçıp sadece hareket ve adrenalin dolu bir buçuk saat geçirmek isteyenler için üretilmiş bir makine gibi çalışıyor. Bu tempoyu ve türün klişelerini seviyorsanız, ekranın başında geçireceğiniz süre size keyif verecektir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!