Mumya Evi
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Mumya Evi. Ah, 2000’lerin ortası korku filmleri… Eğer siz de benim gibi o dönemin gerilimlerine hastaysanız, bu filmin adını duyduğunuzda yüzünüzde hafif bir tebessüm beliriyor olabilir. 2005 yapımı bu kült yapım, orijinal adıyla House of Wax, vizyona girdiğinde aslında kimse ondan büyük beklentiler içinde değildi; hele ki oyuncu kadrosunda popüler kültür ikonlarından Paris Hilton‘un olduğunu düşündüğümüzde. Ama gelin görün ki, zamanla kendi kitlesini yarattı ve birçok kişi için akılda kalıcı, tüyler ürpertici bir deneyime dönüştü. “Peki şimdi ben bu filmi neden izleyeyim, vaktimi harcamaya değer mi?” diye soruyorsanız, doğru yerdesiniz! Mumya Evi izlemeden önce bilmeniz gereken her şeyi samimi bir dille anlatacağım. Hafif bir gerilim arayışında olanlar ve klostrofobik bir atmosfere hazır olanlar, kemerlerinizi bağlasın. Bu yapım, o kasvetli ve tekinsiz atmosferiyle de kendine has, rahatsız edici bir yer ediniyor.
Mumya Evi Konusu
Peki, bu kasvetli hikaye bizi nereye sürüklüyor? Her şey bir grup gencin, senede bir düzenlenen büyük bir futbol maçına giderken yaptıkları talihsiz bir mola ile başlıyor. Elisha Cuthbert‘in canlandırdığı Carly ve arkadaş grubu, şehrin gürültüsünden uzak, kırsal bir alanda kamp kurmaya karar veriyorlar. Bilirsiniz işte, gençler, macera peşinde… Ancak bu macera, beklediklerinden çok daha karanlık bir hale bürünüyor. Gecenin bir yarısı tuhaf bir olayla irkiliyorlar, sabahında araçları bozuluyor. Yardıma ihtiyaç duyan bu talihsiz ekip, yol üzerinde eski, terk edilmiş gibi duran Ambrose adlı küçük bir kasabaya rastlıyor. Bu kasabanın en dikkat çekici özelliği ise, içinde inanılmaz gerçekçi balmumu heykelleri barındıran bir “Mumya Evi” müzesi. İlk başta büyüleyici görünen bu yer, kısa sürede dehşet verici sırları ortaya çıkarmaya başlıyor. Carly ve arkadaşları, bu kasabada yaşayanların aslında hiç de misafirperver olmadığını ve balmumu heykellerinin arkasında korkunç bir gerçeğin yattığını fark ettiklerinde iş işten geçiyor. Kasabanın tekinsiz sakinleri ve o ürkütücü Mumya Evi’nin her köşesi, gençlerin hayatını kabusa çevirmek üzere. Bu gruptan kimler hayatta kalacak, kimler bu balmumu cehenneminden kaçabilecek? Merakınız tavan yaptıysa, o ilk anları kendiniz deneyimlemeniz gerekiyor. Çünkü bu kasabanın sırları izleyicide mide bulandırıcı bir merak uyandırıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, House of Wax, 2000’lerin o “slasher” filmi beklentisini fazlasıyla karşılıyor. Yönetmen koltuğunda oturan Jaume Collet-Serra, filmin atmosferini ilmek ilmek işlemiş. O klostrofobik, tekinsiz kasaba hissini ekrana öyle bir yansıtıyor ki, ilk dakikalardan itibaren bir şeylerin ters gideceğini anlıyor ama ne zaman ve nasıl olacağını bilemiyorsunuz. Kasabanın o terk edilmiş, çürümüş görüntüsüyle, içerideki ‘sanat eserleri’ arasındaki kontrast, gerilimi katlıyor. Oyuncu performanslarına gelirsek, Elisha Cuthbert, çaresizliği ve hayatta kalma mücadelesini gayet iyi yansıtmış. Özellikle filmin sonlarına doğru yaşadığı o panik ve korku, size direkt geçiyor. Chad Michael Murray de “karizmatik ağabey” rolünde fena değil ama asıl parlayanlardan biri kesinlikle Brian Van Holt. Canlandırdığı karakterlerle resmen tüylerinizi diken diken ediyor, o rahatsız edici gülüşü ve hareketleri aklınızdan kolay kolay çıkmıyor. Ve evet, Paris Hilton… Hakkını vermek lazım, o dönemdeki popülerliğini iyi kullanmış ve hatta bazı sahnelerde şaşırtıcı derecede inandırıcı olmuş. Belki bir Oscar’lık performans değil ama rolünün hakkını vermiş diyebiliriz.
Filmin IMDb puanı 6. Bu tarz gençlik korku-gerilim filmleri için 6 puan aslında hiç de fena sayılmaz. Zaten bu tür, genellikle çok yüksek puanlar almaz. Ama önemli olan, kendi türü içinde ne kadar etkili olduğu. House of Wax, kanlı sahneleri, yaratıcı ölüm şekilleri ve o ürkütücü balmumu konseptiyle kendi nişini yaratmış durumda. Filmin en güçlü yanı bence bu görsel işkence ve mekan kullanımı. Sürekli bir tehlike hissi yaratıyor ve karakterler için umutsuzluk derinleşirken, izleyicinin de içini kemiriyor. Jaume Collet-Serra‘nın bu filmdeki yönetmenliği, daha sonraki gerilim filmleri için de bir nevi referans niteliğinde. Beklentileriniz büyük bir sanat filmi değil de, kaliteli bir korku gerilimse, bu film sizi kesinlikle tatmin edecektir.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Peki, bu tüyler ürpertici balmumu evini kimler ziyaret etmeli? Eğer siz de benim gibi 2000’lerin başındaki “gore” öğeleriyle harmanlanmış, gençlik odaklı korku filmlerine bayılıyorsanız, Mumya Evi tam size göre. Gerilimi, klostrofobik atmosferleri ve bolca kanlı sahneyi sevenler, bu filmden kesinlikle keyif alacaktır. Hafta sonu akşamı hafiften irkilmek ve bir gizemi çözmek isterseniz, bu film ilaç gibi. Sizi şaşırtacak, rahatsız edecek ama kesinlikle sıkmayacak bir alternatif arıyorsanız, tereddüt etmeyin. Unutmayın, bu bir başyapıt değil, iyi vakit geçirme ve gerilme arayışı! Şimdiden iyi seyirler! Ama yanınızda bir mumya evinize girmesin diye kapıları kilitlediğinizden emin olun!















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!