Quantum of Solace
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Quantum of Solace, James Bond efsanesini alışılagelmiş fantezi dünyasından çekip alan, serinin en tartışmalı ama bir o kadar da ayakları yere basan filmi olarak karşımızda duruyor. Daniel Craig’in hayat verdiği Bond karakterinin duygusal bir enkazdan profesyonel bir katile dönüşme sürecini ham bir gerçeklikle izlemek isteyenler için Quantum of Solace izle seçeneği, aslında 106 dakikalık kesintisiz bir kovalamacanın fitilini ateşliyor. Orijinal adıyla da bilinen bu yapım, Casino Royale’in bıraktığı o kanlı mendili yerden alıyor ve yas tutmaya vakti olmayan bir adamın intikam hırsını, küresel bir su krizi komplosuyla harmanlıyor. Marc Forster yönetmenliğindeki film, serinin klasikleşmiş mizahını ve abartılı teknolojik oyuncaklarını çöpe atarak, seyirciyi tozun, toprağın ve bitmek bilmeyen bir öfkenin ortasına bırakıyor. İlk sahneden itibaren motor sesleri ve kurşun yağmuruyla başlayan tempo, izleyiciye nefes alacak tek bir saniye bile tanımıyor.
Quantum of Solace Konusu
Vesper Lynd’in ihanetiyle sarsılan Bond, kişisel intikamı ile görev bilinci arasındaki o ince çizgide yürümeye çalışırken kendini çok daha büyük bir bataklığın içinde bulur. Her şey, Bay White’ın sorgulanması sırasında MI6 içindeki bir hainin ortaya çıkmasıyla patlak verir. Bu iz sürüş, 007’yi Haiti’nin sıcak sokaklarına ve orada yolları kesişen gizemli Camille ile tanışmaya iter. Camille de tıpkı Bond gibi geçmişin hayaletleriyle boğuşan ve kendi intikamının peşinde koşan bir kadındır. İkilinin hedefleri, kendisini bir çevreci gibi pazarlayan ancak perde arkasında bir ülkenin en temel yaşam kaynağı olan suyu ele geçirmeye çalışan Dominic Greene ile kesişir. Greene, Quantum adındaki devasa ve her yere sızmış bir organizasyonun görünen yüzüdür. Bond, bir yandan kendi teşkilatı tarafından kontrol edilemez bir risk olarak görülüp dışlanırken, diğer yandan Greene’in darbe planlarını bozmak ve Vesper’ın ölümüne neden olan asıl mekanizmayı deşifre etmek zorundadır. Ancak bu yolculukta dost ve düşman kavramları birbirine karışmış durumdadır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
IMDb üzerindeki 6.3 puanı gördüğünüzde bir duraksayabilirsiniz, fakat bu rakam filmin kalitesizliğinden ziyade, serinin hayranlarının alışık olduğu o parıltılı Bond dünyasından radikal kopuşuna verilmiş bir tepki niteliğinde. Daniel Craig, karakterin yaşadığı içsel yıkımı diyaloglara ihtiyaç duymadan, sadece bakışları ve vücut diliyle yansıtma konusunda yine muazzam bir iş çıkarıyor. Karşımızda smokini kırışmayan bir ajan değil, yaraları kabuk bağlamamış, her yumrukta canı yanan ama durmaya niyeti olmayan bir savaş makinesi var. Yönetmen Marc Forster, aksiyon sahnelerinde o dönem popüler olan hızlı kurgu ve sallanan kamera tekniğini sonuna kadar kullanmış. Bu tercih bazı sahneleri takip etmeyi zorlaştırsa da filmin geneline hakim olan o kaotik ve çiğ atmosferi destekliyor. Judi Dench tarafından canlandırılan M karakteri, bu filmde Bond ile olan anne-oğul ve patron-çalışan arasındaki o gerilimli ilişkiyi bir üst seviyeye taşıyor. Mathieu Amalric ise klasik bir Bond kötüsü profilinden uzak, daha çok günümüzün fırsatçı ve soğukkanlı iş adamı tipolojisini başarıyla çiziyor. Olga Kurylenko, sadece bir eşlikçi değil, hikaye örgüsünde kendi ağırlığı olan bir karakter olarak Giancarlo Giannini ile birlikte kadronun niteliğini artırıyor. Filmin en büyük sorunu, prodüksiyon aşamasındaki senaryo grevi nedeniyle bazı geçişlerin çok hızlı ve kopuk olması. Yine de bu durum, yapımı bir an bile durmayan bir takip filmine dönüştürerek, iki saatlik vaktini aksiyonla doldurmak isteyenler için geçerli bir sebep sunuyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer James Bond’u sadece şık davetlerde şampanya patlatırken görmek istiyorsanız, bu film sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ancak Jason Bourne tarzı kemik seslerinin duyulduğu, politik entrikaların saha operasyonlarıyla iç içe geçtiği ve karakter derinliğinin fiziksel mücadeleyle verildiği modern casusluk hikayelerine ilginiz varsa tam yerindesiniz. Geçmişine sünger çekmek yerine o geçmişin hesabını sormaya kararlı, hata yapan ve bu hataların bedelini ödeyen bir kahraman portresi izlemek isteyenler bu yapımı kaçırmamalı. Özellikle Güney Amerika’nın çorak topraklarında geçen final sekansındaki görsel tercihler ve minimalist estetik, standart aksiyon sinemasından sıkılan seçici izleyiciyi tatmin edecek düzeyde. Kısacası, Quantum of Solace, zamanını boşa harcamak istemeyen, direkt konuya giren ve süslü laflar yerine yumrukların konuştuğu bir sinema deneyimi arayan sert mizaçlı izleyicinin filmidir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!