Riddick 2: Günlükler
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Riddick 2: Günlükler (The Chronicles of Riddick), bir kahramanın değil, hayatta kalmaktan başka derdi olmayan bir suçlunun galaksiyi kurtarmaya zorlanışını anlatan o nadir, sert ve tozlu hikayelerden biri. Bilim kurgunun o tertemiz, steril ve ışıl ışıl dünyasından sıkılanlar için Riddick Günlükleri izle kararı, paslı demirlerin, ter kokusunun ve mutlak karanlığın içine dalmak anlamına geliyor. Bu yapım, bir önceki filmde tanıdığımız o karanlıkta gören adamın hikayesini alıp, hiç beklenmedik bir şekilde devasa bir uzay operasına dönüştürüyor. İlk filmdeki klostrofobik atmosferin yerini, gezegenlerin yok edildiği, inançların çarpıştığı ve antik kehanetlerin havada uçuştuğu çok daha geniş bir evren alıyor. Ancak bu genişleme, filmin o karakteristik sertliğini ve ana karakterin kendine has duruşunu asla gölgelemiyor. Aksine, Richard B. Riddick karakterini evrenin en büyük tehdidiyle karşı karşıya getirerek, onun neden bu kadar belalı biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Riddick 2: Günlükler Konusu
Evrenin derinliklerinde, geçtikleri her yeri yakıp yıkan, halkları ya kendilerine katılmaya ya da ölmeye zorlayan Necromonger ordusu, durdurulamaz bir güç olarak ilerliyor. Bu ordu sadece fiziksel bir güç değil, aynı zamanda bir tür karanlık inanç sistemi tarafından yönetiliyor. Lord Marshal adındaki liderleri, yaşamın sonundaki o mutlak sessizliğe ulaşma arzusuyla gezegenleri birer birer haritadan siliyor. Direnişin kırıldığı, umudun tükendiği bir noktada, bir halkın hayatta kalma şansı, geçmişin derinliklerine gömülmüş bir kehanete bağlanıyor. Bu kehanete göre, Necromonger ordusunu yenebilecek tek kişi, nesli tükendiği sanılan Furyan ırkından gelen bir savaşçı. İşler tam da burada karışıyor; çünkü aranan o kurtarıcı, aslında evrenin en çok aranan suçlularından biri olan Riddick’ten başkası değil. Sürgün hayatı yaşayan ve kimsenin işine karışmak istemeyen bu adam, kendisini bir anda Helion Prime gezegenindeki taht oyunlarının ve hapishanelerden kaçış planlarının ortasında buluyor. Mesele artık sadece kendi canını kurtarmak değil, peşindeki ödül avcılarından ve onu yok etmek isteyen bir imparatorluktan sıyrılıp, belki de hiç istemediği bir sorumluluğu üstlenmek zorunda kalması.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Bu film, 2000’lerin başında çekilen bilim kurgu işleri arasında kendine has bir estetik ve ağırlığa sahip. Yönetmen David Twohy, düşük bütçeli bir hayatta kalma geriliminden çıkıp, bu kadar büyük ölçekli bir evren tasarlamaya kalkışarak aslında büyük bir risk almış. IMDb puanının 6.5 bandında olması sizi yanıltmasın; bu puan genellikle filmin türler arası geçişindeki o sert makas değişimine verilen bir tepki. Ancak karakterin derinliği ve yaratılan dünyaların özgünlüğü düşünüldüğünde, film çok daha fazlasını hak ediyor. Başrolde Vin Diesel, bu karakter için yaratılmış gibi. Onun o tok sesi, minimum diyalogla kurduğu maksimum otorite ve fiziksel varlığı, filmin tüm yükünü omuzluyor. Karşısında ise buz gibi soğuk performansı ile Colm Feore ve hırslı bir soylu rolünde Thandiwe Newton harikalar yaratıyor. Özellikle Judi Dench gibi bir ismi bir Elemental rolünde görmek, filme beklenmedik bir mistik hava katıyor. Ayrıca Karl Urban, sadakat ve hırs arasında sıkışmış bir askeri o kadar doğal oynuyor ki, karakterinin her adımını merakla takip ediyorsunuz. Filmin en etkileyici yanlarından biri, bilgisayar efektlerine boğulmak yerine fiziksel setlerin ve atmosferin ağırlığını hissettirmesi. Crematoria hapishanesindeki o kavurucu güneşin ısısını veya Necromonger gemilerinin soğuk metalik yapısını ekranın bu tarafında bile hissedebiliyorsunuz. Bazı sahnelerdeki tempo düşüşleri ve karmaşıklaşan mitoloji bazen kafa karıştırsa da, aksiyon sahnelerinin koreografisi ve Riddick’in pragmatik zekası bu eksikleri hızla kapatıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer klasik, pelerinli ve kusursuz kahramanlardan bıktıysanız, sadece kendi kurallarına göre yaşayan bir adamın hikayesi sizi tam kalbinizden vuracaktır. Bu yapımı, özellikle karanlık atmosferleri seven, sokağın sertliğini uzayın derinliklerine taşımak isteyenler kesinlikle listesine almalı. Eğer bir hikayede sadece iyi ve kötünün savaşına değil, kötünün daha kötüye karşı verdiği o gri mücadeleye tanık olmak istiyorsanız, bu film tam size göre. Uzay operalarını seven ama bu operaların biraz daha tozlu, kanlı ve acımasız olmasını tercih eden izleyiciler için biçilmiş kaftan. Ayrıca, detaylı bir dünya inşasına, farklı ırkların ve inanç sistemlerinin birbiriyle olan çatışmasına ilgi duyanlar, David Twohy tarafından yaratılan bu evrende keşfedilecek çok şey bulacaktır. Sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda bir hayatta kalma manifestosu izlemek isteyen herkes, bu sert adamın dünyasına bir şans vermeli. Riddick’in o parlayan gözlerinin ardındaki stratejiyi ve hayvani içgüdülerini izlemek, sıradan bilim kurguların veremediği o çiğ enerjiyi size sonuna kadar hissettirecek.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!