Paris’ten Sevgilerle
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Paris’ten Sevgilerle (From Paris with Love) denince aklıma direkt bir kargaşa, bitmek bilmeyen bir kovalamaca ve bolca mermi geliyor. Eğer adrenalin dolu bir maceranın peşine düşüp Paris’ten Sevgilerle izle seçeneğine tıklamak üzereyseniz, kemerlerinizi sıkı bağlayın çünkü bu film sizi koltuğunuza mıhlayacak bir tempo sunuyor. Ağırbaşlı bir casusluk draması yerine, daha çok ‘vur, kır, parçala’ diyen, aksiyonu ön planda tutan bir yapım bu. Bazen durup nefes almayı unutturan sahneleriyle sizi bir hız trenine bindiriyor.
Paris’ten Sevgilerle Konusu
Film, diplomatik görevlerle Paris’te bulunan genç ve hırslı bir Amerikan elçilik çalışanının, James Reece’in hayatına odaklanıyor. Masabaşı işinden sıkılmış, biraz da macera arayan James, bir gün kendisine verilen sıradışı bir görevle bambaşka bir dünyanın kapısını aralar. Bu görev, onu gözü dönmüş, kural tanımaz bir Amerikan ajanı olan Charlie Wax ile bir araya getirir. Wax’ın gelişiyle Paris sokakları bir anda hareketlenir ve James kendini bir anda terör örgütlerinin peşinde, kanlı bir operasyonun ortasında bulur. Hedef, şehre yönelik büyük bir terör saldırısını önlemek. Ancak işler kısa sürede öyle bir sarpa sarar ki, James sadece görevi tamamlamakla kalmayıp kendi canını da kurtarmak zorunda kalır. Karakterler arasındaki bu beklenmedik ikili, Paris’in büyüleyici atmosferinde nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesine girişirken, izleyici olarak biz de bu kargaşanın ortasında kalakalıyoruz. Başlangıçta James’in naifliği ile Wax’ın gözü karalığı arasındaki tezat, hikayeyi hem komik hem de gerilimli bir yere taşıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Pierre Morel, bu tarz yüksek tempolu aksiyon filmlerine zaten alışkın bir yönetmen. Filmin hızlı kurgusu ve dur durak bilmeyen aksiyonu da onun imzası gibi. İzleyiciyi sıkmadan, aksiyonu sürekli ayakta tutmayı başarıyor. Hikaye, yer yer zayıf halkalara sahip olsa da, bu temponun içinde çok da göze batmıyor ve film, saf aksiyon bağımlılarına hitap ediyor. Yani ‘derin mesajlar arayayım’ diye oturduysanız, film sizi biraz yorabilir. Ama ‘iki saat kafamı boşaltayım, bol bol çatışma izleyeyim’ diyorsanız, o zaman hikaye sizi sarıp sarmalar.
Oyunculuklara gelirsek, John Travolta bu filmde resmen coşmuş diyebiliriz. Kel kafası, sakalları ve umursamaz, gözü kara tavırlarıyla tam bir ‘oyunun kurallarını ben yazarım’ ajanı modunda. Rolünü iliklerine kadar hissettiriyor, abartılı aksiyon sahnelerinde karaktere can veriyor. Jonathan Rhys Meyers ise Travolta‘nın yanında daha pasif bir rolde kalıyor. Karakterinin değişimi mantıklı olsa da, Travolta‘nın enerjisinin yanında sönük kalıyor. Yine de genç ve naif bir ajandan, olaylar ilerledikçe sertleşen bir adama dönüşümünü inandırıcı bir şekilde yansıtıyor. Kasia Smutniak da rolünün hakkını veriyor ama süresi kısa. Richard Durden ve Bing Yin de rollerini yerine getiriyor ama çok öne çıkmıyorlar.
Filmin IMDb puanı 6.4, bence tam da hak ettiği bir yerde duruyor. Beklentiniz yüksek sanat eseri değilse, aksiyonu ve eğlenceyi ön planda tutuyorsanız, bu puanın hakkını veriyor. Hızlı, dinamik ve zaman zaman absürt aksiyon sahneleriyle dolu bir yapım. Kafa yormayan, sadece anın keyfini çıkaran bir aksiyon arayanlar için biçilmiş kaftan.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu filmi, ‘ne olursa olsun aksiyon olsun, patlama çatlasın’ diyenler kesinlikle kaçırmasın. Özellikle filmlerdeki dövüş koreografilerine ve silahlı çatışmalara özel bir ilgisi olanlar için tam bir şölen. Eğer John Travolta‘nın kendine has karizmasını ve biraz da abartılı performanslarını seviyorsanız, bu film size ilaç gibi gelir. Kafa yormayan, olay örgüsünden ziyade hız ve adrenalini ön planda tutan yapımlardan hoşlananlar için ideal. Ayrıca, Paris sokaklarında geçen hızlı takip sahnelerine bayılanlar da bu yapımda aradığını bulur. ‘Yok canım, bu kadar da olmaz’ dedirten absürt durumları ve kara mizahı sevenler için de keyifli anlar barındırıyor. Yani, ciddi bir casusluk gerilimi yerine, biraz da “tek kişilik ordu” tadında bir aksiyon izlemek isteyenler için Paris’ten Sevgilerle tam isabet bir seçim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!