Rocky 5
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Rocky 5, Rocky Balboa serüveninin içinde belki de en çok hırpalanan, en çok dışlanan ama bir o kadar da ayakları yere basan halkası olarak karşımıza çıkıyor. Serinin o parıltılı, neon ışıklı 80’ler estetiğinden sıyrılıp 90’ların başında bizi Philadelphia’nın o rutubetli ve kasvetli arka sokaklarına fırlatması birçok hayran için soğuk bir duş etkisi yaratmıştı. Rusya’daki o görkemli zaferin ardından Rocky’nin bindiği uçak Amerika’ya indiğinde, bizi şampiyonluk kemerleri değil, fiziksel ve ruhsal bir çöküş bekliyordu. Eğer bu efsanenin nasıl bir insani krize dönüştüğünü merak ediyorsanız, Rocky 5 izle aramasıyla bu dürüst yüzleşmeye tanık olabilirsiniz. Bu film, serinin diğer bölümleri gibi bir süper kahraman masalı anlatmıyor; aksine, her şeyini kaybeden bir adamın, onurunu sokakta nasıl aradığını gösteren çiğ ve sert bir dram sunuyor. Ekrandan taşan o samimiyet, Rocky’nin beynindeki hasarla yüzleşirken döktüğü her damla terde kendisini belli ediyor.
Rocky 5 Konusu
Hikayemiz, boks dünyasının zirvesinden en dibine yuvarlanma sürecini o sarsıcı hızıyla ele alıyor. Rocky, Ivan Drago ile yaptığı o ölümcül maçtan galip çıksa da, vücudu bu savaşı kaldıramıyor. Beyninde oluşan kalıcı hasar boks hayatını noktalamasına neden olurken, bir de üzerine dolandırıcı muhasebecisinin azizliği eklenince koca bir imparatorluk yerle bir oluyor. **Sylvester Stallone**’un canlandırdığı Rocky, tüm servetini kaybedip eski mahallesine döndüğünde, yanında sadece ailesi ve sarsılmaz gururu kalıyor. Adrian, yani **Talia Shire**, kocasının sağlığını her şeyin önüne koyarken; Paulie, namıdiğer **Burt Young**, yine o huysuz ama kalpten bağlı tavrıyla hikayenin merkezinde yer alıyor. Rocky, babasından kalan o eski spor salonunu, Mickey’nin anılarını yaşatmak için açtığında hayatı bambaşka bir yöne evriliyor. Genç ve yetenekli ama bir o kadar da kontrolsüz bir boksör olan Tommy Gunn ile tanışması, Rocky için yeni bir umut ışığı oluyor. **Tommy Morrison** tarafından canlandırılan bu genç boksör, Rocky’nin kanatları altına giriyor. Ancak Rocky, Tommy’yi eğitirken kendi öz oğlunu ihmal etmeye başlıyor. Bu esnada devreye giren kurnaz ve acımasız menajer George Washington Duke, yani **Richard Gant**, Tommy’nin aklını çelerek onu Rocky’ye karşı kışkırtıyor. Tommy’nin dünya şampiyonluğuna giden yolu Rocky’nin mirasını inkar etmesinden geçerken, olaylar ringde değil sokakta çözülecek bir kan davasına dönüşüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Şimdi gelin, bu filmin neden bu kadar yerildiğine ve aslında neden daha fazlasını hak ettiğine yakından bakalım. Açık konuşmak gerekirse, izleyici Rocky IV’teki o yüksek enerjili, vatan millet temalı aksiyon fırtınasından sonra bu kadar karanlık ve durağan bir hikayeye hazırlıklı değildi. Yönetmen koltuğuna ilk filmin mimarı olan **John G. Avildsen** geri dönmüş olsa da, 1976’daki o büyülü havayı 1990’da yakalamak pek mümkün olmamış. Buradaki asıl mesele, filmin bir boks filminden çok bir baba-oğul çatışmasına ve ihanet temasına odaklanması. Eğrisiyle doğrusuyla söylemek gerekirse, **Sylvester Stallone** bu filmde ringdeki boksörden çok, çaresiz kalmış bir babayı oynamaya çalışıyor ve yer yer oldukça etkileyici sahneler sunuyor. Filmin IMDb puanının 5.7 gibi oldukça düşük bir seviyede kalması, bence serinin geneline yapılan bir haksızlık. İnsanlar Rocky’yi yenilmez bir ikon olarak görmek istiyorlardı, ancak bu film bize onun da kırılabilir, kandırılabilir ve hatalar yapabilir bir insan olduğunu gösterdi. **Tommy Morrison** gerçek bir boksör olduğu için dövüş sahneleri teknik olarak fena durmuyor ama oyunculuk kapasitesi Stallone’un karşısında biraz zayıf kalıyor. Öte yandan **Richard Gant**, boks dünyasının o iğrenç, sömürücü yanını temsil eden karakteriyle harika bir iş çıkarmış. Filmin sonundaki sokak kavgası, serinin geleneksel ring finallerine alışmış olanları hayal kırıklığına uğratmış olabilir ancak o sahne, Rocky’nin karakterinin özüne dönmesini sağlıyor. Sokaktan gelen bir adamın, yine sokakta kendi adını temize çıkarması tam bir döngü tamamlama çabasıdır. Filmin müziklerinde Bill Conti’nin o klasik ezgilerinden uzaklaşıp dönemin popüler rap kültürüne kayması ise biraz zorlama durmuş, bunu da belirtmek gerek.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Bu yapımı sadece bir spor filmi olarak değil, bir karakterin en dipten tekrar ayağa kalkış hikayesi olarak görenler ekran başına geçmeli. Eğer Rocky efsanesini sadece şampiyonluk kemerlerinden ibaret görmüyorsanız, karakterin duygusal dünyasına, hatalarına ve babalık sınavına tanıklık etmek size keyif verecektir. Özellikle gerçek bir “underdog” hikayesi arayanlar, her şeyini kaybetmiş bir adamın yeniden saygı kazanma mücadelesini ilgiyle takip edeceklerdir. Ancak beklentiniz Rocky III veya IV’teki gibi epik antrenman montajları ve stadyumları inleten marşlar eşliğinde geçen bir aksiyon şovuysa, bu film sizi fazlasıyla hayal kırıklığına uğratabilir. Saf aksiyon tutkunları ve serinin sadece kazanan tarafını sevenler bu halkadan uzak durabilirler. Fakat siz, Philadelphia’nın o kirli havasını içine çekmek, bir boksörün ring dışındaki asıl büyük maçını nasıl verdiğini görmek istiyorsanız, Rocky V sizin için samimi bir deneyim olacaktır. Günün sonunda bu film, kusurlarıyla sevilen, dürüstlüğüyle yoran ve serinin aslında en insani tarafını temsil eden hırpalayıcı bir hatıradır.





















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!