Otomatik Portakal
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Otomatik Portakal (A Clockwork Orange) izleyicisini rahatsız etmeyi seven, kafa karıştıran ama aynı zamanda akıldan çıkmayan filmlerden. Eğer “iyi bir film izle” tavsiyeleri araştırırken karşına bu film çıktıysa, bil ki bu sadece bir film değil, aynı zamanda sert bir yumruk yemiş hissi bırakacak bir deneyim. Stanley Kubrick’in 1971 yapımı bu kült eseri, sıradan bir hikaye arayanlar için pek uygun değil. İzlerken seni hem düşündürecek hem de mideni bulandıracak anlar olacak. Ama tam da bu yüzden, farklı bir şeyler arayanlar için Otomatik Portakal izle seçeneği neden bu kadar popüler, gel birlikte bakalım.
Otomatik Portakal Konusu
Film, geleceğin Londra’sında yaşayan Alex adında bir genci ve onun “ultra şiddet” tutkusunu merkezine alıyor. Alex ve çetesi, geceleri şehri bir oyun alanı gibi kullanarak rastgele insanlara saldırmaktan, evlere girip şiddet uygulamaktan keyif alıyorlar. Bu gençlerin tek derdi eğlenmek, ama onların eğlencesi, başkaları için kabusa dönüşüyor. Alex, çetenin lideri, klasik müzik dinleyip şiddet fantezileri kuran, kendi sapık ahlak kuralları olan biri. Günün birinde işler ters gidiyor ve Alex yakalanarak hapse atılıyor. Buradan sonra hikaye bambaşka bir yere evriliyor. Devletin geliştirdiği yeni bir “davranış düzeltme” programı olan Ludovico Tekniği’nin deneklerinden biri haline geliyor. Bu teknik, suçluları şiddetten tiksindirerek “ıslah etmeyi” amaçlıyor. Bir insanın özgür iradesini elinden alarak onu “iyi” yapmak ne kadar doğru? Film, bu soru etrafında dönüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Dobra konuşmak gerekirse, Otomatik Portakal herkesin beklentisini karşılayacak bir film değil. Hatta birçok kişiyi rahatsız edebilir, yorabilir. Ama eğer farklı bir sinema deneyimi arıyorsan, o zaman tam da sana göre. Stanley Kubrick’in o kendine has, keskin ve rahatsız edici atmosferi, filmin her sahnesine sindirilmiş durumda. Görüntüler, kostümler, mekanlar… Hepsi dönemin ötesinde, geleceğin karikatürize edilmiş ama bir o kadar da ürkütücü bir versiyonu gibi. Filmin müzikleri de başlı başına bir olay; klasik parçaların, Alex’in şiddet eylemleriyle birleşimi, izleyende unutulmaz bir tezatlık bırakıyor. Oyunculuklara gelirsek, Malcolm McDowell’ın Alex rolündeki performansı gerçekten müthiş. Karakterin manyaklığını, karizmasını, acımasızlığını o kadar iyi yansıtmış ki, izlerken hem nefret ediyor hem de o kötücül çekiciliğine kapılıyorsun. Yan rollerdeki Patrick Magee, Carl Duering, Michael Bates ve Warren Clarke gibi isimler de hikayenin atmosferini çok güzel tamamlıyor. Zorlama duran kimse yok, hepsi hikayenin bir parçası olmuş. Hikayenin akışı bazı yerlerde ağırlaşsa da, ana temanın gücü ve Kubrick’in anlatım tarzı seni ekrana bağlıyor. Filmin IMDb puanı olan 8.2, onun ne kadar etkileyici ve kalıcı bir eser olduğunun kanıtı. Ama bu puan, “çok eğlenceli bir film” demek değil; daha ziyade “çok önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir film” demek. Psikolojiyi zorlayan, insanın özgür iradesi ve devletin birey üzerindeki etkisi gibi derin konulara giriyor. Bu yüzden, izledikten sonra üzerinde uzun süre düşüneceğin, sindirmen gereken bir film Otomatik Portakal. Kolay kolay aklından çıkmayacak.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer “rahatsız edici filmlerin yeri ayrıdır” diyenlerdensen, Otomatik Portakal tam sana göre. Beyin yakan, izleyicisini düşündürmeye zorlayan, felsefi derinliği olan filmlerden hoşlananlar bu yapıma bayılacaktır. Distopik gelecek senaryolarına meraklı olanlar, insan doğasının karanlık yüzünü sorgulamayı sevenler kesinlikle kaçırmasın. Stanley Kubrick hayranları için zaten vazgeçilmez bir klasik. Şiddet ve ahlak kavramlarının sınırlarını zorlayan, provokatif filmleri sevenler, bu filmde aradıklarını bulacaklardır. Ana akım Hollywood filmlerinin dışında, sanatsal ve deneysel yönü ağır basan, kendine has bir dil ve anlatım arayanlar için biçilmiş kaftan. Ancak, şiddete karşı hassasiyeti olanlar, rahatsız edici görüntülere gelemeyenler veya sadece keyifli vakit geçirmek isteyenler için Otomatik Portakal biraz fazla gelebilir. Kısacası, sinemadan sadece eğlence değil, aynı zamanda sorgulama ve düşünme bekleyenler, bu filmi deneyimlemeli.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!