Mama
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Mama (2013), türkçe adıyna Anne, izleyiciyi en saf çocukluk korkularıyla yüzleştiren, gölgelerin içinde gizlenen o tekinsiz boşlukta dolaşan bir yapım. Sinema dünyasında anne şefkati genellikle sığınılacak en güvenli liman olarak resmedilirken, bu film bu kutsal bağı bambaşka, karanlık ve rahatsız edici bir boyuta taşıyor. Mama izle arayışıyla bu incelemeye ulaştıysanız, sadece basit bir hayalet hikayesiyle değil, terkedilmişliğin ve yabancılaşmanın getirdiği ağır bir hüznün içine çekileceğinizi bilmelisiniz. Bir ormanın derinliklerinde, medeniyetten kopmuş iki küçük çocuğun hayatta kalma mücadelesi üzerinden şekillenen atmosfer, ilk dakikalardan itibaren insanın göğüs kafesine bir baskı gibi çöküyor. Diğer türdeşlerinden ayrılan en büyük özelliği, korkuyu sadece ani ses patlamalarına bağlamayıp, o çaresiz yalnızlık hissini iliklerinize kadar hissettirmesi. Karanlık köşelerden size bakanın ne olduğunu anlamaya çalışırken, aslında sevginin ne kadar hastalıklı bir hale dönüşebileceğine tanıklık ediyorsunuz. Bu film, bir annenin koruma içgüdüsünün sınırlarının nereye kadar uzanabileceğini sorgulatan, iz bırakan bir gerilim vaat ediyor.
Mama Konusu
Beş yıl boyunca yıkık dökük bir kulübede kendi hallerine terk edilen Victoria ve Lilly’nin hikayesi, aslında büyük bir aile trajedisinin enkazı üzerinde yükseliyor. Babalarının işlediği korkunç bir suçun ardından doğanın kucağına, ya da belki de doğaüstü bir gücün kollarına bırakılan bu iki kız kardeş, yıllar sonra bulunduklarında artık bildiğimiz anlamda insan evladı gibi davranmıyorlar. Vahşileşmişler, dilleri değişmiş, hareketleri hayvansı bir hal almış ve dünyayı algılama biçimleri tamamen başkalaşmış. Onları bulmak için yıllarını harcayan amcaları Lucas, sevdiği kadın Annabel ile birlikte bu çocuklara yeni bir hayat sunmaya çalışırken, aslında beraberlerinde getirdikleri o görünmez, uğursuz bağı da eve davet ettiklerini fark etmiyorlar. Çocukların o kulübede geçen beş yıl boyunca nasıl beslendikleri, nasıl donmadıkları ve onları nelerin koruduğu sorusu, filmin gizemli dokusunu sürekli canlı tutuyor.
Annabel, başlarda çocuklara mesafeli duran, hatta kendi hayatında anne olma fikrine yer vermeyen, rock müzik tutkunu ve özgür ruhlu bir karakter. Ancak evin içinde yankılanan hırıltıların ve duvarda beliren açıklanamaz karaltıların sadece bir travma belirtisi olmadığını anladığında, gerçek bir savaşın tam ortasında kalıyor. Çocukların \”Mama\” dedikleri varlık, onlara sadece hayatta kalmayı öğretmemiş, aynı zamanda onları hastalıklı bir şekilde sahiplenmiş durumda. Bu sahiplenme duygusunun getirdiği kıskançlık ve koruma içgüdüsü, modern bir evde yaşanan her anı bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürüyor. Karakterlerin bu yeni duruma alışma süreci, küçük kızların medeniyetle vahşet arasındaki o ince çizgide gidip gelmeleriyle daha da gerilimli bir hal alıyor. Bir yanda kan bağıyla bağlı olan amcaları, diğer yanda onları karanlıkta büyüten o varlık arasında kalan çocukların sessiz çığlıkları hikayenin merkezine oturuyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan **Andy Muschietti**, bu ilk uzun metrajlı işinde aslında kendi yarattığı kısa filmin o ikonik dehşetini geniş bir perspektife yaymaya çalışıyor. Başrolde izlediğimiz **Jessica Chastain**, punk tarzı ve anne olmaya hazır olmayan halleriyle, türün klasik \”korumacı anne\” figüründen çok farklı bir performans sergiliyor. Onun bu dönüşümü, filmin en sağlam dayanaklarından biri. **Nikolaj Coster-Waldau** ise hikayede bir köprü görevi görse de, asıl övgü küçük oyuncular **Megan Charpentier** ve **Isabelle Nélisse**’e gitmeli. Çocukların o tekinsiz, neredeyse hayvansı hareketleri ve bakışlarındaki donukluk, gerilim dozunu sürekli yukarıda tutuyor. **Daniel Kash** ise olayların gizemini çözmeye çalışan doktor rolüyle hikayeye bilimsel ama bir o kadar da çaresiz bir bakış açısı katıyor.
