Kim Demiş Kötüyüz Diye? 2
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kim Demiş Kötüyüz Diye? 2 (The Bad Guys 2), ilk filmin bıraktığı o yüksek enerjiyi ve muzır ruhu koruyarak, karakterlerin ‘iyi olma’ sınavını çok daha sert bir viraja sokuyor. Kim Demiş Kötüyüz Diye? 2 izle arayışına giren izleyiciyi, alışıldık prensipli kahraman hikayelerinden uzak, hatalarıyla barışık ve doğasıyla kavga eden bir ekibin yeni macerası karşılıyor. Bu yapım, suç dünyasının o pırıltılı cazibesini elinin tersiyle itmeye çalışan ama geçmişin gölgelerinden de bir türlü kaçamayan bir grubun trajikomik hikayesini anlatıyor. Animasyon dünyasının o steril ve fazla öğretici havasından sıyrılıp, sokağın dilini ve suç filmlerinin o hızlı kurgu stilini animasyonun esnekliğiyle birleştiriyor. İlk filmde kurulan o sağlam temel, burada karakterlerin içsel çatışmalarıyla derinleşirken, izleyicinin karakterlerle kurduğu bağ da kuvvetleniyor. Hikaye, değişimin sadece bir karar olmadığını, aynı zamanda bitmek bilmeyen bir mücadele olduğunu her sahnede hissettiriyor. Geleneksel animasyon kalıplarını yıkan o keskin, dinamik çizgi tarzı, aksiyonun hızına ayak uydururken gözü yormuyor ama ilgiyi de bir an olsun dağıtmıyor. Filmin asıl başarısı, izleyiciye bir şeyler dikte etmek yerine, ‘kötü’ olarak damgalanmış canlıların toplumsal ön yargılarla nasıl başa çıktığını eğlenceli bir dille sunabilmesi.
Kim Demiş Kötüyüz Diye? 2 Konusu
Hikayenin merkezinde, artık suç işlemeyi bırakıp toplumun faydalı birer ferdi olmaya çalışan o meşhur beşli çete yer alıyor. Kurt, Yılan, Piranha, Köpekbalığı ve Tarantula, hayatlarını düzene sokmuş, ‘iyi’ olmanın getirdiği o huzurlu ama biraz da sıkıcı rutine alışmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu yeni hayatları, kendilerine ‘Kötü Kızlar’ adını veren, tamamı kadınlardan oluşan son derece tehlikeli ve zeki bir suç çetesinin ortaya çıkmasıyla altüst olur. Bu yeni ekip, bizim eski kurtları öyle bir köşeye sıkıştırır ki emeklilik planları bir anda toz olup uçar. Kötü Kızlar, ekibi ‘son bir iş’ yapmaya zorlar ve bu iş sadece fiziksel bir beceri değil, aynı zamanda etik bir sınav niteliği taşır. Bizimkiler için asıl mesele sadece bu zorlu görevi tamamlamak değil, yeniden suç dünyasına adım attıklarında o eski karanlık alışkanlıklarına yenik düşüp düşmeyecekleridir. Çatışmanın kökeni, karakterlerin kazandıkları yeni kimlikleriyle eski suçlu içgüdüleri arasındaki o ince çizgide yatıyor. Yan karakterlerin bu sürece dahil oluşu, olay örgüsünü sadece bir aksiyon filmi olmaktan çıkarıp, sadakat ve dürüstlük üzerine kurulu bir karakter analizine dönüştürüyor. Kimin gerçekten kötü, kimin ise sadece hayatta kalmaya çalıştığı sorusu filmin sonuna kadar gizemini korurken, olayların patlak verdiği o büyük kırılma anı her şeyi bambaşka bir boyuta taşıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğundaki Pierre Perifel, ilk filmdeki o enerjik tempoyu hiç düşürmeden, hikaye anlatımına yeni katmanlar eklemeyi başarmış. Seslendirme kadrosuna baktığımızda Sam Rockwell, Marc Maron, Awkwafina, Craig Robinson ve Anthony Ramos gibi isimlerin karakterlere kattığı o samimi ruh, filmi sadece bir animasyon olmaktan çıkarıp yaşayan bir esere dönüştürüyor. Özellikle Sam Rockwell‘in Kurt karakterine verdiği o hafif pişman ama karizmatik tonlama, karakterin iç dünyasını yansıtma konusunda harikalar yaratıyor. Awkwafina ise her zamanki gibi o kendine has enerjisiyle Tarantula’ya can veriyor. Filmin teknik tarafında kullanılan o hibrit teknik, yani 2D ve 3D’nin karışımı olan tarz, sinematografik açıdan oldukça doyurucu. Ancak eleştirel bir gözle bakmak gerekirse, hikayenin bazı noktalarında ‘son bir iş’ klişesine fazla yaslanıldığını hissettim. Bazı sahnelerde olayların çözümü biraz fazla kolay yoldan yapılmış gibi dursa da türün meraklılarını rahatsız edecek boyutta değil. IMDb puanı olan 7.6, bu türdeki bir devam filmi için oldukça adaletli bir not. Film, ne çok ağır bir sanat eseri olma iddiasında ne de sadece çocukları eğlendirme derdinde; tam ortada durmayı biliyor. Müzikler ve aksiyon sahnelerinin ritmi birbirini o kadar iyi tamamlıyor ki bir an bile ‘ne zaman bitecek’ diye saate bakmıyorsunuz. Kurgu, o hızlı ve zekice tasarlanmış soygun filmlerine bir saygı duruşu niteliğinde ama kendi özgün dilini de asla kaybetmiyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer Ocean’s Eleven tarzı zekice planlanmış soygun hikayelerini seviyorsanız ve bu ciddiyetin animasyonun sınırsız hayal gücüyle harmanlanmasından keyif alıyorsanız, bu yapım tam size göre. Karakterler arasındaki o çatlak dostluk hikayeleriyle beslenen, içindeki sokağa yakın mizahı hissetmek isteyen herkes bu filmin temposuna kapılacaktır. Sadece çocuklar için değil, hayatın içindeki o ‘ikinci şans’ temasına inanan yetişkinler için de derinlikli bir metin sunuyor. Öte yandan, sadece düz bir aksiyon ya da kaba mizah arayanlar, filmin karakter gelişimine ve duygusal anlarına ayırdığı süreden biraz sıkılabilir. Çok derin felsefi alt metinler veya devrim niteliğinde bir senaryo beklentisiyle gelenleri de uyarayım; bu film vaktinizi çalmadan, sizi eğlendirmek ve karakterlerin o karmaşık dünyasına ortak etmek için var. Hayatın siyah ve beyazdan ibaret olmadığını, her canlının içinde biraz ‘kötülük’ ama çokça ‘değişme arzusu’ olduğunu görmek isteyenler ekran başında keyifli bir vakit geçirecektir. Eğer fazla ciddi, ağır ilerleyen ve her şeyin mantık çerçevesinde kalmasını bekleyen bir izleyiciyseniz, bu çılgın ve bazen kuralları yıkan ekip size biraz fazla hareketli gelebilir. Ancak samimi, tok ve temposu yüksek bir macera arayanlar için kaçırılmaması gereken bir iş olmuş.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!