Kung Fu Panda 4
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kung Fu Panda 4 geldi çattı arkadaşlar! Biliyorum, hepimiz Po’nun o sakar ama bir o kadar da sevimli hallerine, bilgelik arayışına ve tabii ki nefis dövüş sahnelerine aşığız. Haliyle dördüncü film duyurulduğunda hepimizin içinde bir heyecan kıpırtısı oldu. “Yine mi Po, yine mi macera?” derken, bir yandan da acaba serinin o alıştığımız tadını, o komik ve bir o kadar da yüreğimize dokunan ruhunu koruyabilecek mi diye meraklandık. Açıkçası ben bu filme gitmeden önce kafamda deli sorularla boğuştum. Hem bir devam filmi klasiği olan “ilklerin tadını vermez” korkusu hem de “acaba çocukluğumun efsanesini harcarlar mı” endişesi… Ama yine de ne olursa olsun, bir Kung Fu Panda 4 izlemeden içim rahat etmezdi. Seri boyunca Po’nun Ejderha Savaşçı olma yolculuğuna şahit olduk, Master Shifu’dan aldığı derslerle piştiğini gördük ve öfkelinin beşlisinin maceralarına bayıldık. Şimdi ise bambaşka bir macerayla karşımızda. Hazır mısınız? Çünkü Po, bildiğiniz Po değil, bambaşka bir görevle huzurunuzda!
Kung Fu Panda 4 Konusu
Po, yani sevgili Ejderha Savaşçımız, bu kez kötülere karşı savaşmaktan çok daha büyük ve tuhaf bir görevle karşı karşıya. Düşünsenize, onca macera, onca düşman dövdükten sonra nihayet huzura ermeyi beklerken, birdenbire Huzur Vadisi’nin ruhani lideri olması isteniyor! Şaka gibi değil mi? Po, ruhani liderlik hakkında benim pazartesi sendromu hakkında bildiğim kadar bilgiye sahip. Yani sıfır! Bu da yetmezmiş gibi, yeni unvanına kavuşmadan önce hızla yeni bir Ejderha Savaşçısı bulup eğitmesi gerekiyor. Yani kısacası, kendi yerine birini yetiştirmek zorunda. Ama gelin görün ki, bu iş hiç de sandığı kadar kolay olmayacak. Tam bu sırada, kılığını değiştirebilen ve Po’nun geçmişteki tüm kötüleri geri çağırma gücüne sahip, kurnaz ve kötü bir cadı olan Bukalemun sahneye çıkıyor. Evet, yanlış duymadınız, daha önce alt ettiğimiz tüm düşmanlar geri gelebilir! Po, hem ruhani liderlik sorumluluğunu anlamaya çalışırken hem de Bukalemun’un planlarını durdurmak için beklenmedik bir ortakla, düzenbaz tilki Zhen ile yollara düşüyor. Zhen, ilk başta Po’nun pek de hoşuna gitmeyen, hatta ona sürekli sataşan biri olsa da, ikilinin bu alışılmadık macera boyunca nasıl bir bağ kurduğunu görmek gerçekten merak uyandırıcı. Po’nun bu yeni görevi kabul edip etmeyeceği, yeni Ejderha Savaşçısı’nı bulup bulamayacağı ve Bukalemun’u nasıl durduracağı ise filmin ana düğümlerini oluşturuyor. Daha fazla detay vermeden konuyu burada kesiyorum ki, o ilk izleme heyecanınız kaybolmasın. Ama şunu bilin ki, bu macerada Po’nun kahkahaları, dostluk ve kendini keşfetme temaları yine zirve yapacak gibi duruyor!
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, Kung Fu Panda 4, benim için biraz karışık duygular barındıran bir yapım oldu. Yönetmen Mike Mitchell, serinin mizah anlayışını ve görsel dilini korumayı başarmış. Ancak hikaye anlatımı ve karakter derinliği konusunda önceki filmlerin o zirve noktasına tam olarak ulaşabildiğini söylemek zor. Animasyon kalitesi ve dövüş sahnelerindeki akıcılık yine muazzam. Özellikle hızlı kurgu ve renk paleti, bir animasyon filminden beklenebilecek her şeyi sunuyor. Fakat ana hikaye, serinin ilk üç filminin sunduğu o derinliği ve yenilikçi ruhu biraz yitirmiş gibi. Daha çok “bir sonraki seviyeye geçiş” filmi havasında. Oyuncu performanslarına gelirsek, Jack Black yine Po karakterine hayat veriyor, onun ses tonu ve enerjisi olmasa bu serinin tadı bambaşka olurdu, o kadar söyleyeyim. Jack Black’in performansı her zamanki gibi döktürüyor, Po’nun o sakar ama bir o kadar da yürekli hallerini iliklerinize kadar hissettiriyor. Yeni karakterlerden Awkwafina’nın seslendirdiği Zhen, ilk başta biraz antipatik gelse de, filmin ilerleyen dakikalarında Po ile olan kimyası oturuyor ve hikayeye tatlı bir dinamizm katıyor. Viola Davis’in Bukalemun karakteri ise harika bir kötü olmuş; sesiyle bile o tehditkar havayı hissettiriyor. Ancak Dustin Hoffman (Shifu) ve Bryan Cranston (Li Shan) gibi efsanevi isimlerin bu filmde daha az ön planda olması, biraz hayal kırıklığı yaratmış olabilir. Film, 7 IMDb puanıyla bu tarz bir animasyon-komedi-aksiyon karışımı için gayet yeterli bir yerde duruyor. İlk filmlerin 7.5-8 bandındaki puanlarına ulaşamasa da, türünün genel ortalamasının üzerinde. Yani bir animasyon filmi için kesinlikle “eh işte” dedirtmiyor, ancak “unutulmaz” kategorisine de girmiyor. Benim kişisel yorumum, fragmanın vaat ettiklerini büyük ölçüde karşılıyor ama serinin zirve noktası değil, daha çok bir ara geçiş filmi olarak konumlanıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer siz de benim gibi Kung Fu Panda serisinin sıkı bir takipçisiyseniz ve Po’nun yeni macerasını kaçırmak istemiyorsanız, bu film tam size göre. Özellikle hafta sonu kafa dağıtmalık, ailece izlenebilecek eğlenceli bir şeyler arıyorsanız, Kung Fu Panda 4 kesinlikle iyi bir seçenek. Animasyonun büyülü dünyasına dalıp, gülerken bir yandan da dostluk, değişim ve kendini keşfetme gibi evrensel temalar üzerine düşünmeyi sevenler, bu filmden keyif alacaklardır. Çok derin bir hikaye beklemeyen, daha çok görsel şölen ve Po’nun sakarlıklarına kahkahalarla gülmek isteyen izleyiciler için biçilmiş kaftan. Kısacası, eğer bir Po hayranıysanız, seriyi tamamlamak ve yeni karakterlerle tanışmak için bu filmi listenize eklemelisiniz. Hadi bakalım, Popcorn’lar hazır mı? Çünkü Po yine bir şeyleri alt üst etmeye geliyor!



















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!