Filmin IMDb üzerindeki 6.3 puanı, aslında türün meraklıları arasındaki o ikiye bölünmüşlüğü çok iyi özetliyor. Filmin atmosferi ne kadar güçlüyse, finaline doğru kullanılan görsel efektlerin bazı sahnelerde sırıttığını ve o gizemi bir parça dağıttığını söylemek mümkün. Bazı anlarda gerilimin yerini gereğinden fazla dijital müdahaleye bırakması, hikayenin o çiğ ve samimi dokusuna biraz zarar veriyor. Ancak yaratık tasarımı, o uzun kollar ve akışkan olmayan, rüya gibi kesik kesik hareketler gerçekten ürkütücü. Müziklerin kullanımı ve ses tasarımı, seyirciyi sürekli tetikte tutuyor. Mantık hataları yok mu? Elbette var. Bazı sahnelerde karakterlerin neden o karanlık odaya tek başına girdiği veya neden polisi aramak yerine kendi başlarına çözmeye çalıştıkları gibi klasik tür klişelerine düşülüyor. Yine de bu eksikler, filmin yarattığı o karanlık masal atmosferini tamamen yıkmıyor. Yapım, bir korku filminden beklenen o \”rahatsız etme\” görevini fazlasıyla yerine getiriyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapımı, özellikle karanlık peri masallarına ilgi duyan, sadece kan ve şiddet değil, aynı zamanda hüzünlü ve trajik bir arka plan arayanlar mutlaka izlemeli. Eğer \”Yetimhane\” veya \”Diğerleri\” gibi, odağında çocukların ve geçmişin hayaletlerinin olduğu filmlerden keyif alıyorsanız, bu hikaye sizin için doğru bir tercih olacaktır. Anne-çocuk ilişkisinin karanlık tarafına, terk edilme korkusuna ve sahiplenme duygusunun yıkıcı gücüne dair psikolojik okumalar yapmayı sevenler de filmde çokça derinlik bulacaktır. Sadece korkmak için değil, aynı zamanda bir hikayenin içine hapsolup o karakterlerle birlikte çaresizliği hissetmek isteyenler için biçilmiş kaftan.
Diğer taraftan, her şeyin bilimsel bir temele oturmasını bekleyen ve doğaüstü olaylardaki mantık boşluklarına tahammülü olmayan izleyiciler için bu yolculuk biraz yorucu olabilir. Finalin duygusal ağırlığı ve bazı sahnelerdeki yoğun dijital efekt kullanımı, daha gerçekçi ve \”saf\” korku arayanları tatmin etmeyebilir. Ayrıca, küçük çocukların tehlike altında olduğu sahnelerden aşırı rahatsızlık duyan ebeveynlerin de izlemeden önce bir kez daha düşünmesi yerinde olur. Bu film, bir hayatta kalma hikayesinden ziyade, bitmek bilmeyen bir yasın ve yanlış anlaşılan bir sevginin hikayesi olarak izlenirse gerçek tadına varılabilir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!