Kartal Göz
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kartal Göz, yani orijinal adıyla Eagle Eye, öyle arkanıza yaslanıp patlamış mısırınızı yerken ‘eh işte’ diyebileceğiniz bir film değil. Hani bazen dersiniz ya, ‘şimdi ne izlesem de kafam dağılsa, şöyle beni bir yerden bir yere sürüklese?’ İşte bu yapım tam da o anlarınız için biçilmiş kaftan. 2008 yapımı olmasına rağmen, hala tüyleri diken diken eden bir tempo ve o dönem için ‘vay be!’ dedirten bir teknoloji paranoyası sunuyor. Eğer bu akşam koltuğuna gömülüp ne izlesem diye düşünüyorsan ve özellikle yüksek tempolu bir macera arayışındaysan, o zaman Kartal Göz izlemeden bu geceyi kapatma derim. Film daha ilk dakikadan itibaren sizi bir girdabın içine çekiyor, o yüzden nefes almak için kendinize küçük aralar yaratmanız gerekecek, benden söylemesi.
Kartal Göz Konusu
Gelelim hikayeye. Bir yanda hayatında pek de başarılı sayılmayan, ailesi tarafından bile pek önemsenmeyen, sıradan bir adam olan Jerry Shaw. Diğer yanda ise küçük oğluyla tek başına ayakta kalmaya çalışan, hayatta tutunmaya çalışan Rachel Holloman. İkisi de apayrı dünyaların insanlarıyken, bir gün telefonları çalıyor ve hayatları bir anda altüst oluyor. Bilmedikleri bir kadın sesi, onlara emirler yağdırmaya başlıyor. Önce basit görünen bu emirler, kısa sürede ölüm kalım meselesi haline geliyor. Adım adım takip ediliyorlar, etraflarındaki her şey – trafikteki ışıklardan cep telefonlarına, bankamatiklerden güvenlik kameralarına kadar – sanki onları izleyen o gizemli kadının kontrolünde. Jerry ve Rachel, neye uğradıklarını şaşırmış bir şekilde, görünmez bir düşmanın kuklası haline geliyorlar. İşin daha da garip yanı, bu kadın onların tüm geçmişlerini, tüm zaaflarını biliyor gibi. Peki bu gizemli ses kim? Neden Jerry ve Rachel’ı seçti? Ve asıl önemlisi, tüm bu kovalamacanın amacı ne? Sadece şunu söyleyebilirim: Birleşik Devletler’i hedef alan çok büyük bir komplonun ortasına düşüyorlar ve kendilerini temize çıkarmak, üstelik hayatta kalmak için bir an önce işbirliği yapmak zorundalar. Film, bu ikilinin çaresizce kaçışını ve bu akıl almaz bilmeceyi çözme çabalarını nefesinizi tutarak izleyeceğiniz bir serüvene dönüştürüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, bu filmi izlerken ‘hadi canım’ diyeceğiniz çok an olacak. Ama zaten aksiyon-gerilim filmlerinin olayı da biraz bu değil midir? Hani o gerçeklikten kopup, kendinizi hikayenin akışına bırakırsınız. İşte Kartal Göz, bunu gayet iyi başarıyor. Yönetmen D.J. Caruso, özellikle 2000’lerin ortalarındaki gençlik gerilim filmlerinden tanıdığımız bir isim. Burada da o hızlı kurguyu, sürekli değişen mekanları ve yüksek adrenalini hissettiriyor. Belki hikayenin bazı yerleri biraz zorlama gelebilir, özellikle ‘her şeyi gören göz’ konsepti biraz abartılı bulunabilir ama filmin temposu o kadar yüksek ki, sorgulamaya pek fırsat bulamıyorsunuz. Gelelim oyunculara. Shia LaBeouf, Jerry karakterinin o şaşkınlığını ve çaresizliğini çok iyi yansıtıyor. Biliyorsunuz, kendisi o dönemler Hollywood’un yükselen yıldızlarındandı ve bu filmde de neden o kadar popüler olduğunu kanıtlıyor. Michelle Monaghan da Rachel rolünde gayet başarılı; bir anne olarak yaşadığı endişeyi ve bir yandan da hayatta kalma mücadelesini gerçekçi bir şekilde sergiliyor. Destekleyici rollerde Rosario Dawson, Michael Chiklis ve Anthony Mackie gibi isimler de kadroya ayrı bir güç katmış. Özellikle Rosario Dawson‘ın canlandırdığı FBI ajanı karakteri, hikayeye farklı bir derinlik katıyor. IMDb puanına baktığımızda 6.5 görüyoruz ki, bu tarz yüksek tempolu, biraz da ‘beyin yakan’ aksiyon-gerilim filmleri için gayet makul bir puan. Yani öyle ‘kült bir yapım’ beklentiniz olmasın ama ‘iyi vakit geçirten’ bir film arıyorsanız, kesinlikle beklentiyi karşılıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer sen de benim gibi, Pazar akşamları şöyle koltukta esneyerek değil de, heyecandan hop oturup hop kalkarak film izlemeyi seviyorsan, Kartal Göz tam sana göre. Özellikle komplo teorilerine, teknolojinin karanlık yüzüne ve yüksek tempolu kovalamaca sahnelerine düşkünseniz, bu film seni ekran başına kilitleyecek. Eğer biraz da ‘nefes kesen aksiyon filmi’ klişesini arıyorsanız ama sıkıcı olmayan, izlerken ‘Acaba şimdi ne olacak?’ dedirten bir şeyler istiyorsanız, bu filmi mutlaka listenize eklemelisiniz. Yok ‘ben ağır dram severim’, ‘her şey mantık çerçevesinde olsun’ diyorsanız, o zaman belki biraz yorucu bulabilirsiniz. Ama benden sana bir dost tavsiyesi: Bir şans ver, pişen patlamış mısırını al ve kendini Jerry ile Rachel’ın akıl almaz macerasına bırak. Pişman olmayacaksın!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!