Mekanik 2: Suikast
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Suikast Konusu
Film, eski bir tetikçi olan Arthur Bishop’ın, namı diğer Jason Statham’ın, tetikçiliği bırakıp sakin bir hayat sürmesiyle başlıyor. Rio’da, adı sanı duyulmamış bir şekilde, Otto Santos adıyla yeni bir sayfa açmış kendine. Ama tabii ki geçmiş peşini bırakmıyor. Hayatına giren Gina, yani Jessica Alba’nın canlandırdığı karakter, bir anda bir tehdidin hedefi oluyor. Güçlü ve oldukça tehlikeli bir adam tarafından kaçırılan Gina’yı kurtarmanın tek yolu, Bishop’ın eski mesleğine, yani suikast dünyasına geri dönmesi. Ancak bu sıradan bir geri dönüş değil. Bishop’ın görevi, dünyanın farklı köşelerinde, birbirinden zorlu suikastleri gerçekleştirmek ve hepsine kaza süsü vermek. İşte o zaman başlıyor asıl curcuna. Bishop, sevgilisini kurtarmak için imkansız görünen görevlerin peşine düşerken, izleyici olarak biz de onunla birlikte, bol bol aksiyon ve macera dolu anlara tanık oluyoruz. Her adımda yeni bir tehlike, yeni bir zorluk çıkıyor karşısına. Filmin asıl merak uyandıran tarafı da bu zaten: Bishop, bu karmaşadan Gina’yı sağ salim çıkarabilecek mi, yoksa geçmişi onu tamamen yutacak mı?
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Şimdi gelelim can alıcı noktaya. Suikast, beklentileri karşılıyor mu? Aslında ne beklediğinize bağlı. Yönetmen Dennis Gansel, aksiyon sahnelerini çekme konusunda fena bir iş çıkarmamış. Özellikle suikastlerin “kaza süsü” verilme şekilleri, filme biraz yaratıcılık katmış. Hikaye akışı genelde tahmin edilebilir, çok büyük sürprizler beklemeyin. Ama film kendini izlettiriyor, çok da sıkmıyor. Özellikle Jason Statham hayranıysanız, aradığınızı bulacaksınız. Statham, her zamanki gibi rolünün hakkını veriyor. Mimikleriyle, tavırlarıyla o bildiğimiz sert ve karizmatik adamı başarıyla canlandırıyor. Fiziksel aksiyon sahnelerinde ne kadar iyi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Jessica Alba, güzelliğiyle ekrana yakışıyor ama oyunculuk performansı açısından çok derinlikli bir şey sunmuyor. Karakteri biraz daha “aranan kadın” kalıbından öteye gidemiyor gibi. Tommy Lee Jones’u filmde görmek güzel bir sürpriz ama rolü çok da büyük değil, daha çok bir cameo gibi. Oysa bu usta oyuncunun varlığı, filme daha fazla ağırlık katabilirdi. Michelle Yeoh da kısa da olsa sahneleriyle filmin havasını değiştiriyor, keşke daha çok görseydik. Kötü adam rolündeki Sam Hazeldine ise işini yapıyor, Bishop’ın karşısında duran tehdidi yeterince iyi yansıtıyor. IMDb puanı 6 olan bir film için gayet yerinde diyebilirim. Film, ‘eh işte’ denecek cinsten, kötü değil ama mükemmel de değil. Kafa dağıtmalık, çerezlik bir aksiyon filmi. Bazen aksiyonu abarttığı veya mantık hataları barındırdığı anlar olsa da, genel olarak sürükleyiciliğini koruyor. Eğer Statham’ın tekmelerini, yumruklarını ve o kendine has duruşunu seviyorsanız, keyif alırsınız.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu filmi kimler izlemeli derseniz, listem şöyle: Birincisi, tabii ki Jason Statham’ın karizmatik ve sessiz kiralık katil tiplemelerine bayılanlar. İkincisi, beyin yormayan, sadece aksiyon ve adrenalinin peşinden koşanlar. Üçüncüsü, uluslararası mekanlarda geçen, bolca dövüş ve patlama sahnesi içeren filmlerden hoşlananlar. Dördüncüsü, “bir adam sevgilisini kurtarmak için dünyayı alt üst ediyor” temalı hikayeleri sevenler. Son olarak da, sinemadan büyük beklentileri olmayan, sadece kaliteli bir vakit geçirmek isteyenler için ideal bir seçim. Eğer sıkıcı bir akşamı hareketlendirecek, bol aksiyonlu ama derinliği olmayan bir şeyler arıyorsanız, Suikast tam size göre.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!