Place To Be
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Place To Be, yalnızlığın ruhu nasıl ele geçirdiğini, sonra da ansızın bir kıvılcımla nasıl dağılıp gidebileceğini anlamak isteyenler için bir ders niteliğinde. Orijinal adıyla Cinque secondi, ekrana geldiği anda sizi o melankolik ama bir o kadar da umut dolu atmosferine çekiyor. Eğer “Place To Be izle” tuşuna basmadan önce, bu hikayenin sizi nerelere götüreceğini merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz. Film, kendini hayattan soyutlamış bir adamın, hiç beklemediği bir anda kapısına dayanan gençlerle kurduğu garip ama samimi bağı öyle gerçek anlatıyor ki, izlerken hem kendi iç hesaplaşmalarınıza şahit oluyor hem de insan olmanın o temel bağ kurma ihtiyacını derinden hissediyorsunuz. Hikaye, her ne kadar başta bir kopuş hissi verse de, zamanla birleşme ve iyileşme üzerine kurulu bir anlatı sunuyor.
Place To Be Konusu
Adriano, hayatını Villa Guelfi’nin ıssızlığında, insanlardan alabildiğine uzak bir şekilde sürdüren, dünyadan elini eteğini çekmiş bir adam. Kendi kabuğuna çekilmiş, sessiz sedasız günlerini geçirirken, gençlerden oluşan kalabalık bir grubun villasının avlusuna yerleşmesiyle dünyası altüst oluyor. Başta bu davetsiz misafirleri kovmak, onları hayatından tamamen çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Ancak zaman geçtikçe, bu zoraki birliktelik beklenmedik bir yöne evriliyor. O çatışma, o duvarlar yavaş yavaş yıkılmaya başlıyor ve Adriano ile gençler arasında tuhaf ama samimi bir bağ oluşuyor. Mevsimler birbirini kovalarken, ilk başta birbirini dışlayan bu iki dünya arasındaki gerginlik, yerini yavaş yavaş iş birliğine ve hatta dayanışmaya bırakıyor. Özellikle hamile genç kadın Matilde’ye sahip çıkmasıyla, Adriano’nun buz tutmuş kalbi erimeye başlıyor. Bu yeni sorumluluk, ona adeta hayata yeniden tutunma fırsatı sunuyor. Hikaye, izleyiciyi Adriano’nun bu beklenmedik dönüşümüne tanık olmaya, yalnızlığın ardından gelen aidiyet hissinin sıcaklığını keşfetmeye davet ediyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Dürüst olmak gerekirse, film beklentileri bazı noktalarda yakalarken, bazı yerlerde de biraz yavaş kalabiliyor. Yönetmen Paolo Virzì’nin kendine has bir anlatım dili var. Filmin akışı, onun imzasını taşıyan o insancıl, hayatın içinden detaylarla bezeli dokunuşları hissettiriyor. Ancak bazı sahnelerde tempo düşüp, hikaye biraz bayıyor gibi durabiliyor. Yönetmen, karakterlerin iç dünyasına odaklanırken, zaman zaman hikayenin genel ritmini gözden kaçırmış hissi veriyor. Ama bu, filmin tamamen sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor, sadece sabırlı izleyicilere sesleniyor.
Oyunculuklara gelince, Valerio Mastandrea, Adriano karakterini iliklerine kadar yaşıyor. O sert kabuğun altında saklanan kırılganlığı ve değişimi o kadar iyi yansıtıyor ki, izleyici olarak onunla birlikte o yolculuğa çıkıyorsunuz. Mimikleri, duruşu, sessizliği bile çok şey anlatıyor. Filmin ana yükünü sırtlanmış ve rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Genç oyunculardan Galatea Bellugi, Matilde rolünde doğal ve etkileyici bir performans sergiliyor. Onun kırılganlığı ve aynı zamanda içindeki gücü hissettiriyor. Valeria Bruni Tedeschi, Ilaria Spada ve Anna Ferraioli Ravel gibi diğer oyuncular da kendi küçük alanlarında hikayeye renk katıyor, ana karaktere destek oluyorlar. Kimsenin rolü zorlama durmamış, herkes hikayenin bir parçası olmayı başarmış.
IMDb puanı 6.8 olarak gözüküyor. Bu puan, filmin genel kalitesi için ortalama bir gösterge. Benim şahsi hissim, film bu puandan biraz daha yukarıda durmayı hak ediyor. Özellikle Valerio Mastandrea’nın performansı ve hikayenin samimiyeti, filmi o ortalamanın üzerine taşıyor. Belki herkesin temposuna uymayan bir anlatım biçimi var ama filmin ruhuna girdiğinizde, size çok daha fazlasını veriyor. Eğer sabırlı ve karakter odaklı dramaları seviyorsanız, bu puanın sizi yanıltmasına izin vermeyin. Film, o insancıl dokunuşlarıyla izleyicide kalıcı bir iz bırakıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer insan ruhunun karmaşıklığına, değişimin ve yeniden doğuşun sancılı ama umut dolu yolculuklarına ilgi duyanlardansanız, bu filmi kesinlikle kaçırmayın. Hayattan beklentileri düşmüş, yalnızlığa alışmış birinin, yeni insanlarla kurduğu beklenmedik bağlar sayesinde nasıl tekrar hayata tutunduğunu görmek isteyenler için birebir. Ayrıca, yavaş akan ama derinlikli karakter analizlerini seven, hızlı aksiyondan ziyade, insani dramlara odaklanan yapımlara ilgi duyan izleyiciler de Place To Be’yi çok sevecektir. Duygusal bir yolculuğa çıkmak, karakterlerin iç dünyasına dalmak ve ekran başında biraz da olsa duygulanmak isteyenler, bu yapımda aradıklarını bulabilirler. Hızlı kurgular yerine, hayatın içinden kesitler sunan, düşündürücü ve kalbe dokunan hikayeleri tercih edenler için ideal bir tercih.














Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!