Ölümcül Deney 3: İnsanlığın Sonu
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Ölümcül Deney 3: İnsanlığın Sonu, serinin o bildiğimiz steril Laboratuvar ortamlarından ve karanlık şehir sokaklarından tam anlamıyla bir kopuş hikayesi olarak karşımıza dikiliyor. Güneşin kavurduğu, kumun her deliğe sızdığı ve medeniyetin sadece bir hatıradan ibaret kaldığı o uçsuz bucaksız Nevada çölünde uyanıyoruz. Bu film, serinin sadece bir devam halkası değil, aynı zamanda estetik bir makas değişimi. İlk saniyeden itibaren yüzünüze çarpan o tozlu ve kuru hava, aslında dünyanın ne hale geldiğinin en sert kanıtı. T-virüsü artık sadece insanları değil, koca bir gezegenin ekosistemini yutmuş durumda. Bu post-apokaliptik atmosferin içine dalıp, Alice’in o bitmek bilmeyen kaçışını ve direnişini iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız, Ölümcül Deney 3: İnsanlığın Sonu izle deneyimi sizi beklediğinizden çok daha farklı bir yol hikayesine sürükleyecek. Burada mesele sadece hayatta kalmak değil, kum fırtınalarının arasında insan kalabilmek.
Ölümcül Deney 3: İnsanlığın Sonu Konusu
Dünya artık devasa bir kum havuzuna dönüşmüş, su kaynakları kurumuş ve o meşhur Umbrella Corporation yerin altına gizlenerek tanrıcılık oynamaya devam etmektedir. Hikayemiz, biyolojik deneylerin bir ürünü olarak her geçen gün daha da güçlenen Alice’in, Nevada çöllerinde tek başına yol alırken kendi geçmişinin gölgeleriyle boğuşmasıyla başlıyor. Ancak bu yalnızlık uzun sürmüyor; yolu, tanıdık yüzlerin de olduğu bir hayatta kalanlar konvoyuyla kesişiyor. Claire Redfield liderliğindeki bu grup, zombilerle dolu bu cehennemde güvenli bir yer arayışındadır. Ellerinde kalan son kaynakları verimli kullanmaya çalışan ekip, telsizlerden gelen zayıf bir sinyalin peşine düşerek Alaska’nın henüz virüsle kirlenmemiş beyaz topraklarına ulaşma hayali kurar. Fakat bu yolculuk hiç de kolay olmayacaktır. Bir yandan açlıkla ve yakıt sıkıntısıyla boğuşan grup, diğer yandan Umbrella’nın üst düzey yöneticisi Dr. Isaacs’in Alice’i geri alma saplantısının hedefi haline gelir. Üstelik bu sefer karşılarındaki tehlike sadece yavaş hareket eden zombiler değil, genetiğiyle oynanmış, çok daha hızlı ve zeki olan süper-zombiler ve gökyüzünü siyah bir ölüm bulutu gibi kaplayan enfekte olmuş kargalardır. Alice, konvoyun hayatta kalması için hem yeni keşfettiği telekinetik güçlerini sınırlarına kadar zorlamak hem de Umbrella’nın gizli yer altı tesislerine sızarak bu kabusu kökten bitirecek bir hamle yapmak zorundadır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Eğrisiyle doğrusuyla konuşalım, bu film serinin içindeki en karakteristik ama bir o kadar da tartışmalı işlerden biri. Açık konuşmak gerekirse, Russell Mulcahy yönetmen koltuğuna oturduğunda, filme o meşhur Highlander günlerinden kalma epik ve sert üslubunu da beraberinde getirmiş. Filmin renk paleti, o sarı ve turuncu tonlar, çaresizliği anlatmakta oldukça başarılı. Buradaki asıl mesele, filmin bir video oyun uyarlaması prangalarından kurtulup kendi başına bir yol filmine dönüşme çabasıdır. Milla Jovovich, Alice rolünde artık bir ikon haline gelmiş durumda; karakterin yorgunluğunu, omuzlarındaki o ağır yükü ve insanüstü güçlerinden duyduğu huzursuzluğu çok iyi yansıtıyor. Ali Larter ve Oded Fehr gibi isimlerin varlığı ise aksiyon sahnelerine bir nebze olsun derinlik ve ağırlık katıyor. Ancak dürüst olmak gerekirse, Dr. Isaacs karakterini canlandıran Iain Glen’in performansı bazen karikatürize bir kötü adamın ötesine geçemiyor. IMDb puanı olan 6.3, bu türdeki bir yapım için aslında ne eksik ne fazla, tam kararında bir not. Aksiyon sahnelerinin koreografisi yer yer aksasa da, özellikle o meşhur karga saldırısı sahnesi, serinin en yaratıcı anlarından biri olarak hafızalara kazınıyor. Bazı sahnelerdeki görsel efektler bugün bakıldığında biraz sıritsa da, filmin yarattığı o tekinsiz boşluk hissi ve atmosferik başarısı bu açıkları bir nebze kapatıyor. Hiç kıvırmayalım, bu bir başyapıt değil ama türünün meraklıları için oldukça doyurucu bir seyirlik sunuyor.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer Mad Max tarzı tozlu, kirli ve sert kıyamet sonrası hikayeleri seviyorsanız, bu filme bir şans vermenizde fayda var. Zombi temasını sadece karanlık odalarda değil de, gün ışığının altında, geniş açılarla görmekten keyif alanlar için bu yapım bir nimet sayılabilir. Özellikle Milla Jovovich hayranları, Alice karakterinin evrimini ve güçlenişini izlemekten büyük keyif alacaktır. Öte yandan, video oyunundaki hikayeye milimetrik sadakat bekleyenler veya mantık sınırlarını zorlayan aksiyon sahnelerine karşı alerjisi olanlar bu yapımın yanından bile geçmemeli. İşin aslı, bu film kafa dağıtmak, enerjik bir tempoda savrulmak ve bir kahramanın çöldeki o sert duruşuna tanıklık etmek isteyenler için biçilmiş kaftan. Sadece zombi avlamak üzerine değil, aynı zamanda biten bir dünyanın ardından kalan son parçalara tutunmak üzerine kurulu bir hikaye izlemek istiyorsanız, ekranın başına geçin ve bu tozlu yolculuğun tadını çıkarın. Beklentilerinizi yüksek sanatsal çıkarımlardan ziyade, iyi planlanmış bir aksiyon ve atmosfer üzerine kurarsanız, vaktinizin boşa gitmediğini göreceksiniz.





















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!