Ocean’s 12
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Ocean’s 12! Ah, o kadronun ekrana geri dönüşünü ilk duyduğumda yaşadığım heyecanı anlatamam. Düşünsenize, on bir kişilik ekip ilk filmde akıllara durgunluk veren bir soygunu başarıyla tamamlamış, biz de ağzımız açık izlemiştik. Peki sonra ne oldu? İşte bu film, tam da o sorunun cevabı ve itiraf etmeliyim ki, insanı bambaşka bir maceraya sürüklüyor. Eğer siz de benim gibi ‘Şu akşam şöyle keyifli bir şeyler izlesem de, hem biraz kafa dağıtsam hem de zekice kurgulanmış bir hikayeye dalsam’ diye düşünüyorsanız ve aklınızda uzun zamandır bir “Ocean’s Twelve izle” isteği varsa, oturun şöyle rahatça, çünkü sohbetimize başlıyoruz. Bu yapım, 2004 yapımı olmasına rağmen hala tazeliğini koruyan, keyifli bir devam halkası.
Ocean’s 12 Konusu
Hani o ilk filmdeki devasa soygunun ardından herkes köşesine çekilip hayatının tadını çıkarıyordu ya, işte o masal maalesef uzun sürmüyor. Danny Ocean ve ekibi, Las Vegas’ta Terry Benedict’i tam 160 milyon dolar dolandırdıktan sonra, sanki hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmeye çalışırlar. Kimisi evlenmiş, kimisi iş kurmuş… Ama işte kader ağlarını örer ya, birileri Benedict’e bu ekibin nerede olduğunu ispiyonluyor. E, Benedict de affetmez tabii! Öyle elinin tersiyle itmez koca servetini. Kapılarını çalıyor, o 160 milyon doları faiziyle birlikte geri istiyor. Ve bunun için öyle uzun uzadıya düşünme fırsatları da yok; çok kısıtlı bir zamanları var. Ekip apar topar yeniden bir araya geliyor ama bu seferki işleri Las Vegas’la sınırlı kalmıyor. Avrupa’nın o enfes şehirlerinde, daha önce hiç karşılaşmadıkları, kendileri kadar usta başka rakiplerle de yüzleşmek zorunda kalacaklar. Hikaye, ‘parayı nasıl bulup geri verecekler’ sorusunun yanı sıra, kimin kimi alt edeceği ve ekibin bu seferki imkansız görevin altından nasıl kalkacağı üzerine kurulmuş. Gerilimi, komedisi ve tabii ki o meşhur ‘Ocean’s’ tarzı zekasıyla insanı ilk dakikadan itibaren içine çekiyor. Olaylar, birbiri ardına sıralanan şaşırtıcı gelişmelerle hiç beklemediğiniz bir noktaya gidiyor ve her şey tam bir karmaşaya dönüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, ilk filmin bıraktığı o zirve noktasını aşmak gerçekten zor bir işti ve Steven Soderbergh de bu devam filmiyle farklı bir yol izlemeyi tercih etmiş. Bence bu cesur bir karardı. Film, ilkine göre daha sakin bir tempoda başlıyor gibi görünse de, hikaye ilerledikçe o karmaşık soygun planları ve karakterler arası dinamikler yine kendini gösteriyor. Yönetmen Steven Soderbergh’in kendine has o pürüzsüz anlatım dili ve estetik kamera açıları yine harikalar yaratıyor. Filmin enerjisi, oyuncu kadrosunun kendi arasındaki kimyasından geliyor, şüphesiz. George Clooney yine o karizmatik ve soğukkanlı Danny Ocean rolünde döktürüyor. Brad Pitt’in rahatlığı ve mizah anlayışı, Matt Damon’ın Linus olarak giderek olgunlaşması da ayrı bir keyif. Özellikle Julia Roberts’ın Tess karakteriyle filmde bambaşka bir yere evrilmesi ve hikayeye katılımı gerçekten çok eğlenceli. Bir de tabii, ekibe yeni katılan Catherine Zeta-Jones var ki, o da filmde rüzgar gibi esiyor. Karakteri ve ekiple olan etkileşimi hikayeye tazelik katmış. Gelelim o malum IMDb puanına; 6.565, bir soygun filmi için fena bir puan değil ama ilk filmin o efsanevi havasının biraz altında kalması, eleştirmenlerin ve izleyicilerin beklentisini tamamen karşılayamadığını gösteriyor olabilir. Ama gelin görün ki, yine de serinin hayranlarını asla pişman etmeyecek bir yapım olmuş. Filmin en büyük artısı, o kadronun sahneye çıktığı her anı izlemenin saf keyfi. Yönetmen, bu kadar büyük yıldızları bir araya getirip onları bu kadar doğal ve eğlenceli bir akış içinde oynatmayı başarmış. Bazı noktalarda ‘bu kadar da olmaz’ dedirten tesadüfler olsa da, genel olarak o tatlı kaosu ve zekice kurguyu seviyorsanız, keyif alırsınız.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer siz de benim gibi hem beyin fırtınası yaptıran zekice kurgulanmış soygun filmlerine bayılıyorsanız hem de o kadar yıldız ismin bir araya geldiği, esprili ve dinamik yapımları kaçırmak istemiyorsanız, Ocean’s Twelve tam size göre. Özellikle Avrupa sokaklarında geçen, göz alıcı mekanlarla dolu bir macera arayanlar için biçilmiş kaftan. İlk filmi sevenler, bu devam halkasından da büyük keyif alacaktır, zira o tanıdık hava ve karakterler geri dönüyor. Hafta sonu kafa dağıtmalık, arkadaşlarınızla veya ailenizle izleyebileceğiniz, biraz gerilim biraz komedi ve bolca stil sahibi bir film arıyorsanız, listenizin başına ekleyebilirsiniz. Bazen her şeyin kusursuz olmasına gerek yoktur, önemli olan ekran karşısında geçirdiğiniz o anların tadını çıkarmaktır, değil mi? İşte Ocean’s Twelve, size tam da o tadı vaat ediyor!


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!