Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı (2007), hırslı bir hayranın zehirli sevgisi ile yorgun bir efsanenin son demlerini buluşturan, tozlu ve puslu bir ağıt gibi başlıyor. Sinemanın o alışılagelmiş hızlı silahşor hikayelerinden çok uzak, her karesi bir tabloyu andıran bu yapımı anlamak için Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı izle seçeneğiyle yola koyulduğunuzda, aslında bir biyografiden ziyade insanın karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Batı’nın o bitmek bilmeyen geniş düzlükleri burada bir özgürlük alanı değil, karakterlerin kendi iç dünyalarında sıkışıp kaldığı dar birer hapishaneye dönüşüyor. Kışın ayazını, ahşap evlerin gıcırtısını ve bir silahın soğuk metalini teninizde hissediyorsunuz. Vahşi Batı’nın son demlerinde, mitlerin yıkılmaya başladığı o puslu atmosferde, sessizliğin bile bir dili var ve film bu sessizliği en etkili şekilde kullanarak izleyiciyi daha ilk dakikalardan itibaren ağır bir hüznün içine çekiyor. Karakterlerin arasındaki o tekinsiz bağ, sadece bir suç hikayesi anlatmakla yetinmiyor, aynı zamanda insanın tanınma hırsı uğruna nelerden vazgeçebileceğini de yüzümüze çarpıyor.
Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı Konusu
1881 yılının sert rüzgarları eserken, 34 yaşındaki Jesse James artık sadece bir kanun kaçağı değil, aynı zamanda halkın gözünde yaşayan bir efsanedir. Ancak bu efsane hali, beraberinde ağır bir paranoyayı ve ruhsal bir tükenmişliği getirir. Çevresindekiler onun kellesine konan ödülün hayaliyle yanıp tutuşurken, Jesse kimin gerçekten dost olduğunu, kimin ise hançerini bileyleyip beklediğini anlamaya çalışırken zihnini yitirme noktasına gelir. Olay örgüsünün tam merkezinde ise Robert Ford yer alır; Jesse’ye saplantılı derecede hayran, onun her hareketini taklit eden ama onun gölgesinde kalmaya mahkum genç ve silik bir adam. Robert’ın bu hastalıklı hayranlığı zamanla kıskançlığa, oradan da tehlikeli bir öfkeye dönüşürken, Jesse James’in çetesine dahil olma çabası aslında büyük bir yıkımın zeminini hazırlar. Bir yanda dağılmakta olan bir suç imparatorluğunun son kalıntıları, diğer yanda ise ismini tarihe yazdırmak için ihaneti tek yol olarak gören bir korkağın planları vardır. Hikaye ilerledikçe, Jesse’nin kendi sonuna doğru yürürken sergilediği o kabullenmiş tavır ve Robert’ın her geçen gün artan huzursuzluğu, aralarındaki gerilimi tırmandırır. Bu süreç, sadece bir cinayetin hazırlığı değil, iki farklı insanın ruhsal çöküşünün de resmidir.
Beklentileri Karşılar mı? (Editörün Yorumu)
Yönetmen **Andrew Dominik**, bu filmde klasik türün kodlarını alıp onları duygusal bir enkaz hikayesine çevirerek oldukça cesur bir işe imza atıyor. Filmin görsel dili, doğanın güzelliğini sunmaktan ziyade karakterlerin içsel yalnızlığını vurgulayan bir hüzünle dolu. **Brad Pitt**, Jesse James karakterinde o güne kadar gördüğümüz yakışıklı kahraman imajını tamamen bir kenara bırakıp, ölümü bekleyen bir adamın o donuk ve korkutucu bakışlarını muazzam bir derinlikle yansıtıyor. Ancak filmin asıl yükünü omuzlayan isim kesinlikle **Casey Affleck** oluyor; Robert Ford’un o ürkek, sinir bozucu ve yer yer tiksinti uyandıran ama bir o kadar da acınası halini canlandırırken bambaşka bir seviyeye çıkıyor. **Sam Rockwell**, **Paul Schneider** ve **Jeremy Renner** gibi isimler ise hikayenin o tekinsiz atmosferini besleyen, her biri kendi hikayesine sahip karakterlerle bütünü kusursuzca tamamlıyorlar. Filmin temposu oldukça ağır ve bu durum sabırsız izleyiciler için bir engel teşkil edebilir. 7.1’lik IMDb puanı, filmin hak ettiği sanatsal değerin bir miktar altında kalsa da, bu durum muhtemelen genel kitlenin beklediği hızlı aksiyon sahnelerinin filmde yer almamasından kaynaklanıyor. Müzikler sahnelerin ağırlığını öyle güzel besliyor ki, bazen bir diyalogdan çok bir piyano tuşunun sesi karakterin o anki çaresizliğini anlatmaya yetiyor. Bazı sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını hissettiğiniz anlar olsa da, yönetmenin tercihi olan bu ağır işleyiş, suikasta giden o stresli bekleyişi iliklerinize kadar hissetmeniz için özellikle tercih edilmiş gibi duruyor. Film, bir kahramanın nasıl öldüğünden ziyade, bir korkağın o kahramanı nasıl öldürmek zorunda hissettiğini en çıplak haliyle anlatıyor.
Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı Filmini Kimler İzlemeli?
Eğer sinemadan beklentiniz sadece zaman geçirmek değil, bir karakterin ruhunun en karanlık köşelerine inmekse bu film tam size göre bir tercih olacaktır. İnsanın içindeki o çiğ hırsın, takdir görme arzusunun bir canavara nasıl dönüştüğünü merak edenler için bu yapım bir ders niteliği taşıyor. Melankoliyi seven, ağır ritimli ama görsel olarak zengin hikayelerden hoşlanan izleyiciler bu atmosferde kendilerini kaybedeceklerdir. Özellikle tarihin tozlu sayfalarındaki kahramanlık masallarının aslında ne kadar kanlı, kirli ve hüzünlü olduğunu görmek isteyenler bu farklı perspektifi çok sevecek. Ancak, Western dendiğinde akla sadece hızlı atlar, bitmek bilmeyen düellolar ve heyecanlı kovalamacalar geliyorsa, bu film büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. Sabırsız bir ruh halindeyken izlendiğinde, filmin o sanatsal dokunuşları birer yük gibi gelebilir. Bu yapım, tüm dış dünyayı sessize alıp, ışıkları söndürüp kendinizi o kış güneşinin soluk ışığına ve tren raylarının ritmik sesine bırakmanız gereken bir sabır ve dikkat işidir. Şöhretin ağırlığı altında ezilenlerle, o şöhretin kırıntılarını toplamak için kimliğini satanların çatışmasını izlemek isteyen her sinemasever bu deneyimi tatmalıdır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!