Karanlık Gölgeler
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Karanlık Gölgeler (Dark Shadows), kendine özgü bir dünya yaratma çabasıyla izleyiciyi önce kendine çeken, sonra da tuhaf bir denge arayışına sürükleyen bir film. Sağlam bir gotik hikaye ararken Karanlık Gölgeler izle seçeneğine yöneliyorsanız, baştan söylemek gerek: Beklentilerinizi yeniden kalibre etmelisiniz. Çünkü bu yapım, Tim Burton imzası taşıyan her iş gibi ne tam bir korku ne tam bir komedi, daha çok garip ve hüzünlü bir ayna tutma denemesi. Filmin vaadi, alışılmadık bir vampir hikayesiyle izleyiciyi hem güldürmek hem de düşündürmek; ancak bu vaadi ne kadar yerine getirdiği tamamen kişisel bir zevk meselesi.
Karanlık Gölgeler Konusu
Barnabas Collins, 18. yüzyılda ihtişamlı bir yaşam süren, göz kamaştırıcı bir playboydur. Ancak gönlünü kıran cadı Angelique Bouchard’ın intikam yeminiyle hayatı kabusa döner. Angelique, Barnabas’ı bir vampire çevirir ve sonsuz bir azap içinde, bir tabuta hapseder. İki yüzyıl sonra, 1972 yılında, Barnabas’ın tabutu tesadüfen açılır ve modern dünyaya gözlerini yeniden açar. Collins ailesinin kalan son üyelerinin, bir zamanlar görkemli olan ama şimdi yıkık dökük bir malikanede, kendi içlerinde kaybolmuş hayatlar sürdüğünü görür. Barnabas, ailesinin şanını geri getirme ve kendini bu garip, değişmiş dünyaya adapte etme çabasıyla mücadele ederken, onu lanetleyen cadı Angelique’in de izini sürmek zorundadır. Geçmişin hayaletleri ve günümüzün tuhaflıkları arasında sıkışıp kalan Barnabas’ın bu zamansız macerası, hem komik hem de dokunaklı anlara sahne olur. Bu yeniden diriliş, sadece Barnabas için değil, aynı zamanda Collins ailesi için de yeni bir başlangıcın veya belki de sonun kapısını aralar.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Tim Burton‘ın bu uyarlaması, yönetmenin ikonik estetiğini ve tuhaf mizah anlayışını her karede hissettiriyor. Ancak film, bu Burtonesk atmosferi bir hikaye çatısıyla ne kadar iyi birleştirebildiği konusunda tartışmalara açık. İlk yarım saat, Barnabas’ın 1970’lere adaptasyon çabalarıyla oldukça komik ve enerjik ilerliyor. Özellikle o dönemin pop kültürüyle etkileşimleri, absürt komedinin dozunu iyi ayarlıyor ve filmin en keyifli anlarını sunuyor. Fakat hikaye ilerledikçe, film hem dramatik ağırlık hem de komik anlar arasında kararsız kalıyor. Gotik romantizm, aile draması ve kara komedi öğelerini bir araya getirme çabası takdire şayan olsa da, zaman zaman odak noktasını kaybediyor ve karakterler arası bağlar bazen yüzeysel kalabiliyor. Burton’ın görsel dünyası her zamanki gibi büyüleyici; sisli manzaralar, gotik malikane ve 70’lerin disko estetiğinin karışımı eşsiz bir görsel şölen sunuyor.
Oyuncu kadrosu ise filmin en güçlü yanlarından biri. Johnny Depp, Barnabas Collins karakterine hem hüzünlü bir zarafet hem de şaşkın bir komedi yeteneği katıyor. Bu, onun Burton ile olan işbirliklerinde alıştığımız ikonik performanslarından biri; eski dünyanın kibar vampiri ile yeni dünyanın kaba gerçekleri arasındaki çatışmayı başarılı bir şekilde aktarıyor. Ancak bazı anlarda kendini tekrara düşüyor hissi de vermiyor değil. Eva Green, intikamcı cadı Angelique rolünde adeta parlıyor. Karakterinin hem cazibesini hem de tehlikesini başarıyla yansıtıyor, filmdeki enerjiyi yükselten ve hikayeyi dinamik tutan unsurlardan biri. Michelle Pfeiffer, ailenin matronu Elizabeth Collins Stoddard olarak sakin ama etkili bir duruş sergilerken, Helena Bonham Carter‘ın eksantrik doktor performansı ise filmin genel tuhaflığına uyum sağlıyor. Chloë Grace Moretz ise genç Carolyn olarak, modern gençliğin bıkkınlığını ve Barnabas ile olan dinamiğini iyi yakalıyor.
IMDb puanı 6.1 olan Karanlık Gölgeler, türün diğer örnekleriyle kıyaslandığında ortalamanın biraz altında kalıyor. Bu puan, filmin potansiyelini tam olarak gerçekleştirememesinden ve hikaye akışındaki iniş çıkışlardan kaynaklanıyor olabilir. Yönetmenin her şeye dokunan parmağı, bu sefer her elementi tam anlamıyla bir araya getirememiş gibi duruyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, her şeyden önce Tim Burton sinemasına, onun karanlık ve absürt dünyasına ilgi duyanlar için biçilmiş kaftan. Özellikle gotik atmosfer, sıradışı karakterler ve kara mizah öğelerini bir arada arayanlar bu filmde aradıklarını bulabilir. Vampir temasına modern bir dokunuş getiren, klişelerden uzak, ancak kendine has bir dil yaratmayı başaran filmleri sevenler için bir deneme niteliği taşıyor. Ayrıca Johnny Depp ve Eva Green‘in sıradışı kimyasına tanıklık etmek isteyenler de listesine ekleyebilir. Klasik korku veya saf komedi beklentisi olanlar ise hayal kırıklığına uğrayabilir. Bu film, bir aile draması fonunda, zamanda yolculuk eden bir vampirin varoluşsal krizini ve uyum çabasını izlemek isteyenlere sesleniyor.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!