Lara Croft : Tomb Raider – Yaşamın Kaynağı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Lara Croft : Tomb Raider – Yaşamın Kaynağı, maceranın tanımını sürekli yeniden yazma iddiasıyla çıkan bir devam filmi. Orijinal adıyla Lara Croft: Tomb Raider – The Cradle of Life, ilk filmin yarattığı beklentileri sırtında taşıyarak, dünyanın dört bir yanında soluk soluğa bir hazine avına girişiyor. Eğer bu epik kovalamacayı ekrana getiren Lara Croft : Tomb Raider – Yaşamın Kaynağı izleme düşüncesi aklınızdan geçiyorsa, iki saatinizi boşa harcamadan önce bazı gerçekleri bilmelisiniz. Bir kadının tek başına bir orduya bedel olduğu klişesini gerçekten yeniden yorumlayabiliyor mu, yoksa sadece eski formülleri mi ısıtıp sunuyor? İşte, popüler bir oyun kahramanının sinemadaki ikinci sınavına dair gerçekler.
Lara Croft : Tomb Raider – Yaşamın Kaynağı Konusu
Filmin kalbinde, tüm insanlığın kaderini derinden etkileyebilecek kudretteki “Pandora’nın Kutusu” ve onun saklandığı efsanevi Yaşamın Kaynağı yatıyor. Bu paha biçilmez eseri, küresel çapta bir felakete yol açabilecek kötü niyetli bir biyolojik silah tüccarının eline geçmeden önce bulmak, Angelina Jolie‘nin canlandırdığı Lara Croft’un en kritik görevi. Eserin peşindeki soluksuz kovalamaca, sualtı keşiflerinden Hong Kong’un tehlikeli sokaklarına, Afrika’nın vahşi diyarlarından antik Yunan kalıntılarına kadar dünyanın en ücra köşelerine uzanıyor. Lara, bu zorlu ve zamanla yarışılan yolculukta sadece amansız düşmanlarla değil, aynı zamanda uluslararası bir suç şebekesi ve kendi geçmişinden gelen karmaşık gölgelerle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Tehlike her köşede, ihanet ihtimali her adımda pusuda beklerken, Lara’nın kararlılığı ve fiziksel sınırları sonuna kadar zorlanıyor. Pandora’nın Kutusu’nun taşıdığı sır ne? Ve bu sır, dünyayı kurtarmak için kahramanımıza ne gibi bedeller ödetiyor? Bu soruların yanıtı, filmin aksiyon dolu çekirdeğini ve izleyicinin merakını ayakta tutan gerilimi oluşturuyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
IMDb’den aldığı 5.8 puan, Lara Croft : Tomb Raider – Yaşamın Kaynağı için “ortalama altında” seviyesini işaret ediyor; ne büyük bir başarı ne de tam bir fiyasko. Yönetmen koltuğunda oturan Jan de Bont, Hız Tuzağı’ndan bildiğimiz o gerilimli aksiyon dinamiklerini bu filmde tam olarak yansıtamamış. Aksiyon sahneleri görsel olarak doyurucu, evet. Özellikle motorsikletli kovalamacalar, jet ski sekansları ve bazı dövüş koreografileri anlık tatmin sunsa da, özgünlükten uzak kalıyor, daha önce defalarca gördüğümüz manzaraları tekrar sunuyor. Angelina Jolie, Lara Croft karakteriyle bütünleşme konusunda ilk filme göre daha oturaklı, daha cesur bir performans sergiliyor. Fiziksel olarak rolün hakkını veriyor, bunu inkar etmek aptallık olur, ancak karakterin duygusal derinliği hala bir video oyunundan öteye geçemiyor. Bu da izleyiciyle gerçek bir duygusal bağ kurmayı zorlaştırıyor. Gerard Butler‘ın canlandırdığı Terry Sheridan karakteri ise filme biraz “gri” alan katma çabası gösterse de, ikilinin kimyası pek tutmuyor, zorlama bir romantizm hissi bırakıyor. Filmin en büyük handikabı, senaryosunun bir oyunu takip edercesine, bir görevden diğerine atlayan, bölümlerden oluşan yapısı. Bu durum, olay örgüsüne gerçek bir ivme kazandırmanın önüne geçiyor. Sadece “bir sonraki aksiyon sahnesi nerede?” diye beklerken buluyorsunuz kendinizi. Finaldeki büyük yüzleşme ise klişelerden besleniyor ve beklenmedik bir yumruk vuramıyor, tahmin edilebilir kalıyor. Eğer “çok düşünmeyeyim, sadece aksiyon olsun” diyenlerdenseniz, belirli sekansları sizi eğlendirebilir. Ama daha fazlasını, hikaye derinliğini veya yaratıcı çatışmaları arayanlar, kuru bir tatla ayrılacak. Ciarán Hinds ve diğer yardımcı oyuncular Chris Barrie, Noah Taylor rolleri için yeterli performansı sergiliyor ancak senaryonun sığlığı onların da parlamasına engel oluyor. Bir aksiyon filmi olarak minimumu sağlıyor, fazlasını değil, ortalama bir macera sunuyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu film, yüksek tempolu kovalamacaların ve egzotik mekanların hayranı olanlara hitap ediyor. Indiana Jonesvari define avı temalarını, modern zaman aksiyonuyla harmanlanmış görmek isteyenler, özellikle de bilgisayar oyunlarının sinema uyarlamalarına hoşgörüyle yaklaşanlar için bir seçenek olabilir. Güçlü, bağımsız kadın karakterlerin başrolde olduğu, fiziksel becerileriyle öne çıkan kahramanları sevenler bu yapımda Angelina Jolie‘nin performansına odaklanabilir. Ayrıca, dünyayı saran komplolar, antik sırlar ve biyolojik tehdit senaryolarına ilgi duyan ancak bu unsurların çok derinlemesine işlenmesini beklemeyen izleyiciler de keyif alabilir. Zihin yorucu dramlardan kaçıp, görsel aksiyonun tadını çıkarmak isteyenler için tasarlanmış bir film. Özellikle eski tarz aksiyon filmlerinin sunduğu saf eğlenceyi arayan, mantık hatalarına pek takılmayan ve hikayenin karmaşıklığından ziyade görsel şölenlere öncelik veren bir kitle için uygun. Yani, beynini bir süreliğine kapatıp, hızlı kurgu ve bol patlama görmek isteyenlere sesleniyor.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!