Kadınlar Ne İster
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kadınlar Ne İster, ya da orijinal adıyla What Women Want, kadınların zihinlerini okuyabilme gibi ilginç bir yeteneğe sahip olsanız hayatınızın nasıl bir komediye dönüşeceğini keyifli bir dille anlatıyor. Bu filmi merak edip Kadınlar Ne İster izle seçeneğine tıklamadan önce, kendinizi bolca gülmeye ve belki de biraz empati yapmaya hazırlamalısınız. Hikaye, erkeklerin kadınları anlamakta ne kadar zorlandığını esprili bir dille ele alırken, bu yeteneğin getirdiği avantajları ve dezavantajları izleyiciye sunuyor. Film, bir yandan gülümsetirken bir yandan da ilişkilere dair düşündürüyor. Akıcı senaryosu ve başarılı oyunculuklarıyla, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir deneyim vadediyor.
Kadınlar Ne İster Konusu
Chicago’da reklam dünyasının parlayan yıldızlarından Nick Marshall, hayatı boyunca kadınların aklını pek de takmayan, tipik bir ‘erkek’ kafasına sahip. Tam da kariyerinde yükselme hayalleri kurarken, şirketin başına yeni bir kadın patron gelmesiyle işler iyice karışıyor. Nick, kadınlara yönelik bir reklam kampanyası üzerinde çalışırken talihsiz bir kaza geçiriyor. Bu kaza, onun hayatını tamamen değiştirecek, çünkü Nick artık kadınların zihinlerinden geçen her şeyi duyabiliyor! Başta bu yeni yeteneği bir lanet gibi görse de, çok geçmeden bunu kendi lehine kullanabileceğini fark ediyor. Özellikle de yeni patronu Darcy McGuire’ın düşüncelerini okuyarak onun gözüne girmeyi ve kadınların gerçekten ne istediğini anlamayı hedefliyor. Ancak bu durum, Nick’i sadece profesyonel hayatta değil, özel hayatında da hiç beklemediği keşiflere sürükleyecek. Kadınların dünyasına bu beklenmedik yolculuk, Nick’in hem kendisiyle hem de kadınlarla olan ilişkisine bambaşka bir pencereden bakmasını sağlıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Filmi izlerken, kadınların düşüncelerini duyabilen bir erkeğin başına gelenleri görmek bayağı eğlenceliydi. Yönetmen Nancy Meyers, romantik komedi türünde ne yapması gerektiğini iyi bilen bir isim ve bu filmde de o tatlı, sıcak atmosferi yakalamayı başarıyor. Hikaye, başlarda Nick’in bu yeteneği kişisel çıkarları için kullanmasıyla başlıyor, bu da onu biraz itici gösterse de sonrasında karakterin gelişimi insanı sarıyor. Mel Gibson, kadınların aklını okumaya başlayan o ‘maço’ adamdan, empati kurmayı öğrenen daha hassas bir adama dönüşümünü inandırıcı bir şekilde oynuyor. Komedi zamanlaması yerinde, mimikleri ve reaksiyonları izleyiciyi güldürüyor. Helen Hunt ise, Nick’in yeni patronu Darcy rolünde oldukça doğal ve kararlı bir duruş sergiliyor. İkili arasındaki kimya, filmin en güçlü yanlarından biri diyebilirim; diyalogları, atışmaları filmi izlettiriyor.
Yan rollerdeki isimler de iyi seçilmiş. Özellikle Marisa Tomei ve Alan Alda gibi tecrübeli oyuncuların varlığı, filme ekstra bir kalite katıyor. Ashley Johnson da Nick’in genç kızı olarak hikayeye duygusal bir derinlik katıyor, aralarındaki baba-kız ilişkisi sıcak ve gerçekçi. Filmin 6.4’lük IMDb puanı bence tam da yerinde. Aşırı derin veya çığır açan bir yapım değil, zaten öyle bir iddiası da yok. Ama amacı olan eğlendirme ve düşündürme kısmını gayet iyi başarıyor. Bazı yerlerde klişelere göz kırpsa da, genel olarak hikayenin akıcılığı ve karakterlerin sevilebilirliği bu ufak kusurları görmezden gelmenizi sağlıyor. Filmin temposu genel olarak iyi, ara sıra düşüşler olsa da çabuk toparlıyor. Kısacası, keyifli vakit geçirmek isteyenler için beklentileri karşılayan, izleyiciyi yormayan bir yapım.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer romantik komedi filmlerinden hoşlanıyor ve sizi hem güldürecek hem de ilişkiler üzerine biraz düşündürecek bir hikaye arıyorsanız bu film tam size göre. Süper güç temalı yapımlara farklı bir gözle bakmak isteyenler de bu filmi sevebilir, çünkü burada güç daha çok kişisel gelişim aracı olarak kullanılıyor. İnsan ilişkilerini, özellikle de kadın-erkek ilişkilerini mizahi bir dille ele alan hikayelere bayılanlar, Nick’in maceralarına bayılacaklar. Kısacası, hafif, keyifli ve akıcı bir filmle kafa dağıtmak isteyenler, hafta sonu eğlencesi arayanlar veya 2000’lerin o kendine has sinema ruhunu özleyenler bu yapıma bir şans vermeli. Beyin yakmak yerine, tebessüm ettirecek bir film arayanlar için ideal bir seçim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!