Predator
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Predator, 1987 yılında Arnold’un o meşhur kaslı gövdesiyle ormanda ter döktüğü günlerden bu yana çok sular gördü, çok kan akıttı. Ancak 2018 yapımı bu yeniden çevrim ya da devam halkası, serinin hayranları arasında adeta bir iç savaşa neden oldu. Sinemanın o karanlık, sessiz koridorlarında yıllarını harcamış biri olarak söyleyebilirim ki, bu filmle ilgili beklentilerinizi bir kenara bırakıp sadece ekrana odaklanmanız gerekiyor. Eğer amacınız sadece patlamış mısır eşliğinde vakit geçirmekse ve internette Predator izle araması yaparak bu sayfaya düştüyseniz, doğru yerdesiniz; fakat bir başyapıt bekliyorsanız işimiz biraz zor. Yönetmen koltuğunda oturan isim, orijinal filmde ilk ölen karakterlerden birine hayat veren ve seksenlerin o keskin zekalı senaryo yazarı dehası olunca, insan ister istemez bir ‘saygı duruşu’ bekliyor. Ancak karşımıza çıkan şey, türlerin birbirine girdiği, mizahın aksiyonla sert bir çarpışma yaşadığı garip bir kolaj.
Predator Konusu
Hikayemiz, Meksika’da rutin bir suikast görevi sırasında gökyüzünden düşen bir uzay gemisine tanıklık eden eski bir Ordu Korucusu olan Quinn McKenna etrafında şekilleniyor. Quinn, bu karşılaşmadan sağ kurtulmayı başarıyor ancak eline geçen uzaylı teknolojisini kanıt olarak kullanmak yerine, güvenli bir yere ulaştırmak amacıyla ABD’deki evine postalıyor. İşte asıl kaos burada başlıyor. Quinn’in özel bir çocuk olan oğlu Rory, postayla gelen bu gizemli teknolojiyi bir oyun konsolu sanıp kurcalarken, evrenin en tehlikeli avcılarını adeta bir akşam yemeği davetiyesi gibi dünyaya çağırıyor. Hükümet ise her zamanki gibi gerçekleri örtbas etme peşinde; Quinn’i susturmak için onu bir grup ‘akıl hastası’ eski askerle birlikte bir otobüse hapsediyor. Ancak Predatorlar dünyaya ayak bastığında, bu dışlanmış ve topluma uyum sağlayamamış asker grubu, insanlığın tek umudu haline geliyor. Film, bir yandan bu uyumsuz grubun hayatta kalma mücadelesini anlatırken, diğer yandan Predatorların neden sürekli dünyayı ziyaret ettiğine dair genetik bir komployu aralıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, karşımızda duran film bir ‘Shane Black’ imzası taşıyor ve bu durum hem bir lütuf hem de bir lanet. Yönetmen Shane Black, seksenlerin o maço aksiyon dilini günümüzün sulu mizahıyla harmanlamaya çalışırken ipin ucunu biraz kaçırmış gibi görünüyor. Filmin 5.6’lık IMDb puanı aslında her şeyi özetliyor; ne tam bir felaket ne de bir tür klasiği. Bana sorarsanız, bu film Predator efsanesine bir korku unsuru olarak yaklaşmaktan ziyade, onu bir aksiyon figürü oyuncağına dönüştürmüş. Başroldeki Boyd Holbrook, karizmatik bir lider portresi çizse de, orijinal serinin o ağırbaşlı ağırlığını taşımakta zorlanıyor. Öte yandan, Trevante Rhodes ve Keegan-Michael Key gibi isimlerin oluşturduğu ‘Loonies’ (Deliler) ekibinin kimyası gerçekten eğlenceli. Aralarındaki o absürt ve hızlı diyaloglar, Black’in imzasını net bir şekilde hissettiriyor.
Ancak eleştirmem gereken ciddi bir nokta var: CGI kullanımı. 1987’deki o pratik efektlerin, o kanlı canlı yaratık kostümünün verdiği dehşeti, 2018 model bu dijital yığınlarda bulamıyoruz. Hele o ‘Mega Predator’ meselesi… Bir şeyi daha büyük yapmak, onu daha korkutucu yapmıyor. Sterling K. Brown, kötü adam rolünde her zamanki gibi parlıyor ancak karakterinin motivasyonları o kadar yüzeysel kalmış ki, oyuncunun yeteneğine yazık olmuş diyebilirim. Küçük Jacob Tremblay ise her zamanki gibi harika bir iş çıkarıyor; otizm spektrumundaki bir çocuğun bu karmaşadaki rolü hikayeye farklı bir derinlik katmaya çalışmış ama senaryonun hızı bu derinliği boğuyor. Kısacası film, bir yandan Predator evrenini genişletmeye çalışırken, diğer yandan kendi ayaklarına dolanan mantık hatalarıyla dolu bir yapıya dönüşüyor.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer türün sadık bir takipçisiyseniz ve Predator ismini duyduğunuzda heyecanlanıyorsanız, bu filmi mutlaka görmelisiniz. Ancak şunu unutmayın; bu bir korku-gerilim filmi değil, yüksek tempolu bir ‘buddy-movie’ (dostluk filmi) tadında aksiyon. Özellikle askeri geyiklerden, hızlı diyaloglardan ve kanlı sahnelerden hoşlanan izleyiciler için biçilmiş kaftan. Film, ciddiyetten uzaklaştığı anlarda aslında en keyifli halini alıyor. Bilim kurgu öğelerinin aksiyonla bu denli harmanlandığı yapımları seviyorsanız, ekran başına geçmekten çekinmeyin. Belki sinema tarihini değiştirmeyecek, belki yıllar sonra üzerine uzun makaleler yazılmayacak ama sizi iki saat boyunca dünyadan koparacağı kesin. Şimdi o kumandayı elinize alın ve bu avın bir parçası olup olmayacağınıza karar verin; çünkü avcı her an av konumuna düşebilir.
























Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!