Malefiz
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Malefiz, yani orijinal adıyla Maleficent (2014), yıllardır bildiğimiz o klasik masalın karanlık köşelerine ışık tutan, bizi alışılmışın dışındaki bir perspektifle karşılayan bir yapım. Çocukluğumuzun o meşhur kötü karakterini sadece siyah kanatlı bir korku unsuru olmaktan çıkarıp, onun neden bu hale geldiğini sorgulatan bu hikayeyi daha önce hiç bu kadar yakından görmemiştik. Eğer aklınızda masalsı bir atmosferin içinde kaybolup gerçek bir karakter dönüşümüne şahitlik etmek varsa, Malefiz izle seçeneği üzerinden ekran başına geçmek size oldukça farklı bir bakış açısı kazandırabilir. Burada mevzu sadece bir prensesin parmağını iğneye batırması değil, o iğnenin ucundaki zehrin hangi hayal kırıklıklarından beslendiği. Kalbi kırılan bir kadının, intikam ateşiyle nasıl bir canavara dönüşebileceğini ama aynı zamanda o karanlığın içinde bile sönmeyen bir ışığın varlığını hissetmek gerçekten etkileyici.
Malefiz Konusu
Hikayemiz, insanların hırslarından uzak, büyülü ve huzurlu bir orman krallığı olan Moors’ta başlıyor. Malefiz, bu ormanın en güçlü ve en saf ruhlu perisiyken, yolları Stefan adında bir insanla kesişiyor. Aralarındaki bağ, zamanla büyüse de insanın güç ve iktidar hırsı, masumiyetin üzerine simsiyah bir gölge düşürüyor. Stefan’ın kendi geleceği için yaptığı korkunç ihanet, Malefiz’in sadece kanatlarını değil, dünyaya ve insanlığa olan inancını da koparıp alıyor. Bu yıkımla birlikte o eski, neşeli peri gitmiş; yerine hınç dolu, sert ve acımasız bir figür gelmiştir. Stefan kral olduğunda ve bir kızı, yani Aurora doğduğunda Malefiz için intikam vakti gelmiştir. Ancak o meşhur laneti Aurora’nın üzerine yıkarken, zamanla bu küçük kızın kendi içindeki karanlığı bile nasıl yumuşatabileceğini ve kaderin onları nasıl bir araya getireceğini henüz bilmemektedir. İhanetin soğukluğu ile şefkatin sıcaklığı arasındaki bu amansız çatışma, filmin temel damarını oluşturuyor. Film boyunca bir kötünün nasıl inşa edildiğini değil, aslında birinin nasıl zorla kötüye dönüştürüldüğünü izliyoruz. Bu süreçte yaşananlar sadece bir savaş değil, aynı zamanda derin bir ruhsal hesaplaşma niteliği taşıyor. Ormanın o parlak renklerinin, Malefiz’in öfkesiyle birlikte nasıl griye ve siyaha büründüğünü görmek, karakterin ruhsal çöküşünü simgeleyen en güçlü detaylardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Filmin merkezinde duran ve tüm yükü omuzlayan isim kesinlikle Angelina Jolie. Karakterin o asil duruşunu, kırgınlığını ve sonradan kazandığı sertliği öyle bir dengeyle yansıtıyor ki, ekrandan gözünüzü ayırmanız imkansız hale geliyor. Robert Stromberg, fantastik bir dünyanın inşasında yönetmen koltuğunda otururken, görsel dünyayı karakterin ruh haline göre şekillendirmeyi başarmış. IMDb üzerindeki 7.1 puanı, bu çapta bir fantastik yapım için oldukça dürüst bir karşılık aslında. Bazı kısımlarda hikayenin akışı klasik Disney çizgilerine takılsa da, masalı tersyüz etme biçimi bu açıkları kapatıyor. Sharlto Copley tarafından canlandırılan Stefan karakterinin hırsı ve yozlaşması, izleyicide gerçek bir öfke uyandırırken, Elle Fanning can verdiği Aurora ile o saflığı ve masumiyeti çok duru bir şekilde aktarıyor. Yan rollerde Imelda Staunton, Lesley Manville ve Lesley Manville gibi isimlerin varlığı da dünyayı zenginleştiren detaylardan. Filmin en büyük başarısı, kötü diye etiketlediğimiz birine karşı içimizde derin bir empati uyandırması. Bazı sahnelerdeki tempo düşüklüğünü veya bazı yardımcı karakterlerin biraz yüzeysel kalışını, ana hikayenin duygusal ağırlığıyla tolere edebiliyoruz. Özellikle Malefiz’in kendi lanetine pişmanlık duyduğu anlardaki o çaresizlik, Angelina Jolie tarafından o kadar gerçekçi verilmiş ki, karakterin acısını iliklerinizde hissediyorsunuz. Filmin teknik yönü de bu duygusal geçişleri desteklemek için oldukça sağlam kurulmuş. Kostüm tasarımlarından renk paletine kadar her şey, ana karakterin iç dünyasındaki fırtınaları yansıtmak üzere tasarlanmış gibi duruyor. Beklentilerin üzerinde bir derinlik sunduğunu söylemek yanlış olmaz.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu film, sadece siyah beyaz karakterlerden oluşan, iyinin mutlak iyi, kötünün ise sebepsizce kötü olduğu masallardan sıkılanlar için biçilmiş kaftan. Birinin canını yaktığınızda aslında kendi ruhunuzdan neleri eksilttiğinizi görmek istiyorsanız bu hikaye size çok şey anlatacaktır. Masalların sadece çocuklar için olmadığını, yetişkinlerin de hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıkabileceğine dair katmanlar barındırdığını düşünenler bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Kırılmış bir kalbin, yeniden iyileşme sürecini ve bazen en büyük düşmanımızın bile aslında yaralarımızı saran tek kişi olabileceğini hissetmek isteyenler için bu film doğru bir adres. Eğer tek düze aksiyon sahneleri yerine, karakterin içsel yolculuğuna ve duygusal değişimlerine odaklanan bir fantastik dram arayışındaysanız, ekran karşısında geçireceğiniz bu vakit kesinlikle karşılığını bulacaktır. Kalıplara sığmayan, gri alanlarda dolaşan ve affetmenin ağırlığını hissettiren hikayeleri sevenlerin kaçırmaması gereken bir iş duruyor karşımızda. Aynı zamanda anne-kız ilişkisinin kan bağına dayanmayan, çok daha derin bir ruhsal bağla kurulabileceğini gösteren bu anlatı, aile kavramına da farklı bir yerden bakmanızı sağlayabilir. Kendi karanlığından korkmayan ama o karanlığı aydınlatacak bir el arayan herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir yapım bu. Klasik anlatıların ötesine geçmek isteyen, karakter motivasyonlarına önem veren ve atmosferin içinde kaybolmayı seven izleyiciler için oldukça tatmin edici bir seçim olacaktır. Sonuçta hepimiz hayatın bir noktasında birilerine kızıp kendi duvarlarımızı örmedik mi? İşte bu film, o duvarların nasıl yıkılabileceğine dair dürüst bir yol haritası sunuyor.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!