Kralın Kızı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kralın Kızı (orijinal adıyla “The King’s Daughter”) filminin fragmanını ilk gördüğünüzde beyninizde anlamsız bir alarm çalmaya başlayabilir. Kral XIV. Louis’nin saray ihtişamının ortasında, denizkızı ve ölümsüzlük arayışı, “Acaba buradan nasıl bir film çıkar?” sorusunu zihninizde döndürüyor. Özellikle fantastik yapımlara mesafeli duran ama yine de farklı bir şeyler arayan sinemaseverler için, “Kralın Kızı izle” butonuna tıklamadan önce bilmeniz gereken ufak bir detay var: Bu film, klasik bir masal anlatımından ziyade, kendi içinde karmaşık duygusal bağlar kurmaya çalışan bir yapım. Sarayların o gösterişli ama bir o kadar da acımasız dünyasıyla, denizin derinliklerindeki sihirli varlıkların iç içe geçtiği bir dünya sunuyor. Peki, bu garip buluşma gerçekten izleyicisini yakalayabiliyor mu? Yoksa o kadar güzel konsept, altı boş bir balona mı dönüşüyor? Gelin, bu kraliyet fantezisinin derinliklerine inelim.
Kralın Kızı Konusu
Fransa’nın ihtişamlı Versailles Sarayı’nda geçen hikaye, gücünü ve yaşam süresini kaybetmekten korkan Kral XIV. Louis’nin, ölümsüzlüğün peşine düşmesiyle başlıyor. Tarihin en bilinen, en kudretli krallarından biri, ebedi gençliği bulmak için mistik bir yola giriyor ve kendini, okyanusun derinliklerinden yakalanıp saraya getirilen bir denizkızının yaşam gücünü kullanma fikrine kaptırıyor. Kralın planı belli: Denizkızını belirli bir ay döngüsünde feda ederek, kendisi için sonsuz bir hayat elde etmek. Ancak işler, kralın asi ve özgür ruhlu kızı Marie-Josèphe’in bu denizkızını keşfetmesiyle karışıyor. Gözlerden uzak bir şekilde tutulan yaratıkla beklenmedik bir bağ kuran Marie-Josèphe, babasının zalim planını öğrendiğinde büyük bir ikilemde kalıyor. Bir yanda ailesine olan sadakati, diğer yanda ise masum bir canlının yaşam hakkı var. Bu durum, saray entrikaları, gizli aşklar ve beklenmedik kaçış planlarıyla dolu bir maceranın fitilini ateşliyor. Denizkızının kaderi, kraliyetin geleceği ve genç prensesin kendi vicdanı arasında sıkışıp kalmış bir denge arayışı, filmin ana eksenini oluşturuyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, film başlangıçtaki ilginç konseptin potansiyelini pek kullanamıyor. Sean McNamara‘nın yönetmenliğinde bu fantastik drama karışımı biraz yavan kalmış. Hikaye, yer yer merak uyandırsa da, genel akışında bir bocalama hissediliyor. Versailles Sarayı’nın o görkemine rağmen, mekanların ve dönemin ruhu tam yansımıyor gibi. Görsel olarak bazı anları yakalasa da, sizi içine çekecek bir derinlik sunmuyor. Film, yer yer sıkıcı olmaktan kurtulamıyor; olay örgüsü bazen yavaş ilerliyor, karakter motivasyonları havada kalıyor.
Oyunculuklara gelince, Pierce Brosnan, Kral Louis XIV rolünde karizmatik duruşunu sergiliyor ama rolün gerektirdiği zalimliği ve kırılganlığı aynı anda dengelemekte zorlanmış, o ağırlığı tam veremiyor. Kaya Scodelario, asi prenses Marie-Josèphe’i fena taşımıyor, denizkızıyla kurduğu bağdaki samimiyeti ekrana yansıtmaya çalışmış. Ancak en çok sırıtan performans bence Benjamin Walker‘dan geliyor; karakteri biraz zorlama durmuş. William Hurt ve Julie Andrews gibi tecrübeli isimler rollerine profesyonelce yaklaşsa da, bu hikayeyi tek başlarına sırtlamaya güçleri yetmiyor. Özellikle Julie Andrews‘un anlatıcı sesi, masalsı bir hava katmaya çalışsa da, hikayenin kendi içindeki eksiklikleri kapatamıyor.
IMDb puanı olan 7’yi gördüğümde biraz şaşırdım; bana göre film bu puanın altında bir deneyim sundu. İzleyici, “farklı bir konu var, puanı hak eder” düşüncesiyle mi değerlendirmiş bilemiyorum ama filmin genelindeki boşluklar ve işlenişindeki zayıflıklar göz ardı edilmiş gibi. Genelde 6 civarı bir puan daha adil olabilirdi. Evet, bir denizkızı ve kral var ama bu konseptin hakkı verilmemiş, biraz boşa harcanmış gibi hissettiriyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Kraliyet entrikalarına meraklıysanız, “Kralın Kızı” size o dünyaya bir kapı aralayabilir. Özellikle 17. yüzyıl Fransa atmosferini, fantastik bir denizkızı dokunuşuyla görmek isteyenler bu filmi deneyebilir. Tarihi ve masalsı, kafa yormayan bir yapım arıyorsanız, aradığınızı bulabilirsiniz. Fantastik canlılarla kurulan duygusal bağları sevenler için de film, yer yer tebessüm ettiren anlar sunuyor. Büyük bir aksiyon ya da derinlikli bir dram bekleyenler için ise biraz hayal kırıklığı yaratabilir. Özetle, fantastik kurgulara, kraliyet dramalarına ve peri masallarına göz kırpan hikayelere ilgi duyan, çok iddialı olmayan, çerezlik bir film arayan izleyiciler için uygun bir seçenek. Beklentinizi çok yüksek tutmazsanız, filmin sunduğu o naif havayı yakalayabilirsiniz.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!